All posts by cafelontano

Bademli ve Çikolatalı Pasta

Uzun uzun yazmayı çok severim bilirsiniz ama son zamanlarda  üst üste gelen kötü haberler, artan kaygılar beni susmaya, uzun uzun okumaya ve dinlemeye sevk etti. Bu yüzden suskunum bir süredir. Kitaplar ve meditasyon beni iyileştirdi ve tekrar döndüm yazmaya, pişirmeye, fotoğraf çekmeye.. Başucumda Thich Nhat Hanh’ın kitabı vardı yine. Bizim Dünyamız adlı kitabında öyle güzel anlatıyor ki bir olmayı, farkında olmayı, sevgiyi, şefkati…

Bu kez bol çikolatalı, badem unuyla yapılmış nefis bir pasta var yazıda. Badem ununun yoğunluğunu çikolata ile buluşturan bir tarif oldu. Ve en güzel tarafı sabah keki pişirip akşama bu harika görselle servis yapabileceğiniz kadar pratik. Yani klasik pastalar gibi 3 günlük bir serisi yok. Ve bir de çok fotojenik.

Read more… →

Yulaflı, Kuru Üzümlü ve Bademli Kahvaltı gibi Kurabiyeler

Kahve ve yanında bir kurabiye ile mesaiye başlamak benim için güzel bir motivasyon kaynağı. Hele bir de sabah erkenden evi saran kurabiye kokusu yok mu, işte onun için erkenden kalkıp hazırlanmak bile zor gelmiyor. Bu pandemi dönemi ve evden çalışma düzeni devam ettikçe gelen zorlukları böyle güzel küçük çözümlerle karşılamak lazım herhalde…

Malzemeler:

  • 200 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
  • 200 gr beyaz un
  • 90 gr pudra şekeri
  • 100 gr yulaf
  • 150 gr siyah kuru üzüm
  • 60 gr badem içi (orta kalınlıkta çekilmiş)
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı vanilya özütü
  • 1 tutam tuz

**Malzemeleri bardak/kaşık ölçüsüne çevirmek için bu tabloyu kullanabilirsiniz.

Yapımı:

***Yapım videosunu bu linkte instagram hesabımdan izleyebilirsiniz.

  1. Oda sıcaklığındaki tereyağını şeker ve vanilya özütü ile birlikte karıştırın.
  2. Un, kabartma tozu ve tuzu ekleyip karıştırmaya devam edin.
  3. Yulaf, kuru üzüm ve bademi ekleyerek elinizle yoğurun.
  4. Hamuru 20 eşit parçaya bölün.
  5. Yuvarlak yapıp sonra yan taraflarından toparlayarak şekil verin.
  6. 30 dk dondurucuda bekletin.
  7. 180C önceden ısıtılmış fırında fanlı ayarda 15-17 dk arasında üzeri istediğiniz kıvamda kızarana kadar pişirin.
  8. Tepsinin içinde soğumasını bekleyin. Önce çok yumuşak olacağından alırken dağılabilir. Soğuduğunda tepsiden alın.
  9. Afiyet olsun

Vişneli Brovni

Bu hafta yeni bir üniversite macerasına başladım! İlk lisans eğitimimden mezun olalı tam 15 sene geçtikten sonra yani. İstanbul Üniversitesi’nin ikinci üniversite eğitimi kapsamında yani daha önce örgün eğitimle 4 yıllık lisans programını tamamlayanları sınava girmeden kabul etmesiyle başlayan bir program. Sosyoloji okuyorum bu kez. Çok uzak değil ilk eğitimime, siyasal bilimler ve ekonomi mezunu olduğumdan. Aslen psikoloji okumaktı isteğim ama olmadı. Belki bir başka zaman olur. Sosyoloji de fazlasıyla ilgimi çeken bir alan, sıkça yazılarımda toplumla ilgili gözlemlerimden bahsederim, belki denk gelmişsinizdir. Artık toplum hakkında yazarken, gözlem yaparken çok daha farklı temeller üzerinden bakacağım. Oldukça heyecanlıyım öğreneceklerim için. Ve öğrendikçe muhtemelen yazılarımın içine girip tariflerime yansıyacak…

