Category Archives: Çikolatakolik

Pasta Serüvenimde Geldiğim En Güzel Nokta; Antep Fıstık Ezmeli Browni

Neden bu kadar uzun bir başlık seçtiğimi merak ediyor olabilirsiniz. Bu browniyi benim için özel kılan şey, işte tam da başlıkta anlatmak istediğim hissi bana vermesi oldu. Çok uzun zamandır pasta yapıyorum ve yine epey uzun bir zamandır kitap hazırlığı yapıyorum. Zor bir yol bu ama çok keyifli. Ve hep daha da iyiyi arayan bir kişi için bu yolda attığı adımları görmek çok mutlu edici. Benim için hazırladığım kitabın en özel tariflerinden biri ve hatta şuan tadı damağımda olduğu için belki de en özel tarifi diyebilirim. Neden kitap çıkmadan paylaşıyorum diye hemen aklına gelen olursa diye belirteyim; ben paylaşmak için çıktım bu yola…

Bu tarifi geliştirene kadar bir kaç farklı fıstık kullandım ve en sonuncu olan bu özel Antep fıstığı, fıstık seçimine nokta koydu. Yani diyeceğim şu ki; fıstık seçiminizi iyi yapmalısınız bu tarif için. Ve asla kavurmadan, ezme haline getirmeden koymamalısınız. Bunlar hep tecrübeyle sabitlendi çünkü. Hatta Antep’li bir arkadaşımla fıstığı kavurmadan koyup yağını karışımın içine salması mı yoksa kavurup yağını ezmeye salması daha iyi olur tartışması bile yaptık. Geldiğimiz nokta yağını ve kokusunu salana kadar bolca kavrulmuş nefis bir fıstık…

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 180 gr tereyağı
  • 150 gr bitter çikolata
  • 90 gr un
  • 140 gr toz şeker
  • 10 gr kakao
  • 100 gr Antep fıstığı
  • 3-4 tatlı kaşığı fındık yağı
  • Üzeri için yaprak veya parça halinde Antep fıstığı

Yapımı:

  1. Önce fıstık ezmesini yaparak başlayın; fıstıklar bütünse önce hafifçe kavurup kokusunu almaya başladığınızda ocaktan alıp rondoya alın ve tam toz olmayacak kadar rondodan geçirin. Tekrar tavaya alın ve bu kez iyice kokusunu alana kadar hatta hafifçe renk değiştirene kadar kavurun. Eğer toz fıstık kullanacaksanız toz fıstığı direk kavurun ve iyice kokusunu verdiğinde ocaktan alın. Ardından rondoya alın 2 tatlı kaşığı fındık yağı ilave ederek hamur kıvamına gelen kadar çekmeye devam edin. Kullandığınız fıstığın yağ oranına göre burada eklemeniz gereken yağ miktarı değişecektir. Ama bu aşamada sürülebilir kıvama yakın olarak bırakın. Browninin orta katına yaymadan önce tekrar 1-2 kaşıp ekleyip karıştırıp sürülebilir kıvama getirmek gerekecek. Önceden ilave ederseniz browniye ilave edene kadar ezme katılaşabilir, o nedenle son zamanda eklemekte fayda var. Ocakta kavurma işlemi için döküm veya granit bir tava kullanmanızı tavsiye ederim. Teknik açıklamadan ziyade farkı direk gözünüzle göreceksiniz.
  2. Brownie karışımını yapmak için önce çikolatayı mikrodalga fırında veya ben-marie usulü eritin.
  3. Aynı şekilde tereyağını da eritin.
  4. Yumurta ve şekeri bir kapta iyice çırpın. Ardından çikolata ve tereyağını ekleyin ve çırpın.
  5. Un ve kakaoyu eleyerek ekleyin ve tahta kaşık ile karıştırın.
  6. Kare bir kalıbı (22cm *22cm) pişirme kağıdı ile kaplayın.
  7. Brownie karışımının yarısını kalıba dökün.
  8. Üzerine fıstık ezmesini ince bir katman haline yayın.
  9. Bir bıçağı kalıba koyduğunuz bu karışıma daldırın ve mozaik oluşturmak üzere sağa sola, yukarı ve aşağı çizgiler çizin. Aynı işlemi üst kat karışımı ekledikten sonra da yapın.
  10. Üzerine kalan browni karışımını yayın ve en üste yaprak şeklinde antep fıstık veya parça şeklinde serpin.
  11. Önceden ısıtılmış fırında 180 C’de alt-üst fansız ayarda 23 dk pişirin.
  12. Çıkardığınızda browninin orta kısmının az pişmiş olması gerekiyor yani etrafı sert ama ortası az pişmiş görünüyor olacak. Kalıptan çıkarmadan kalıbın sıcaklığı ile pişmeye devam edecek browni, böylece daha yoğun bir kıvama sahip olacaktır. Kıvam ve pişirme süresinin idealini zamanla kendi fırınınızda bulabilirsiniz.
  13. Oda sıcaklığına geldikten sonra en az 6 saat buzdolabında bekletilmesi gerekir. Sonrasında da sürekli olarak buzdolabında tutmanız kıvamı için faydalı olacaktır.

