Çikolataya Batırılmış Kavala Kurabiyesi

İki aylık sessizliğimin kitap yayım hazırlığı gibi sofistike bir nedenden ötürü olmasını isterdim ama gerçekler biraz daha farklı. Elbette onun da etkisi var; yani bir yerde artık durdurmam gerekiyor yeni denemeleri ki kitabı tamamlayabileyim. Yoksa 2013 yılında başlanan bir kitap 2019’a halen bitmemiş olarak girerse imkansız aşk filmi gibi olur. Artık 60 tarifle ve şuan ki haliyle tamam. Şimdi on günlük bir gözden geçirme ve fotoğrafları düzenleme dönemi var. On gün sonra ise editöre teslim edeceğim. Mizanpaj yapıldığında ve formatı bütünüyle gördüğümde çok heyecanlanacağım aşikar. Gelelim sofistike olmayan nedenlere: Finansal krizin vurduğu bir sektörde finans yöneticisi olmak zor, özellikle de sıklıkla riskli karar almak zorunda kalındığında. Dolayısıyla günlük mesaim son dönemde fazlasıyla eve taşınıyor. Son dönemde her hafta sonunda evde 2-3 çeşit çikolatalı tatlı varken şimdi buzdolabının kapağını hayal kırıklığıyla kapatıyor bizim minik 🙂 Ben de zaman yönetimi açısından kısa zamanda yapılan ama bol çikolata etkisi gösteren tariflerime yöneliyorum; çikolatalı puding, brownie cookies, truff gibi ve henüz paylaşamadığım rocher gibi.

Bu tarif de kitap için çikolatalandırılmış bir klasik. Kavala kurabiyesini çok severim ama şekerin fazlasından pek hoşlanmadığımdan hep üstünden şekeri dökerek yerim. Kendi sorunuma kendim çözüm getireyim; şu tarifi pudra şekeri olmadan bir yapayım dedim. Sonucu çok beğenince, ben bunu bir de çikolataya batırayım ki kitaba alayım dedim. Kendi kendime konuşuyorum gibi algılanmasın tabi bu durum 🙂 Sadece düşünüyorum.

Komşu ülke Yunanistan’ın Osmanlı yönetiminde en uzun süre kalan şehirlerinden biri Kavala ve halen Türk nüfus barındırıyor. Yunanca ismi ise Kourambiedes; yani Türkçe’den geçmiş ve onlar da bu haliyle aktarıyorlar. Sadece temel malzemelerin güzelliği ve sadeliği tarifin özelliği; bol tereyağ ve bolca badem. Bilinen Kavala kurabiyesine gül suyu sıkılır ve pudra şekerine bulanır. Sanırım gül suyunun hoş nostaljik kokusu bu kurabiyeyi böyle özel yapıyor.

Ayrıca saf gül suyunun faydaları saymakla bitmiyor malum; ben bakım için hep kullanırım hatta sabahları yüzüme, boynuma gelecek şekilde sıkarım. Aromaterapik açıdan da bu sıkma işleminin ferahlık ve huzur getirdiği söylenir.

Gelelim tarife; biraz Türk blogları inceledim önce Türkiye’de çok sevildiği ve yapıldığı için. Hepsinde unu kavurarak kullanıyorlardı ve gül suyuna hiç rastlamadım. Bahsetmeden edemeyeceğim; tarifi ararken çok fazla takipçisi olan ve çok fazla tarifi olan bir sitede, blog yazarı tarifin sonunda diyor ki; “Son olarak tam tadı tamamen soğuduktan sonra geliyor, sıcakken ve pudra şekerini serpmeden tadına bakıp eyvahlar olsun yazık oldu malzemelerime şeklinde yorumlar yazmayın lütfen”. Döverek mi tarif veriyor anlayamadım. Ben pek Türkçe blog okumadığımdan genel durum mu böyle yoksa bu bayana özel mi onu da anlamadım. Ama genel bir sertlik var artık dilimizde; yazıda, konuşmada. Eskinin naif yakınlığını anmak veya aramak artık hiç konuşulmaz oldu. Müşterek bir saygı, anlayış ve kibarlık düzeyinde buluşabilsek en azından.