Brovninin en favori tatlım olduğunu artık söylememe gerek yok sanırım 🙂 Bu aralar pek ilgilenememiştim, hemen bir yenilik ve güzellikle brovniyi gündeme alayım dedim. Vişneli yaptım bu kez. Vişnenin kekin veya brovninin üst kısmında fırının etkisiyle karamelize olması ve muhteşem rengini salmasına bir ben hayran değilimdir herhalde bu toplumda? (Sosyoloji öğrencisi olarak sorunca böyle oluyor 🙂 )

Vişneli brovninin yapım videosunu izlemek isterseniz bu linkten instagram hesabımdaki hikayeleri görebilirsiniz.

Vişneli Brovni Malzemeler:

  • 180 gr tereyağı
  • 150 gr bitter çikolata
  • 140 gr toz şeker
  • 3 yumurta
  • 90 gr un
  • 10 gr kakao
  • 150 gr içi çıkarılmış vişne *
  • 1 tutam tuz

Malzemeleri bardak ve kaşık ölçüsüne çevirmek için bu tabloya bakabilirsiniz.

*Vişneler dondurucudan çıkarılıp direk hamura karıştırılırsa sulandırabilir. Önce oda sıcaklığına getirin ve ardından mutfak havlusu ile suyunu iyice kurulayın.

Vişneli Brovni Yapımı:

Çikolatayı mikrodalga fırında veya benmari usulü eritin. Aynı şekilde tereyağını da eritin. *(Eritme teknikleri için aşağıda detaylı anlatım mevcut)

Yumurta ve şekeri bir kapta iyice çırpın. Ardından oda sıcaklığına gelmiş çikolata ve tereyağını ekleyin ve çırpın. Un ve kakaoyu eleyerek ekleyin ve tahta kaşık ile karıştırın.

Kare bir kalıbı (25cm *25cm) pişirme kağıdı ile kaplayın. Brovni karışımının üçte birini kalıba dökün. Üzerine dağınık bir şekilde vişneleri serpiştirin. Tekrar biraz brovni harcı dökün ve yine biraz vişne serpiştirin. En son tüm hamuru döküp karışımı düzleyin ve yine ayırdığınız vişneleri teker teker yerleştirip sonra hafifçe üstlerine bastırın ki hamura girsin. Önceden ısıtılmış fırında 180 ºC’de alt-üst fansız ayarda 24-26 dk pişirin. Pişme ayarı olarak dakikadan ziyade kıvamına bakmakta fayda var. Çıkardığınızda brovninin orta kısmının az pişmiş olması gerekiyor yani etrafı sert ama ortası az pişmiş görünüyor olacak. Kalıptan çıkarmadan kalıbın sıcaklığı ile pişmeye devam edecek brovni, böylece daha yoğun bir kıvama sahip olacaktır. Kıvam ve pişirme süresinin idealini zamanla kendi fırınınızda bulabilirsiniz.

Oda sıcaklığına geldikten sonra en az 6 saat buzdolabında bekletilmesi gerekir. Sonrasında da sürekli olarak buzdolabında tutmanız kıvamı için faydalı olacaktır.

**Çikolata eritme teknikleri:

1-Ben-Marie usulü:

Küçük bir sos tenceresine bir miktar kaynar su doldurun. Su eklediğiniz kabın ağız kısmı içine çikolata koyacağınız kabın tabanından daha küçük olmalıdır. Üstte kalan kabın içerisine su geçmeyecek şekilde suyun üzerinde kalmalıdır. Üste koyduğunuz kabın içine eritmek istediğiniz çikolatayı ekleyin ve ara sıra karıştırarak erimesini bekleyin.

Çikolatanın çeşidine göre kabın kaynama ısısını ayarlamanız gerekiyor. Bitter çikolatayı eritirken ocak orta ateşte, sütlü çikolatayı eritirken biraz daha kısık bir ateşte ve beyaz çikolatayı eritirken en kısık ayarda olmalı. Çikolatayı gereğinden fazla ısıya maruz bırakırsanız pişer ve içinde pütürcükler oluşur. Hatta beyaz çikolata yüksek sıcaklığa en kötü tepkiyi verir ve eritmeden önceki halinden de katı bir hal alır.