Çilek ve Çikolatanın Tatlı Buluşması

Kitap çalışmalarımın hızının arttığı bu dönemde pasta tasarlamaktan ne kadar keyif aldığımı fark ettim. Sürekli aklımda yeni pasta oluşturma fikirleri dolaşır oldu. Ve aynı anda, açık ara hayatımı en çok etkileyen ve etkilemeye devam edecek olan kitapla tanıştım. Ve kitapta gördüm ki migren ağrılarının nedeni yaratıcı tarafı olan kişilerin bunu ortaya çıkaramamasından kaynaklanıyormuş. Sonra kendi migren geçmişime baktım ve ne göreyim; bu blogu oluşturduğum zamanlara denk gelen bir zamanda her gün aldığım migren atağını önleyen ilacı bırakmışım ve migren beni terk etmiş. Önceleri belki ayda bir veya iki kez tutan nöbetler zamanla azalmış ve artık hiç yok…

Burada yazmak için önce aklıma bir fikir düşer veya bir pasta veya bir yemek, sonra onun peşinden giderim, araştırırım, denerim, tadarım ve sonra hepsini sentezleyerek kendi versiyonumu ortaya çıkarırım. Tasarımı ayrı hayaller, fotoğraf çekimi ayrı hayaller getirir ve sonra yazarken dilimden dökülür içimdekiler. Ve tüm bunların bana nasıl iyi geldiğini, beni ne kadar mutlu ettiğini hissederim hep. Meğer aynı zamanda iyileştiriyormuş beni bu blog. Bunu fark etmiş olmak nasıl aydınlattı beni, nasıl zenginleştirdi içimi; tarifi zor. Diyeceğim o ki; biraz olsun sevdiğiniz, peşinden gitmek istediğiniz bir şey varsa gönlünüzde, hiç durmayın, düşünmeyin, başkalarını dinlemeyin, onu yapın ve çokça yapın ve sonra göreceksiniz ki şifa bulmuşsunuz, güzellik, mutluluk bulmuşsunuz.

Bu tasarım yolculuğunda pastalarda kullanmak üzere çok yoğun, çikolatalı ve hafif ıslak bir kek elde ettim. Çıkış noktamdaki devil’s food cake, varış noktamda biraz evrilmiş ve türkleşmiş olarak karışıma çıktı. Artık bir çok pasta için bu keki kullanıyorum. Aşağıdaki ölçülerle iki kek pişirip, 4 katlı bir pasta yapımı için kullanıyorum. Pasta olarak bugün vereceğim versiyon ise bu kekin çilekle buluşması ve yaz mevsiminin güzelliğine güzellik katması.

Kek için malzemeler: (2 adet 23 cm çapında kelepçeli kalıp için)

  • 150 gr toz kakao (pastacılık için kullanılan daha yoğun kakaolar olursa daha güzel olur)
  • 300 ml sıcak su
  • 4 yumurta
  • 140 gr fındık yağı *
  • 200 gr tereyağ
  • 200 gr beyaz toz şeker
  • 140 gr esmer toz şeker
  • 260 gr sulu ev yoğurdu **
  • 430 gr beyaz un
  • 1 tutam tuz
  • 1 paket kabartma tozu (10 gr)