Sonra orjinalini aramaya başladım yani Kavala’da yaşayan bloggerlar, Yunan aşçılar nasıl yapıyor acaba diye. İngilizce yazan Yunan blogger bulup bir de Kavala kurabiyesi bulmam süpriz olurdu tabi; bulamadım. Ama ben de yaz tatili Yunancamı devreye soktum; videolu tarifleri inceledim. Tariflerdeki malzemeler, latin harfleriyle gram cinsinden yazılar filan derken izleye izleye tarifi söktüm 🙂 Ve gururla paylaşıyorum…

Malzemeler:

*125 gr çiğ iç badem *200 gr tereyağ *100 gr pudra şekeri *1 tatlı kaşığı saf gül suyu *340 gr un *120 gr bitter çikolata

Yapımı:

Bademleri bir buzdolabına poşetine alın; poşeti düz bir zemine yayın. Her bir bademin üzerine havanın tokmağı ile bir defa vurarak, bademleri iri parçalar halinde dövün. Orta dereceli bir ocakta tava içinde sürekli karıştırarak 7-10 dk kavurun. Oda sıcaklığına gelene kadar bekletin. Bu kavurma işlemini mutlaka kurabiye hamurunu hazırlama aşamasında yapın ki yeni kavrulan bademler tadını, yağını ve aromasını kurabiyeye katsın.

Oda sıcaklığındaki tereyağı derin bir kapta mikser ile yaklaşık 7-8 dk yüksek ayarda çırpın. Tereyağının krema halini aldığını hatta hacim kazandığını göreceksiniz. Yağın lezzeti ve kıvamı bu kurabiye için çok önemli çünkü ilk tattığınız anda yağın tadını alıyorsunuz. O nedenle kullanacağınız tereyağ ne kadar lezzetliyse kurabiye o kadar lezzetli olacaktır. Bir de tereyağı mutlaka oda sıcaklığında mikserle çırpmak gerekiyor. Eğer benmari usulü eritirseniz hamurun toparlanması çok zor olur ve hatta yağ kendini salabilir.

Tereyağı krema haline geldikten sonra içine pudra şekerini ve gül suyunu ilave edip 1 dk daha çırpın. Ardından unu ilave edin ve önce biraz mikserle yavaş ayarda çırpın. Hamur toparlanmaya başladığı zaman elinizle yoğurmaya geçin. Bademleri ekleyin ve elinizle yoğurun.

İçindeki bademler nedeniyle hamuru kalıpla şekillendirmek veya kesmek zor olduğundan tek tek elinizle şekillendirmeniz gerekiyor. Hamuru tartıp 20’ye bölebilirsiniz, elde ettiğiniz ağırlığa gelecek şekilde hamuru parçalar halinde hazırlayıp ardından şekil vermeye geçebilirsiniz. Parçaları elinizle önce bir top haline getirin, sonra üstüne elinizle bastırarak düzleştirin. Ardından kenarlarını parmağınızla çevirerek düzgün bir yuvarlak kesit elde edin. Şekil olarak en çok bilinen hali yarım ay şeklinde olanıdır ama Yunanistan’da bu şekilde yuvarlak olarak da yapılıyor.

Önceden ısıtılmış fırında 170 ºC’de fanlı ayarda 14 dk pişirin. Oda sıcaklığına geldiğinde 120 gr bitter çikolatayı benmari usulü veya mikrodalga fırında eritin. Erittiğiniz çikolataya kurabiyenin yarısını batırıp pişirme kağıdı serili tepsiye yeniden dizin. Çikolataların hızlı donmasını isterseniz buzdolabında bekletebilirsiniz. Çikolataya batırmadan da yapabilirsiniz, o zaman saklamak daha kolay olacaktır ve daha uzun süre kalacaktır.

Afiyet olsun

Bu yazı daha önce 1568 kez okundu!

Print Friendly, PDF & Email
(Visited 701 times, 1 visits today)

4 thoughts on “Çikolataya Batırılmış Kavala Kurabiyesi”

  1. Günaydınnnnnn ne mutlu bana pzt sabahında sizin gönderinizle karşılaştım tatlı ve bereketli bir hafta olacak demek ki! Hem kavala hem çikolata… daha ne olsun !? Kavala kurabiyesi benim için – mutluluk ve bereketin- işareti. Benim kavala tarifimde un kavrulmuyor “, hani ayıptır söylemesi ” diye başlarlardı ya eskiler yada “övünmek gibi olmasın” :))) kavala kurabiyem iyidir…
    Bu arada dört gözle kitabınızı bekliyorum ve ben de çok heyecanlıyım nedense ! Allah yolunuzu ve kapınızı rahmeti ile açsın.

  2. Günaydın Güzin Hanım,
    Pazartesiye böyle bir yorumla başlamak da çok güzel oldu 🙂
    İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.
    İyi haftalar
    Sevgiler

  3. Harika bir yazı mükemmel bir tarif elinize emeğinize sağlık Elif Hanımcım Kitabınızı heyecanla bekliyorum umarım imzalı olarak edilebilme mutluluğuna da erişirim…

  4. Leyla Hanım,

    Çok teşekkürler.
    Ben de çok heyecanlıyım kitap için.
    İmzalı olarak tabi ki ulaştırırım.
    Sevgiler

Bir Cevap Yazın