Cafe Lontano Pizzasında Yenilikler

Yenilenmek güzel; yenilikler keşfetmek daha da güzel. Bu geçen zamanda tattığım, dokunduğum, gördüğüm, okuduğum, duyduğum her şeyin bir sentezi aslında bu değişimler. İşin felsefi tarafı bir yana mutfakta yenilenmek de gerekli bence. Bu aralar biraz onun üzerine düşünüyorum. Neler yediğimizi, mutfak harcamasının ne kadarının neye ait olduğunu çıkarıyorum. Bu konulara dalınca karşıma Rönesans döneminin yani çok çok eskilerin İtalyan mutfağını anlatan bir kitap çıktı. Onu okudukça daha bir farklı bakar oldum mutfağımda hangi malzemenin olduğuna, hangisinin olmadığına. İtalyan mutfağı da zamanla o kadar çok değişmiş ki; değişimin her alanda kaçınılmaz olduğunu somut olarak gösteriyor bize.

Peki ben Cafelontano pizzasında neyi değiştirdim? 

-Hamuru! yani her şeyin başladığı yeri.

Ekşi maya tadını hayatımıza bu kadar yerleştirmişken pizzayı da buna dahil etmek öncelikli amacımdı. Ama klasik ekşi maya ile yaptığım hamurda, ev pişirmesi ile birlikte istediğim kıvamı elde edemedim; oldukça sert oldu. Tekrar başa dönmedim; bu kez kuru mayayı çıkarıp aktif bir maya olan yaş fırıncı mayasını koydum hamura; tadını değiştirdi ama hala daha ileri gidebilirdi. İtalyanların ekşi mayası olarak bilinen “biga”yı nasıl adapte ederim pizzaya diye düşünerek ve deneyerek şu anki formüle gelmiş oldum. Yani hem yaş maya kullanıyorum; hem de önden maya, suyun tamamı ve unun yarısı ve az miktarda şekeri karışım haline getirerek yarım saat bekletiyorum; böylece hafif bir ekşi maya çıkıyor ortaya. Bir de asıl yavaş mayalanmanın lezzetini katmak için bir gün önceden hamuru yapıp direk buzdolabına koyuyor ve ertesi gün yavaş mayalanmış hamurun tadını çıkarıyorum.

Un karışımını da zenginleştirerek içine sarı buğday unu ve tam buğday ununu ekledim. Oranları tarifte vereceğim ama sarı buğday unu bulamayanlar beyaz ile aynı miktarda ikame edebilir. Tam buğday ununu oldukça az oranda kullandım; oranı arttırmayı pek tavsiye etmem. Burada daha çok hamura lezzet vermesi amacıyla kullandım. Yeni bir bilgi olarak sarı buğday ununun besleyiciliğinin diğer unlardan yüksek olduğunu ama aynı zamanda gluten oranının da çok yüksek olduğunu öğrendim.

Önceki Cafelontano pizza yazısının üzerinden geçen 4 sene içinde mozarella peyniri ülkemizde başka bir hal aldı. O zamanlar sadece birkaç marka varken; şimdi sayı arttı. Ama ağırlıklı olarak pizzada kullanılan küp/rende mozarella üretimi yaygındı ama artık manda sütünden veya inek sütünden yapılan taze mozarella çeşitleri yaygınlaştı. Küp/rende şeklinde olan mozarellayı Metro Market’te büyük boyutlarda ve çok sayıda marka seçeneği ile bulabileceğiniz gibi Migros’larda az miktarda kısıtlı bir seçenekle bulabilirsiniz. Öte yandan taze ve büyük top şeklinde olan yani içi hafif kremamsı olan mozarellayı Buffa, 38-30 Çiftliği, Rani Çiftliği üretiyor; Metro Market ve Macrocenter’larda bulunabiliyor. Pizza yaparken hangisini tercih edelim derseniz peynirin baş rolde olduğu margarita gibi bir pizza yapacaksanız tabi ki taze olanı tercih etmek gerekir. Aynı zamanda daha gurme bir tat için de tercih edebilirsiniz. Ama eğer farklı ve bol malzemeli bir pizza yapacaksanız küp/rende şeklinde olanı kullanabilirsiniz. Tabi küp/rende şeklinde olanı dondurucuda muhafaza etme imkanı olduğundan her an elinizin altında olması ayrı bir avantaj sağlıyor. Çünkü taze olanın ömrü çok kısa, aldıktan birkaç gün sonra tüketmiş olmanız gerekiyor.

Bir değişiklik de kullandığım etlerde oldu. Benim kuru etli veya isli etli pizzayı oluşturmadaki esin kaynağım İtalyan kuru eti “bresaola” idi. Aslında bizim kuru etlerden daha yumuşak, ince ve sulu diyebiliriz. İtalya’dan ithal edilen bir marka en azından benim sıkça gittiğim marketlerde bulunmuyordu. Ama şimdi bir Türk üretici tarafından yapılmaya başlandı ve Metro Market’lerde ve Fümeci’nin kendi mağazasında satılıyor. Aynı zamanda Fümeci doğal ve %100 dana etiyle sosis ürettiğinden pizzaya bir çeşit olarak sosis koyabiliyorum artık. Kuru etli pizza ise yine hep en favorim tabi ki.

Bir de pişirme konusunda pizza taşının pratik olmayışı beni alternatif aramaya yöneltti ve sonunda kalın bir tepsiyi ters çevirerek fırının en alt rafına yerleştirmekte buldum çözümü. Böylece bir pizza taşı gibi görev yapmış oluyor tepsi. Yine üzerini kapatıyorum bir başka tepsiyi 2 üst rafa koyarak ama bu kez fırını sadece alttan ısı verecek şekilde çalıştırıyorum pişirme sırasında. Ama tabi öncesinde fırın yaklaşık 20-30 dk fanlı ayarda 250C’de ısınmış olmalı. Pizzayı bu tepsi üzerine fırın kağıdı ile birlikte koyuyorum; sonra biraz hamur pişmeye başladığında altından kağıdı hafifçe çekiyorum; böylece direk temas etmiş oluyor.