Mikrodalga Fırında Eritme

Çikolata eritmek için diğer bir yöntem mikrodalga fırın kullanmaktır.

Çikolatayı çok küçük parçalar halinde doğradıktan sonra, hatta kalın bir kuvertür bloğu ise rendeleyebilirsiniz de, düz ve geniş bir tabağa (cam/porselen/seramik) alın ve elinizle iyice yayın.

Bitter çikolata için 80 watlık ısıda, sütlü çikolata için 50 watlık ısıda ve beyaz çikolata için 30 watlık ısıda fırını çalıştırın. Bu ısı seçeneği 1000 üzerinden gösteriliyorsa eğer fırınınızda, 800,500 ve 300 olarak verdiğim değerleri kullanabilirsiniz. Tüm çikolatalar için geçerli olmak üzere, 30 saniyelik aralıklar halinde fırını çalıştırın ve her 30 sn sonrasında tabağı dışarı alıp hafifçe karıştırın. Bu şekilde eriyene kadar devam edin. Çikolata miktarına göre bu süre uzayabilir ama kesinlikle tek seferde 1-2 dk fırını aralıksız çalıştırmayın, aksi takdirde çikolatanız yanar.

Ekşi Mayalı Foccacia Ekmeği

Ekmek sevgim aşikar; her mutfaktan ekmek denemesine açığım ki henüz paylaşacak seviyeye getiremediğim bir kaç farklı mutfaktan nefis denemelerim var. Ama İtalyan mutfağının yeri her zaman ayrıdır benim için çünkü biz gibidir; aynı malzemeleri kullanır ve güzel dokunuşlar yapar. Foccacia bu nedenle en sevdiğim ekmekler arasındadır. Son Roma seyahatinde kaldığımız evin altında bir fırın vardı (tabi bunu bilinçli olarak seçtiğim kesin :)) ve sabah beni uyandıran nefis foccacia kokusu yıllar sonra bile aklıma düştüğü anda burnuma gelir sanki…

Henüz ekşi maya ile tanışmadan önce de sıkça yapardım kuru mayalı versiyonunu. Ama ekşi mayanın tadını alınca hep onunla yapmak istiyor insan hamurunu. Bizim mutfağımıza çok uygun bir ekmek foccacia, üzerine hiç bir şey koymadan yapabileceğiniz gibi; domates, zeytin, soğan, sarımsak gibi malzemeler koyarak zenginleştirebilirsiniz. Sade haliyle pratik bir ekşi mayalı ekmek yapımı oluyor çünkü kısa sürede yapılabiliyor. Bir de yaş mayalı ve İtalyan usulü ekşi maya olmadan biraz hamuru ekşiterek yapılan versiyonunu da yapıp paylaşacağım ki ekşi maya kullanmayanlar da bu lezzetli ekmeği mutfağına katabilsin.

Bu tarif PerfectLoaf adlı bir blogtan. Orjinal tarife bu linkten ulaşabilirsiniz. Ekmek yapımı konusunda harika bilgiler var. Benim de çokça faydalandığım bir blog. Ben tarifte malzemeye hiç dokunmadım ama sadece çok az sadeleştirdim. Hamuru tamamen anlayıp işte oldu diyene kadar 4 kez yaptım ve sonunda paylaşabilecek duruma geldim.

Foccacia ile birlikte gördüğünüz mozarella ve ricotta peynirinin yapımı için de bu yazımı inceleyebilirsiniz. Foccacia yapımının kısa bir videosunu bu linkte instagram hesabımdaki videolarda izleyebilirsiniz.

Foccacia Ekmeği için Malzemeler:

  • 420 gr klasik beyaz un
  • 180 gr pizza unu veya sert ekmeklik un
  • 12 gr zeytinyağı (2 yemek kaşığı)
  • 460 ml su
  • 11 gr tuz (2 tepeleme çay kaşığı)
  • 115 gr taze ekşi maya*

*Taze ekşi maya yapımı için bir gece önceden 50 gr organik beyaz un ve 50 gr suyu karıştırıp ana mayadan 15 gr ekleyebilirsiniz. Ya da mayanızı beslediğiniz bir zamanda 115 gr ayırarak taze maya elde edebilirsiniz. Karışımı hazırladıktan sonra en az 6-7 saat geçmesi gerekecek.

