Monthly Archives: Ocak 2012

Bolu’da bir haftasonu…


İstanbul’un trafiğinden, kalabalığından, yorucu iş hayatından, karmaşasından düzenli olarak payını alanlar için bazen İstanbul’un içinde olup İstanbul gibi olmayan bir yerde bir gün geçirmek bile çok rahatlatıcı bir deneyimdir. Aslında hayat benim her gün yaşadığım karmaşadan ibaret değil sadece diyebilir insan. Biraz uzaklaşıp başka bir şehrin sınırına geçtikten sonra ise İstanbul’dan kaçmış olmak nefes alış verişini bile etkiler insanın. Aslında mesafe olarak biraz uzun olabilir ama yolculuk süresi olarak bakıldığında bazen işten çıkıp eve gelmek için savaş verdiğimiz kadar bir sürede bile bambaşka bir şehirde olabiliyoruz İstanbullular olarak. Kozyatağından hareket edip Bolu’ya, Abant Gölü yolundaki favori kahvaltı mekanına varmamız maksimum 1 saat 50 dk sürüyor. Evet inanılmaz ama gerçek ve tam bir İstanbul gerçeği. Bu sıkıcı gerçeği bir kenara bırakarak Bolu gerçeğine dönelim.

Read more… →

Çikolata ve Fıstığın Aşkı…

Pasta yapmaya başladıktan bir süre sonraya denk gelir şuan gerçek pasta diye nitelendirebileceğim bu pastayı keşfim. Aradığım hep aynı kelimenin şekillendirdiği dünya aslında; farklı olanı yapmak ve paylaşmak. Ve hep bize sunulanların ötesine geçip farklı şeyler aramak arayışım. Bu pastayı yapıp ikram ettiğim ilk zamanları hatırlıyorum; sene 2008 filandı ve herkesi şaşırtırdı. O zamandan bu zamana pasta yolculuğum hep bu farklı kelimesi ile gelişti, değişti ve bir çok insanın da mutfağını değiştirdi. Ne mutlu bana ki bu ve bunun gibi lezzetleri paylaşabiliyor ve hiç tanımadığım insanların hayatına bile lezzet katabiliyorum. Benim pastacılığa olan aşkım da işte çikolata ve fıstığın aşkı gibi bir nevi; dışardan bakınca sade, tadına bakınca heyecan verici…

Kek için Malzemeler: (2 adet 24-25 cm çapında kek)

  • 6 adet yumurta
  • 300 gr toz şeker
  • 1 çorba kaşığı vanilya özütü
  • 170 gr un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 25 gr toz kakao
  • 200 gr sütlü + 200 gr bitter çikolata
  • 100 gr sulu yoğurt (hafif çırpılmış)
  • 150 gr fındık yağı (sıvı yağ)
  • 23-24 cm çapında kelepçeli kalıp

Yapımı:

Çikolatayı ben marie usulü veya mikrodalga fırında eritin ve oda sıcaklığına gelene kadar bekletin.

Bu sırada yumurta, şeker ve vanilya özütünü krema haline gelene kadar çırpın.

Karışıma sırasıyla eritilmiş çikolatayı, yağ ve yoğurdu ekleyerek iyice çırpın.

Kabartma tozu, un ve kakaoyu ekleyerek karıştırmaya devam edin.

Bu malzemelerle 2 kalıp kek oluyor. Ve mutlaka 2 ayrı kalıpta pişmesi gerekiyor.

Tek kalıbınız varsa önce yarısını, sonra diğer yarısını pişirin. Ama ilk pişen kek oda sıcaklığına gelmeden kalıptan çıkarmayın.

Kekin tamamını tek seferde pişirmek şeklinin bozulmasına ve keserken dalgalanmalara neden olacaktır. Bu nedenle ayrı ayrı pişirmek çok önemli.

Bir de önemli olan hamuru eşit olarak ikiye bölmek. Mutlaka tartarak hamuru kalıplara koyun. Eğer tek kalıp kullanacaksanız hamuru yapacağınız kabı önceden boş olarak tartın ve ağırlığını not edin. Ardından hamur tamamlandığında tekrar tartıp hamurun ağırlığını bulun ve yarısını ilk pişecek kalıba aktarın.

180 °C’de önceden ısıtılmış fırında fansız ayarda 25-30 dk pişirin. 25. Dakikadan itibaren kürdan testi yapmakta fayda var. Kürdan kuru çıktığında pişmiş demektir. Fazla pişirmek keki kurutur, az pişirmek tat olarak daha yoğun yapar ama pastayı oluştururken dengeyi bozabilir.

Kekler oda sıcaklığına geldiğinde dolapta beklemesi gerekir, en az 2 saat bekletilmeli.

En ideali aslında kekin bir gece buzdolabında kalması diyebiliriz.

Kullanmadan önce mutlaka buzdolabında olsun, çıkarıp direk kesmek gerek.