Bunun dışında bir önceki yazımda anlattığım evde pizza yapmanın tüm püf noktaları yine geçerli. Yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim. Buraya sadece bir kısmını alıyorum.

Muhteşem İtalyan pizzası için olmazsa olmazlar listesi:

  • Güzel mayalanmış, su oranı fazla olan hamur
  • Hamurun elde şekillendirilmesi
  • Domates sos için en lezzetli domates seçimi
  • Gerçek mozzarella peyniri *
  • Üstü için kullanılan malzeme çeşidinin üçü geçmemesi
  • Fırın taşı veya kalın bir fırın tepsisi
  • 250 C ve/veya üzerine çıkabilecek güçte bir fırın

Malzemeler: (3 büyük pizza için)

  • 250 gr beyaz un
  • 200 gr sarı buğday unu
  • 50 gr tam buğday unu
  • 20 gr yaş maya
  • 400 gr su
  • 10 gr tuz
  • 1 çay kaşığı şeker
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı hamur için biraz da hamurun mayalanacağı kaseye koymak için.

Hamurun Yapımı:

  • Suyun tamamı hamuru yoğuracağınız kaseye koyun.
  • İçine mayayı, şekeri ve 250 gr beyaz unu ilave edin ve kaşıkla iyice karıştırın.
  • Üzerini bir mutfak havlusu ile örtüp 30 dk bekletin.
  • 30 dk sonra karışım ekşimeye ve kabarmaya başlamış olacaktır.
  • Geri kalan unu, tuzu ve yağı ekleyin ve 10 dk yoğurun
  • Üzerini bir poşet veya streç filmle örterek buzdolabına kaldırın. En az 18 saat, en güzeli 24 saat olacak şekilde yavaş mayalanmaya bırakın.
  • Pizza yapmadan 1 saat önce buzdolabından çıkarın, 3’e bölerek yuvarlayın ve bu şekilde oda ısısına gelmesini bekleyin.

Pizza Sosu:

Pizzanın en önemli bileşenleri; hamur, sos, peynir!

  • Sosta kullanılan domatesin lezzeti çok önemli, ne kadar lezzetliyse pizza da o kadar güzel olur. Taze, mis kokulu tarla domatesi veya kışın yapıyorsanız yazdan konservelenmiş domatesleri tercih etmeniz gerekiyor.
  • Domatesi soyup rondodon geçirin, blender veya rende kullanmayın. Rondoda çok minik parçacıklar şeklinde kesilmiş olacak, bu piştiğinde daha sulu ve dolgun bir tat yaratacak. Sosu önceden hazırlayacak olursanız mutlaka 10 dk pişirin, çiğ olarak sosu çok bekletmeyin; fazla sulanır.
  • Sosun içine bir tutam tuz, biraz zeytinyağı ve pesto sos ekleyin. Eğer ev yapımı pesto sos yoksa 1-2 yaprak fesleğeni domates rondodan geçerken ekleyin.
  • 1 pizza için 1 küçük boy domates olarak düşünün ölçüyü. Pizza sayısına göre arttırın. 200-250 gr domates 3 pizza için yeterli olur.

Pizza Yapımı:

  • Hamuru yuvarlak haldeyken elinizle tutarak, bastırıp yuvarlak şeklini koruyarak inceltmeye başlayın.
  • Sonra tezgaha alıp yine parmak uçlarınızla hamuru ortadan kenarlara doğru genişleterek şekil verin.
  • Kenar kısımları ise hafifçe kalın bırakın; kenardan yarım santimetre öncesine parmaklarınızla baskı yaparsanız kenarları şişkin olur.
  • Hamur tam boyutunu almadan önce fırın kağıdını tezgaha alın ve üzerinde şekil vermeye devam edin. İncelmiş haliyle kağıt üzerinde kalsın.
  • Sosu pizzanın her yerine yayın, hatta kenarlarına da hafifçe sürün.
  • Üzerine mozarella peyniri parça parça veya küp/rende mozarella kullanıyorsanız öbekler şeklinde koyun.
  • Üzerine yer yer pesto sosu damlatın.
  • Kuru et veya bresaolayı bolca koyun. Piştiğinde biraz çekileceği için ilk koyduğunuzda her yerini kaplaması iyi olur.
  • Etle birlikte pizzaya en çok yakışan karamelize soğan ve közlenmiş biber olabilir ama sadece mozarella, pesto sos ve et de oldukça güzel bir kombinasyon.
  • Pizza malzemelerini yerleştirdikten sonra üzerine tekrar güzel bir sızma yağ gezdirin.
  • Pizza küreği yardımıyla fırın kağıdının altından girerek pizzayı alın ve fırında bekleyen ters tepsinin üzerine koyun.
  • Fırının öncesinde 250 C’ye kadar fanlı ayarda ısınmış olması ve üzerinden en az 15-20 dk daha geçmiş olması gerekiyor.
  • Pizzayı fırına koyduktan sonra iki kat üstündeki rafa boş bir tepsi yerleştirin. Bu pizzanın üst kısmının doğrudan ısıya maruz kalmasını engeller.
  • Fırının ayarını sadece alttan ısı veren moda alın.
  • Pizzanın altını kontrol ederek 8-10 dk pişirin. Altı piştiğinde pişmiş demektir.

Bu yazı daha önce 967 kez okundu!

Print Friendly, PDF & Email
(Visited 630 times, 3 visits today)

Bir Cevap Yazın