Ekşi Mayalı Foccacia Ekmeği Yapımı:

  1. Zeytinyağı hariç tüm malzemeyi koyarak hamuru yoğurun.
  2. Bunun için stand mikser kullanabilirsiniz. Eğer yoksa klasik el mikserinin hamur başlığını da kullanabilirsiniz. Çünkü oldukça sulu bir hamur. Elde yoğurmak oldukça güç olabilir.
  3. Yaklaşık 10 dk yoğurmak gerekiyor hamuru. Zeytinyağını yoğurma işleminin sonuna doğru ekleyin.
  4. Ardından bir mayalanma kabına alın ve ilk 30 dk’dan sonra 30 dk aralıklarla 4 kez katlama yapın.
  5. Ardından 2 saat hiç katlama yapmadan oda sıcaklığında aynı kapta bekletin.
  6. Ardından pişireceğiniz tepsiyi iyice yağlayın hatta bolca yağlayın ve hamuru içine koyun. Bırakın hamur kendisi yayılsın.
  7. 2 saat pişeceği kabın içerisinde yayılarak mayalansın.
  8. Ardından elinizi hafifçe ıslatarak veya yağlayarak parmaklarınızla ekmeğin üzerinde delikler oluşturun. Parmaklarınız tepsinin dibine dokunsun. Delikler zaten hemen kendini toparlayacak.
  9. Ardından üzerine bolca zeytinyağı gezdirin.
  10. Eklemek istediğiniz malzemeleri koyarken mutlaka hamurun içine doğru bastırın. Böylece hem o malzemenin yanmasını önlersiniz hem de malzemenin ekmeğin içine kaynaşmasını sağlarsınız.
  11. Bu tarifte ben ortadan ikiye kesilmiş çeri domatesler ve yine aynı şekilde sadece ikiye kesilmiş siyah zeytin kullandım.
  12. Son dokunuş olarak biberiye ve kalın parçalı bir deniz tuzu ekledim.
  13. Klasik bir foccacia ekmeğinde sadece kalın tuz parçaları ve zeytinyağı olur.
  14. 230C önceden ısıtılmış fırında fansız alt üst ayarda ekmeğin üzeri iyice kızarana kadar pişirin.
  15. Fırından çıkardığınızda yine üzerine hafifçe zeytinyağı gezdirin.
  16. En güzel hali bu yeni çıkmış sıcak hali ama 10 gün boyunca buzdolabında muhafaza ederek tüketebilirsiniz.

Evde Mozarella ve Ricotta Peyniri Yapımı

Evde peynir yapmak ve bir de piyasada pek bulunmayan bir peyniri çok kısa sürede evde yapmak paha biçilmez. Üstelik piyasada bulabileceğiniz en iyi kalitede ve onun yarı fiyatından da az bir maliyetle… Taze mozarella peyniri ülkemizde son yıllarda üretilir oldu ama yine de halen üretim yapan firma veya çiftlik sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Çünkü taze peynir olduğundan raf ömrü oldukça kısa. Dolayısıyla üretim yerinden çıkıp market rafına gitmesi ve ardından süresi dolmadan tamamen satılabilmesi zor. O nedenle ulaştırma maliyetinin üzerine bir de zamanı dolan peynirlerin maliyeti eklenince üreten işletmenin yaşaması için fiyatının oldukça yüksek olması gerekiyor. Yoksa satan işletme de operasyonunu devam ettiremez. Yani daha özel marketlerde veya gurme marketlerde kap içerinde suyun içinde gördüğünüz büyük top şeklinde mozarella peynirinin fiyatı pizzada kullanmak için oldukça yüksek kalıyor. Evde yapmak istediğinizde 3 lt çiğ inek sütü ile yaklaşık 250 gr mozarella peyniri ve 150-200 gr arası ricotta peyniri elde ediyorsunuz. Tabi pizza dışında aslen kahvaltıda ya da akşamüstü menülerinde, aperatif menülerinde oldukça güzel bir seçenek oluyor. Bu arada bu üçlü yani mozarella, domates ve fesleğen İtalyan bayrağının renklerini oluşturuyormuş 🙂 Benim için de çok bu renkler hem tek başına hem de birlikte çok anlamlı oluyor.