* Pasta yapımında bitkisel yağ olarak gruplanır aslen kullanılan sıvı yağlar. Fakat ülkemizde en çok kullanılan bitkisel yağlar olan mısırözü yağı ve ayçiçek yağı artık sağlığa zararlı halde üretilir hale geldi. Özellikle mısırözü yağı GDO’lu mısırlardan üretilmesine ek olarak öz itibariyle de sağlıklı bir yağ değil. Ayçiçek yağı üretimi ise ülkemizde hızla bozuldu. Neden kimse çerez olarak aldığı çekirdeğin 50 gramına 1 TL verirken yani kabuklu çekirdeğin kilogram fiyatının 20 TL olduğunu görürken 1 lt ayçiçek yağının 10 TL’den de düşük bir fiyatta satılıyor olmasını sorgulamaz ve neden devlet buna izin verir, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu resmi gördükten sonra pasta yapımında sağlıklı bitkisel yağ olarak ne kullanmak gerek diye düşünerek fındık yağında karar kılmış durumdayım ama bir de yakın zamanda Ayvalık’tan gelen çok hafif ve kokusuz bir zeytinyağım var, bazen onu da kullanıyorum ve sonuç nefis oluyor. İlk konuya istinaden belirtmem gerekir ki en sağlıklı bitkisel yağ tabi ki zeytinyağı. Fındık yağı sanıldığının aksine çok faydalı bir yağ değil ama zararlı da değil ve de kokusuz olması nedeniyle pastacılık için çok uygun.

**Ev yoğurdu kullanmayacaksanız 1/4 oranında su kullanarak yoğurdu sulandırabilirsiniz.

Kek Yapımı:

  1. Büyükçe bir cam kase içinde kakaoya sıcak suyu ekleyin ve erimiş çikolata gibi homojen bir kıvam alana kadar karıştırın. Kekte kullanmak üzere oda sıcaklığına gelene kadar bekletin.
  2. Yumurta ve şekerleri 5 dk yüksek ayarda çırpın.
  3. Yağları ekleyip çırpmaya devam edin.
  4. Kakaolu karışımı ekleyip 2-3 dk çırpın.
  5. Yoğurdu ve tuzu ekleyin, çırpın.
  6. Un ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ilave edin ve orta hızda çırpın.
  7. Homojen bir hamur elde edene kadar çırptığınız karışımı 2 ayrı kek kalıbına aktarın veya önce birini sonra kalıp boşaldığında diğerini pişirin. Ama ilk pişen kek oda sıcaklığına gelmeden kalıptan çıkarmak keki bozacağından tek kalıpla biraz uzun bir bekleme süresi gerekebilir. Ortalama bir kekin hamur ağırlığı 1400 gr olacaktır.
  8. Keklerin her birini 180 c fansız ayarda (sadece alt üst) 25 dk pişirin.
  9. Pasta için kullanırken boşluk oluşturmaması için bu kekte kürdan testi uygulamayın. Test etmek için kekin tam orta noktasının üstüne dokunun, eğer parmak iziniz çökük kalıyorsa henüz pişmemiş demektir ama kek parmağınızı itiyorsa pişmiş demektir.
  10. Kekler oda sıcaklığına gelene kadar hatta 2 ayrı kalıp kullanıyorsanız buzdolabında bekletip pasta yapımında kullanana kadar kalıptan çıkarmayın.Pasta yapımı öncesi en az 3 saat buzdolabında beklemiş olması gerekir. Buzdolabında bekletirken mutlaka üzerini sarın, aksi takdirde hem üstü hem de içi kuruyabilir.

Bu pasta için kullanacağımız ana krema beyaz çikolatalı mousse. İç dolguya biraz hafif pişirilmiş çilek ekleyeceğiz ama aynı kremanın çilek eklenmemiş haliyle kaplama yapacağız. Çileğin pasta içerisinde olmasını isteyip bir kaç gün içinde sulanıp kötü olmasını engellemek için hafifçe pişirdim. Eğer çilek mevsimi değilse bunun yerine içinde çilek parçaları olan çilek reçeli de kullanabilirsiniz. 50-75 gr çilek reçeli yeterli olacaktır. Ben burada taze çilek kullandığım için onun burukluğunu almak ve pastaya farklı bir tat katmak için biraz da karamel sos yaptım ve ara katlara kremayı koyduktan sonra aralıklarla döktüm. Çilek reçeli kullanıldığında karamel sosa gerek kalmaz. Bir de karamel sos yerine varsa süt reçeli kullanarak değiştirebilirsiniz. Yani biraz pastanın bütününü düşünerek içindeki malzemelere nasıl dokunacağınızı ve değiştireceğinizi hesaplayabilirsiniz.