Pasta yapımına başlamadan her ikisini de kesip hangi katları nerede kullanacağınıza karar vermeniz iyi olacaktır.

Her bir kekten iki kat çıkacak ve üst kısmı boşa çıkacak. Yani alttan bir kat kesince sonra tekrar onu alt gibi düşünüp bir kat daha kesmek gerek. Böylece üst katta ince bir tabaka dışarda kalmış olacak.

Bu kat yani tabanın bir üstü olanlardan biri pastanın en alt katı, diğeri de en üst katı olmalı.

Artanları da pastanın yemeye hazır olması uzun süreceğinden bekleme süresinde yiyerek değerlendirebilirsiniz.

Çikolatalı mus için malzemeler:

  • 600 ml krema
  • 300 gr bitter çikolata
  • 20 gr yumuşamış tereyağ

Musu hazırlamak için çikolatayı ben-marie usulü veya mikrodalga fırında eritin.

Köpürene kadar çırptığınız kremaya erittiğiniz çikolatayı ekleyin ve yine köpürene kadar çırpın.

Dolapta en az 6 saat beklettikten sonra kullanabilirsiniz.

Çikolatalı ganaj için malzemeler (dış kaplama):

  • 200 ml krema
  • 140 gr bitter çikolata
  • 1 yemek kaşığı bal

Kremayı ve balı hafif ısıda karıştırarak ısıtın ve önceden küçük parçalara ayırdığınız çikolatanın üzerine ilave edin. Çırpma teliyle karışım soğumadan iyice çırpın. Kullanmadan önce en az 1 saat buzdolabında bırakın.

 

Pastanın yapımı

Tüm karışımlar hazır olduğunda keklerin her birinden 2 kat elde edecek şekilde pasta kesme teli ile kesin. Ve alttan başlayarak 2 aynı kalınlıkta kat elde edip üst kısmını dışarıda bırakın. Çünkü kekin üst kısmının kesilen kat kadar düzgün olmasını bekleyemeyiz.

Pasta sıvama için direk tezgah üzerinde çalışmak gerekir ama sonrasında pastayı tabağa almak için büyük bir pasta spatulasına ihtiyaç var. Eğer pastayı ordan kaldırmak için gerekli malzemeniz yoksa direk tabakta yaparak sonradan etrafını silebilirsiniz.

İlk kat iki taban katından biri olmalı, sonrasından o tabana ait üst kat, sonrasında sırasıyla diğer kalıptaki kekin üst katı ve son olarak diğer taban katı. Taban katının alt yüzü iç yüzlere göre daha pürüzsüzdür ve kaplamaya daha uygundur.

Musu 3 ayrı kaseye ölçerek eşit miktarda dağıtın. Böylece her katta aynı miktarda krema olacak ve kesildiğinde her katın kalınlığı aynı görünecek. Tabanın üzerine mus koyarak yayın ve üzerine fıstıkları ekleyin.  2. ve 3. Kat için de aynı şekilde musu yayıp üzerine fıstığı serpin. Fıstığı hafifçe bastırarak musun içine yedirin, katlar arasında dengesizlik olmasın.

Dış kaplama için ganajın sürülebilir kıvama gelmiş olmasını bekleyin. Sıvamaya başlamadan önce kenarlarda orta katlarda kullanılan kremalardan çıkan parçaları alın. Ayrıca kenardan bakıldığında katlar arasında boşluklar var ise onları da kalan mus ile doldurun. Aksi takdirde ganajı sürdüğünüzde katlar arasında kalacaktır. Pastanın en üst katına 3-4 kaşık ganaj koyun. Yavaş ve aynı düzlemde devam eden hareketlerle sıvamayı yapın. En üst kattaki fazla kremayı büyük spatula ile yanlara taşırın. Üst katın sıvamasını tamamladıktan sonra kenarlarda spatulayı dik tutarak kenara boydan hakim olarak sıvamaya devam edin. Yer yer spatulanın ucu ile küçük dokunuşlar ve eklemeler yapabilirsiniz.

Oh la la! Mousse au chocolat! Çikolatalı mus!

 Çikolataya asla hayır diyemeyenlerin tatlısı çikolatalı mus….

Fransa’nın çok eski ve geleneksel tatlısı mousse au chocolat (okunuşu: musoşokola). Tarihini araştırmaya çalıştım ama her kaynak farklı tarihler veriyor. Bir kaynakta Fransa’da çikolata pişirmenin 17.yy’da başladığı ve 18.yy’da mousse au chocolatın keşfedildiği yazıyor.

Bir diğer kaynak mousse kıvamının yani köpüksü kıvamın 1800′lerde balık ve sebze yemeklerinde kullanılmaya başlandığını ardından 1900′lerin hemen başında Toulouse Lautrec adında bir fransızın bu kıvamı çikolataya uyguladığını ve çikolatalı musun bu şekilde ortaya çıktığını söylüyor.