Bu peynirleri yapmak oldukça kolay ama bir takım olmazsa olmaz malzemeler var: bir mutfak termometresi, peynir mayası ve limon tuzu. Mutfak termometresi aynı zamanda yoğurt yapımında da faydalı oluyor. Tüm bu malzemelerin maliyeti de oldukça düşük ama almak için peynir yapmaya devam etme niyetinde olmak gerekiyor.

Mozarella Peyniri İçin Malzemeler (250 gr peynir)

  • 3 lt çiğ inek sütü (pastorize süt ile değiştirilemez)
  • 1 tatlı kaşığı limon tuzu
  • 1 çay kaşığı peynir mayası
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı içme suyu

Mozarella Peyniri Yapımı:

Yapımını videoda detaylı izlemek isterseniz instagram hikayelerimde sabitlenmiş bu videoya bakabilirsiniz.

  1. Sütü bir tencereye alın
  2. Yarım çay bardağı su içerisinde 1 tk limon tuzunu eritip süte ekleyin.
  3. 20-30 sn karıştırın ve ocağa alın.
  4. 36C’ye kadar sütü ısıtın. Ocağı kapatın.
  5. Yarım çay bardağı su içerisinde 1 çay kaşığı mayayı karıştırın ve süte ekleyin.
  6. 20-30 sn karıştırın ve kapağını kapatıp 10 dk dinlenmeye bırakın.
  7. 10 dk sonra ortada bir toparlanma olacak. Onu büyük ve keskin bir bıçakla 3-4 cm genişlikte kareler olacak şekilde kesin.
  8. Ocağı tekrar açın ve bu kez 40 C’ye kadar ısıtın.
  9. Bu sırada hafifçe karıştırın.
  10. 40C’ye geldiğinde ocağı kapatın ve suyun içinde peyniri bir süzgeçle alın.
  11. Bu suyu daha sonra ricotta yapmak için kullanacağımızdan sadece peyniri içinden süzerek almak gerekiyor. Su kalsın.
  12. Peyniri hafifçe elinizle sıkın ve bir cam/metal kaba alın.
  13. Üzerine 90C’de sıcak su dökün ve 1 tatlı kaşığı tuz ekleyin.
  14. Sıcak su olduğu için elinizle peyniri yoğurmak zor olacak, o nedenle kaşıkla biraz yoğurur gibi, katlar gibi hareketler yapın suyun içinde.
  15. 1 dk sıcak suda bekledikten sonra elinizle (sıcak olduğu için eldivenle daha iyi) peyniri suyun içinden alın ve ikiye bölün.
  16. Her bir parçayı elinizle uzatıp tekrar katlayın. Bu işlemi yaklaşık 6-7 kez yapmanız gerekecek. Yaptıkça peynirin pürüzsüz hale geldiğini göreceksiniz.
  17. O noktada peyniri yuvarlak haline getirin. Yuvarlak bir kaseye alın veya streç filmle sarın. Verdiğiniz şeklin kalması için bu şekilde bir kalıba veya streç filmle baskılamaya ihtiyaç var. Eğer bir tabak içerisine ikisini de yerleştirirseniz yayılma görülecektir peynir sıcak olduğu için.
  18. Son kullandığınız tuzlu su oda sıcaklığına geldiğinde eğer kasede tutuyorsanız mozarellaları üstüne ekleyebilirsiniz. Sulu kalmasını sağlayacaktır.
  19. 1-2 saat buzdolabında dinlenmesi yeterli, servise hazır olacaktır.

