Monthly Archives: Ocak 2013

Çikolatanın bir başka hali: Çikolatalı Tart

Çikolatalı turta

Çikolatayı başka türlü ve başka bir tatta yemek için bu tarif çünkü üzerindeki çikolata bölümünü yerken, tam anlamıyla çikolatanın tadına varıyorsunuz. Altındaki taban ise sadece eşlik ediyor bu tarifte, başka bir fonksiyonu yok maalesef. Üzerindeki fındıkları ise çekim sırasında aklıma geldiği için ekledim ama sadece çikolatanın derinlerine inmek isterim ben derseniz, koymanıza gerek yok. 8-10 kişilik güzel bir akşam üstü keyfine eşlik edebilir.

Read more… →

Bir Fransız Klasiği: Confit de Canard

Ülkemizde ördek bolca ve kolaylıkla yetiştirilebiliyorken, bizim neden bu lezzetten mahrum bırakıldığımızı hala anlamış değilim. Oysa hazır üretim nedeniyle artık iyice yapaylaşan tavuk yerine daha lezzetli ve doğal olan ördek tercih edilebilir. Üstelik ördek eti, çok yağlı olmasından dolayı tavukla veya hindi ile kıyaslanamayacak kadar lezzetlidir. Ve bence Türk mutfağına ve damak tadına çok uygundur. Osmanlı mutfağında diğer av hayvanları ile birlikte önemli bir yere sahipmiş aslında ama sonra avlanma ortadan kalkınca, modern hayatta tavuk ördeği açık ara geride bırakmış.

Paris yazılarımda olmazsa olmaz dediğim maddelerden biridir: Mutlaka “Confit de Canard” yiyin. Benim birazdan bahsedeceğim pişirme yöntemiyle Fransız mutfağının en sevilen yemeklerindendir. Benim tarifim tamamen anlık pişirme ve yeme üzerine ama bu yemeğin asıl çıkış noktası çok eskilere dayandığından, ördek bu yöntemle pişirilip, yağıyla birlikte kutulanır ve 1 seneye kadar saklanabilirmiş.

Read more… →

Yulaflı kurabiye üzerinde bol çikolata…

Pasta kitabıma giden yolda uzun bir duraklama süreci geçirdikten sonra, hızlıca devam etme kararı aldım. Artık haftada en az 2 tarif hedefiyle çalışacağım.Tabi her haftam 2 tarifi içerecek kadar müsait olmayacak ama onları da telafi etmek gerekir mutlaka.

Çikolatalı ve yulaflı bu güzel kurabiye yine fransız okullarının kitaplarından geliyor ve isminde yulaf geçtiği için üzerindeki çikolatalar bile masumlaşıyor. Rejim için uygun olmasa da sabah kahvaltılarında sütle birlikte yendiğinde sağlıklı bir kurabiye olduğunu söyleyebiliriz belki.

Read more… →

Milano Usulü Tavuk Dilimleri ve CafeLontano Usulü Patates Salatası

Escalope Milanaise

İtalyan usulü her yemeğe varım diyenler veya bu tariften sonra italyan mutfağına merak salacaklar için gelsin bu tarif: Escalope Milanaise yani Milano usulü tavuk dilimi ve Cafelontano usulü patates salatası. Bir nevi schnitzele benzeyen bu yemek hem pratik hem de muhteşem bir akşam yemeği için ideal bir tarif.

Escalope Milanaise (4 kişilik)

  • 4 adet tavuk göğsü (1 tanesi 150 gr civarı)
  • 100 gr çok amaçlı un
  • 2 çırpılmış yumurta
  • 200 gr galeta unu
  • 3 yk doğranmış maydanoz
  • 5 yk zeytinyağı
  • Tuz ve kararbiber

Yapılışı:

  1. Tavukların her birinin alt tarafına ve üst tarafına büyükçe streç film örtüp, merdane ile üzerinden geçin. Merdane yoksa ağır bir cisimle döverek de yapabilirsiniz. Tavukların inceliği 1 cm olana kadar devam edin.
  2. Unu, yumurtayı ve galeta ununu ayrı ayrı yatay ve büyük tabaklara koyun. Un ve yumrtaya tuz ve karabiber ekleyin. Galeta ununa ise maydonozları ekleyin ve karıştırın.
  3. Tavukların her bir dilimini önce una, sonra yumrtaya ve sonra da galeta ununa bulayın ve kızdırdığınız tavada zeytinyağı ile kızartın. Tavukların bu karışıma iyice batmaları sağlamak için elinizle bastırın.
  4. Her bir yüzünü 3-4 dk kızartın ve sıcak servis yapın.

Escalope Milanese

CafeLontano Patates Salatası (4 kişilik)

  • 3 büyük boy patates veya 4 orta boy patates
  • 8 dal taze soğan
  • 16 dal veya 1 demet roka
  • Sızma zeytinyağı, limon, nar ekşisi ve tuz

Yapılışı:

  1. Patatesleri haşlayıp süzün ve soyun.
  2. Soyulan patatesleri bıçak ile çok küçük parçalar halinde kıyın. Maydonoz kıyar gibi seri ve sık hareketlerle yapın bunu ve ardından da biraz ezin.
  3. Taze soğanı ve rokayı ince dilimler haline getirip karşıma ekleyin.
  4. Tatlandırmak için sızma zeytinyağı, limon, nar ekşisi ve tuz ekleyip yine ezerek karıştırın.
  5. Servis için fotoğraftakine benzer kaseler kullanacaksanız, kaseyi önce ıslatmayı unutmayın!

Maydonozlu tavuklar ve yine yeşilli bir salata birlikte hem görsel olarak hem de lezzet olarak çok uyumlu oldular. Kolay ve güzel akşam yemeği menüleri için mutlaka tavsiye edilir…

Bon Appetit!

Viyana Cafelerinde…

“1683 yılında, 2. Osmanlı kuşatması sonrasında Osmanlıların bıraktığı kahve çekirdekleriyle tanışmış Viyana kahve ile. Komutanlardan Georg Franz Kolschitzky kahveleri bulan kişi olarak, kraldan bunları kendisine hizmeti karşılığı vermesini istemiş ve sonra da Viyana’daki ilk kafeyi açmış.” Bunun bir efsane olduğunu düşünüyordum ama her kaynakta aynı şekilde okuyunca gerçeklik payı arttı galiba gözümde. Hatta Kolschitzky’nin hayatını da okuyunca iyice inandım. İlk kafeyi şehrin en ünlü katedralinin hemen yakınında açmış ve zamanla çok popüler olmuş. Türklerden farklı olarak ilk sütlü kahveyi yapmış. Hatta bu kişinin kruasanı ( croissant) ilk yapan kişi olduğu yazıyor hayat hikayesinde; ve çıkış noktası ise Osmanlıların bayrağındaki hilal şekli. Viyana’da bir heykeli bulunan Kolschitzky için Ekim aylarında cafe sahipleri bir festival düzenliyormuş.

Read more… →