Başka bir kaynak 1800′lerde NewYork’ta beyaz çikolata ile yapılan musun keşfedildiğini ve büyük ilgi gördüğünü yazıyor.

İlk keşfeden kim olursa olsun Fransa’ya mal olmuş bir tatlı!

 Malzemeler:

250 gr bitter çikolata
5 yumurta
2 çorba kaşığı su
3-4 çorba kaşığı pudraşeker
30 gr tereyağı
1 tutam tuz

Yapılışı:

Tereyağını küp şeklinde doğrayın. Çikolatayı rendeleyin. Bir kâseye alıp 2 çorba kaşığı su ve terayağını ilave edin. Benmari usulü eritip ılınmaya bırakın. Veya mikrodalga fırında önce çikolatayı eritip sonra içine tereyağını ilave edin ve 15 sn daha ısıtın.

Yumurta sarılarını aklarından ayırın. Sarıları eritilmiş çikolataya teker teker ilave edin ve her seferinde eklediğiniz yumurta iyice karışana kadar çırpın. Pudraşekerini ekleyip pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar karıştırmaya devam edin.

Yumurta aklarını ayrı bir kâsede 1 tutam tuzla kar haline gelinceye kadar çırpın.

Yumurta aklarını çikolatalı karışıma ekleyip tahta kaşıkla hep aynı yöne doğru yavaş hareketlerle karıştırın.Fazla karıştırmamaya dikkat edin çünkü köpüksü kıvam kaybolabilir.

Hazırladığınız musu cam kuplara paylaştırın.Buzdolabında en az 3 saat bekletip servis yapın. Yapımından sonra en fazla 48 saat içinde tüketin. İçinde çiğ yumurta bulunduğu için 48 saatten sonrası riskli olabilir.

Ben süsleme için beyaz çikolata kalıbımdan sebze soyucağı ile gördüğünüz parçaları elde ettim. Çikolatanız küçükse rendeleyerek kullanabilir ya da fıstık gibi farklı malzemelerle de süsleyebilirsiniz.

Ölçüler ve pratik bilgiler için bakınız:

http://cafelontano.com/olculer/

Güzel bir akşam yemeği için Lazanya

Bir makarna sever olarak uzun süre lazanyayı sevmedim daha doğrusu kendi tarifimi geliştirene kadar sevmedim. Ve sonra en güzel lazanya tarifi nedir diye araştırmaya başladım. Bir sürü tarif okudum, fotoğraf gördüm ve kendi tarifimi bu okuduğum tarifleri sentezleyerek oluşturdum. Ve sonra yediğim tüm lazanyaları unuttum ve kendi lazanyamın hayranı oldum. Lazanya sevmeyen bir çok arkadaşım da bu tarif sonrasında lazanya sever oldu. Benim daha önceki lazanyalarla sorunum beşamel sostan kaynaklanıyordu. Dolayısıyla bu tarifte beşamel sos sadece kuru olmasını engellemek için yer alıyor. Hatta bir defa hiç beşamel sos koymadan denedim ama maalesef güzel olmadı. Yani beşamele devam ama miktar çok az olacak.

Read more… →

Artık ödüllü bir pastacıyım; Starbucks’tan ödüllü Cevizli Tarçınlı Kurabiyem!!!

Starbucks’ın Ağustos ayında başlattığı “Kahvenin yanına tatlı,tuzlu tarifler” yarışmasının ilanını gördüğüm anda bu tarifin derece alacağından emindim çünkü yenildiğinde ilk akla gelen kelime kahve oluyordu. Tarçın ve ceviz kahvenin aromasını çağrıştırıyordu, çikolata ise tamamlıyordu kahveyi. Starbucks jurisi ve Ayhan Sicimioğlu da benimle aynı düşünceye sahip oldu ki Tarçınlı cevizli kurabiyem Starbucks tarafından “Kahve ile yenebilecek en güzel 15 tarif” kitapçığı içerisinde yer aldı. Time out dergisinin Aralık sayısıyla birlikte bu kitapçık yayınlandı. Starbucks bu tarifleri isterse dönem dönem menüsünde kullanabilecek.

Read more… →

Tek başına bütün şehri anlatan kule: Eiffel Kulesi ve Paris

 Yazıya müzik ekleyebiliyor olsaydım (ki belki de ekleyebiliyorumdur, bilmiyorum) ilk tercihim bu şarkı olurdu, dinleyenleri Paris sokaklarında gezdiriyor şarkı. Bu nedenle okumaya başlamadan fona bu şarkıyı almanızı isterim. (Link çalışmazsa “Sidney Bechet – Si tu vois ma mère” olarak arayabilirsiniz).

La Tour Eiffel yani Eiffel kulesinin hikayesinden en bilinen bölüm Gustave Eiffel tarafından 1889’da tamamlandığı ve o dönem Paris’te gerçekleşecek olan uluslararası bir fuar için yapıldığı. Hikaye gerçekten de böyle başlıyor ama anlatacak başka başka şeyler de var.

Read more… →