Ricotta Peyniri için malzemeler: (150-200 gr)

  • 3 lt çiğ sütle yapılan mozarella peynirinin peynir altı suyu 🙂
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Süzmek için ince bir tülbent veya müslin bezi

Ricotta Peyniri Yapımı:

  1. Hiç bir şey eklemeden peynir suyunu kaynatın 95 C’ye kadar.
  2. Bu sırada su kesilecektir, küçük parçalar oluşacaktır içinde.
  3. Ardından 1 tatlı kaşığı dolusu tuzu ekleyin ve karıştırın.
  4. Oda sıcaklığına geldiğinde bir peynir süzme bezini bir süzgecin üzerine koyun ve süzgeci bir başka derin tencere üzerine oturtun. Tüm peynir suyunu dökün ve süzülmesi için en az 6 saat bekletin.
  5. Ardından süzülmüş peyniri süzme bezi üzerinden kaşıkla sıyırarak alın ve kapalı olarak muhafaza edebileceğiniz bir kaba alın. Buzdolabında 1 hafta saklayabilirsiniz.

Sorular ve Cevaplar:

Çiğ süt kullanmak tehlikeli değil mi? Hiç kaynatmadan mı kullandınız?

Evet hiç 100 C’ye getirmeden mozarellayı yaptım. Zaten pastorize olmayan taze peynirlerin özelliği bu düşük ısılarda olması. Çiğ süt çok değerli bir gıda, bir mucize belki de. Ari belgesi olan çiftliklerden, sağlıklı ineklerden elde edilen sütün, hijyenik olarak kaynağından tüketiciye ulaştırılması çok önemli. Mutlaka aldığınız çiğ sütte “Ari belgesi” olup olmadığını sorun ve mutlaka sütün kaynağını bilin. Sokak sütü ve çiğ süt özdeşleştirildiği için aklımızda hep bakteri taşıyor olmasıyla özdeşleşti ama artık çiğ süt gayri resmi olarak yani sokak sütü olarak değil markalı, paketli olarak ve hatta market ürünü olarak bile satılabiliyor. Önemli olan tüketici olarak aldığımız şeyin ne olduğuna dikkat etmemiz. Feyz Çiftliği’nden geliyor benim sütüm, yıllardır güvenle kullanıyorum. Ve Türkiye’nin en büyük, en değerli çiftliklerinden biri. Ve onun gibi başka örnekler de var. Biz tüketici olarak aldığımız ürünü sorgularsak üretici de bize en iyi kaliteyi sunmak için çabalayacaktır.

Termometrenin markası? Hiç önemli değil zaten oldukça basit bir düzenek. Benim aldığım ürünü bu linkte görebilirsiniz.

Limon tuzu yerine limon olur mu? Sütü kesmek ve lor peyniri yapmak için olur ama burada daha güçlü bir aside ihtiyaç var. Limon tuzu oldukça basit bir ve doğal bir ürün ve tüm marketlerde bulabilirsiniz.

Mayanın markası nedir? Benim kullandığım şuan için Süper Maya adında bir maya, oldukça yaygın kullanılıyor. Bir de sütçümde şırdan mayası olduğunu öğrendim, onu da alıp deneyeceğim. Denediğimde bu kısmı güncellerim. Mayayı da yine hepsibuarada’dan aldım.

Antep Fıstıklı Beyaz Çikolatalı Ganajıyla, Yumuşak Hamuruyla Nefis bir Çilekli Tart

Hala bu tartın yarısından fazlasını 2 gün içinde yediğime inanamıyorum! Ama pişman değilim, yine yapsam yine yerim 🙂 Tart hamurunun sert dokusu nedeniyle tartlara biraz mesafeliyimdir. Bu Fransız kurabiyesi hamurunu kullanarak tart tabanı yapıldığını görünce hemen ben de aklımdaki yumuşak tart dokusuna ulaşmak için denemeye karar verdim. Kıvamı tart hamuru ile kek hamuru arasında, tadı ise daha çok kek hamuruna yakın. Doku yumuşak, tat dolgun. İşte beni kendine aşık eden tarafı da bu!

