Monthly Archives: Eylül 2013

Londra’nın Kitapçıları

İngilizce dünyanın en çok konuşulan 2.  dili olduğundan (1. Çince), yayın dünyası da oldukça geniş. Türkiye’de rastlamayacağın veya burada çok uçuk fiyatlarla satılan kitapları Londra’da bulabileceğinden emin olabilirsin. Bunun için önereceğim 2 adres var.

Waterstone Bookshop, İngiltere’de toplam 300 mağazaya sahip ve Londra’da Piccadilly’deki mağazası avrupanın en büyük kitap mağazası. Bir kitap sever için bu özelliğin nasıl heyecan uyandırdığını anlatmak güç. 8 kata yayılmış bu kitap cennetinde kitap raflarının uzunlukları toplamı 13 km kadarmış. Mağazanın genişliği sayesinde de rahatça kitapları karıştırmak için oturabileceğiniz alanlar mevcut. Ayrıntılı bilgi ve kitap incelemesi için tıklayınız: Waterstone

Read more… →

Londra’da Şahane Bir Hamburgerci: Byron Hamburgers

Londra’dan yemek önerilerine devam… Sırada İskoçya’nın dillere destan etlerinden yapılan hamburgerleriyle tanınan Byron Hamburgers var. Londra’da benim gittiğim Piccadilly şubesinden başka 28 şubesi daha var. Londra dışında bulunduğu şehirler ise Liverpool, Manchaster, Cambridge, Kent ve Oxford.

Read more… →

Jamie Oliver ve Jamie’s Italian Restaurant

Jamie Oliver’ı anlatmak gibi bir iddiayla başlamış görünsem de aslında Londra’da yemek yemek için güzel bir adres vermek amacıyla yazıyorum bu yazıyı. Ama Jamie Oliver’ı biraz anlatmadan ya da anlamadan restoranı anlamak ve tanımak pek mümkün olmayabilir. Jamie Oliver, sanırım dünyanın en tanınan yüzlerinden. Genç yaşına rağmen (1975 doğumlu) yaptıklarına bakınca insanda şaşkınlıkla karışık motivasyon yaratıyor. Bir restaurantta çalışırken kısaca göründüğü bir tv belgeselinden sonra, 1997 yılında BBC televizyonu tarafından keşfediliyor ve 1999’da ilk TV programını yaparak büyük Jamie çılgınlığını başlatmış oluyor.

Read more… →

En Temel ve en Kolay Beyaz Ekmek

Ekmek yapımına olan bu yoğun ilgim bana ekstra kilo olarak geri dönmüş olsa da, hala yoğun bir şekilde peşinden gitmeye devam ediyorum. Hatta pasta kitabımın ardından ekmek kitabımın geleceğini hayal ettim bugün. Sanırım yakında plana dönüşür bu hayalim ve belki de pastadan daha kolay bir alan olduğu için pasta kitabımdan önce raflarda yerini alır…

Read more… →

Portobello Pazarı ve Romantik Notting Hill Notları

Kısa bir süre içerisinde ikinci kez Londra’ya gidiyor olmamdan ötürü ve hatta tekrar tekrar gideceğimi biliyor olmaktan ötürü, Londra ile barışmaya ve kendisine bir şans tanımaya karar verdim. İlk ziyaretim 2010 yılında turistik amaçlı olmuştu ve pek sevememiştim Londra’yı. Nedense hep bir Paris ile kıyaslama, nehir kenarında estetik binalar arama derdindeyim. İkinci ziyaretim ise iş amaçlı olmuştu ve o dönem ülkemizde yaşanan hazin bir olaydan ötürü çok kötü bir psikolojiyle gitmiştim. Kaldığım bölge de şehirden çok uzakta, Thames nehri kenarında sonu görünmeyen büyük bir bahçe içinde eski bir şatoydu ve tabi tek başına böyle bir yerde kalıyor olmak bozuk olan psikolojimle ve üzüntümle birleşince iyice melankolik olmuştu. Ardından bir gece de şehirde konaklamam gerekmiş, evimi iyice özlemişken çok kötü bir otel seçimi ( Hilton Victoria) yaptığımı farkedince evime ışınlanmak istemiştim. Ve pek tabi Londara’ya karşı olan hislerim pek hoş olmamıştı.

Ve bu ziyaretimde herşey değişti. Gideceğim ofis şehrin çok dışında olmasına rağmen tüm seyahatimde şehirde konakladım ve hatta bu sefer otel soğukluğundan kurtulmak için küçük bir daire kiraladım. Bu kez seçimlerim beklediğimden de güzel çıkınca mutlu mesut bir seyahat geçirdim. Ve bu mutlu seyahatimin son gününü Notting Hill’de geçirdim.

Read more… →

Eski Foça’dan yeme içme önerileri

Foca 7Eski Foça, güzel doğasıyla, harika insanlarıyla bozulmamış bir Ege ilçesi olarak kaldı aklımda ve ayrılırken de tekrar geldiğimde yine böyle bir ruh haliyle karşılamasını istedim hep. Çünkü esnafından, otel işletmecisine, sokakta gezinen yerlisinden turistine kadar bütün insanlar çok doğal ve iyi niyetliydi. Bana sadece kazıklanacak turist gözüyle bakan tatil beldesi esnafından nefret ettiğimi anlatmama gerek yok zaten herkes onlar için aşağı yukarı aynı şeyi hissediyordur. Belki benim kendimce ekstra, nefretin ötesinde tepki olarak yaptığım, kendilerinden hiçbir şekilde alışveriş etmemek veya hizmet satın almamaktır. Ya da alışveriş sonrası farkettiysem tepkimi kendisine karşı dile getirmektir.

Read more… →

Eski Foça’nın en güzel oteli: Lola 38 Hotel

Foca 2

Bir taşın rengi, bir panjurun şekli, bir camın çerçevesi kadar basit, yalın ve güzelmiş bir zamanlar hayat. 1891 yılında yani Lola 38 Hotel’in yer aldığı konağın inşasının tamamlandığı zamanlarda nasıldı acaba hayat Ege’de. Tarih sayfalarını karıştırmadan binalara bakarak, binaların yapıldığı dönemdeki hayatı tahmin etmeye, hayal etmeye bayılırım.

Read more… →