Read more… →

Kara Orman Pastasında Yeni Bir Cafelontano modeli

Kara orman pastasına geçen sene bir Cafelontano dokunuşu yapmıştım; ortaya nefis bir şey çıkmıştı. (Bu linkte görebilirsiniz) Kendimi tekrarlamak yerine bu sene yeni bir şey yaratmayı hedefledim ve yeni bir oyun yaratmış oldum kendime. Yazdım, çizdim, düşündüm, hayal kurdum…Sonra kalktım, çalıştım, denedim. Ve bir gece yarısı vişneli pasta kekini fırından çıkarıp, kocaman bir gülümsemeyle uyumaya gittim.

Read more… →

Bir Cafelontano Pastası:Esmeralda

Bu pastaya ne isim vereceğimi bulamadım bir türlü. Tiramisu ile ortak yanları var ama aslında tamamına baktığımda onun çok ötesine geçmiş görünüyor. Ben biraz pastayı anlatayım, siz isim vermek isterseniz açığım önerilere…

Kakaolu keklerin her bir katını 1 ölçek espresso ile ıslattım; kahvenin bayıldığım acı tadını kekin içine aldım. Sonra keke biraz karamel sos döküp yer yer kahvenin acısının karamelin tadıyla buluşmasını sağladım. Keklerin arasına ise klasik tiramisu kremasına beyaz çikolata ekleyerek yaptığım görece daha koyu kıvamlı kremayı ekledim. Ve sonra dış kaplamayı da %70 kakao oranı olan Callebaut çikolata ile yaptım ki o acı kahve tadına o da dışarıdan destek versin diye. Ortaya böyle ince ve zarif bir görüntü ve içeride çarpışan kahve acısı ile karamel tadı çıktı. Tiramisu kreması da onları ayırmaya gelmiş gibi 🙂 Gel de isim ver şimdi böyle bir pastaya…

*** Yazıya bu şekilde başlamış ve hatta instagramda paylaşım yaparken isim önerisi sormuştum. O kadar güzel isimler geldi ki; Gizli Aşk, Espress Aşk, Acıtatlı, Karasevda… Ama yukarıdaki anlatımı tam da gözümde canlandıracak bir isim geldi bir takipçimden, Merve hanımdan; Esmeralda. Bayıldım bu isme! Hem anlatmak istediğim koyu, esmer güzelliği hem de filmdeki acı aşk hikayesini çağrıştırıyor. E tabi Paris de içinde olunca bu hikayenin işte bu dedim direk. Ve gelen tüm isimlerden anladım ki Cafelontano büyük, güzel ve sıcak bir aile olmuş instagramda. Bunu hissettiren herkese ve beni takip eden herkese sevgiyle teşekkürlerimi sunarım…

Read more… →

Vişneli ve çikolata parçalı mekikler

Bir gece ansızın gelen ilham ile mis gibi badem kokusu, vişnenin rengi, çikolatanın erimesi ile karşıma çıkan bu mekiklerden bir kaç gün sonra okuduğum kitapta Enneagram’a göre 7 numaralı tipte yani keşif ve merak peşinde olduğumu öğrenmem güzel bir tespit oldu. Enneagram ile Prof. Dr. Uğur Batı’nın kitabında tanıştım; bu çok uzun yıllardır olan bir kişilik sistemi tanımlaması diyebilirim. İnsanı tanımaya dair geliştirilmiş sistemlerden biri aslında ve dünyada en yaygın olarak kullanılanlardan biriymiş. Kitapta dahi bilim adamı Einstein’dan bir alıntı yapıyor Uğur Batı: “Kişi, olması gerektiğini düşündüğü kişiyi değil, olduğu kişiyi araştırmalıdır”. Sonra Konfüçyüs’ten devam ediyor: “Güçlü olan, zayıf yanını herkesten iyi bilendir; daha güçlü olan ise zayıf yanına hükmedebilendir” şeklinde.

Read more… →

Çikolatalı Ekler; ince bir güzellik

Günler geçiyor bir belirsizlik içinde. Bu geçirdiğimiz olağanüstü dönemin toplumları sadeliğe, doğallığa, kendine yetmeye yönelteceğini okuyorduk, konuşuyorduk karantina günlerinde. Ama yaz geldi ve neredeyse bütünüyle rafa kalktı bu düşünce.

Read more… →