Beyaz çikolatalı mousse yapımı:

Malzemeler:

  • 600 ml krema
  • 300 gr beyaz çikolata
  • 10 gr tereyağı

Krema olarak Tikveşli marka her zaman ilk tercihim çünkü yağ oranı diğerlerine göre oldukça yüksek. Özellikle İçim’in yeni çıkan şef kremasını kesinlikle tavsiye etmem çünkü süt kremasından ziyade bitkisel yağ ile doldurulmuş, garip bir şey çıkmış ortaya. Mousse hazırlarken kullandığınız krema çok önemli çünkü temel malzeme o. Bir de yine özellikle belirtmeliyim eğer yazın yapıyorsanız bu pastayı, mutlaka kremaları 1 gün önceden buzdolabına koyun ve hatta çırpmadan önce yarım saat dondurucuda bekletin.

  1. Kremayı ve tereyağını mikser ile önce orta, sonra hızlı ayarda olmak üzere sert bir köpük kıvamı alana kadar çırpın.
  2. Yumurta akı çırpma testi gibi, çırpma kabını ters çevirdiğinizde dökülmeyecek şekilde olmalı.
  3. Ardından içine ben marie usulü veya mikrodalga fırında erittiğiniz beyaz çikolatayı ekleyin ve çırpın.
  4. Pasta için kullanmadan önce en az 6 saat buzdolabında bekletin, hatta bir gün önce yapmanız daha da iyi olur.
  5. Çilek karışımını pasta yapım aşamasında kremaya eklemek gerekiyor, önceden eklemek çileğin kremayı sulandırmasına neden olur.

Çilek sosu:

Malzemeler: 

  • 300 gr taze çilek, yıkanmış ve kurulanmış.
  • 50 gr beyaz toz şeker

Yapımı:

  1. Çileği küçük yaprak dilimler halinde doğrayın.
  2. Şeker ile birlikte bir küçük tencereye alarak kısık ateşte çilekler hafifçe ezilene kadar pişirin.
  3. Soğuması için bekletin.

Karamel Sos:

  • 100 gr beyaz toz şeker
  • 50 gr tereyağ
  • 60 gr krema

Toz şekerin tabanı kalın olan bir tavada (granit veya döküm) orta ateşte, sürekli karıştırarak erimesini sağlayın.

Rengi hafifçe koyulaşmaya başladığında tereyağını küçük parçalar olarak kesip üzerine ilave edin ve karıştırın.

Ardından kremayı ilave edin ev karışım homojen olduktan sonra sadece 1 dk kaynatıp ocaktan alın.

**Karamel sosu,  sıcakken küçük kavanozlara koyup sıkıca kapatıp, kavanozu ters çevirerek uzun zaman saklayabilirsiniz. Yalnız kavanozu açtığınızda en fazla 10 gün kullanabilirsiniz.

Pastanın Yapımı:

Pasta oluşturmanın püf noktaları ile başlayalım:

  • Tüm malzemeler önceden hazırlanmış ve soğutulmuş olmalı.
  • Orta katlar için kullanılacak krema ve malzemeler, kat sayısı kadar eşit olarak bölünerek ayrı kaplarda tutulmalı.
  • Çok sıcak havalarda çalışılan kat dışındaki malzemeler buzdolabında tutulmalı.
  • Keki kesmek için kek kesme teli kullanılmalı.
  • Üzerinde çalışılacak yuvarlak ev hareket ettirilebilen bir zemin olmalı. Bir pasta standı olabilir veya bir pasta koyulan taban olabilir. Eğer direk tezgah üzerinde çalışılacaksa en azından ilk katın altına kenarlardan taşmayacak şekilde fırın kağıdı koyularak, pastanın hareket etmesi sağlanabilir.

Keklerden ikişer kat elde ediliyor. Bunun için pasta kesme telinin ilk sırasını kullanıp kekin en altından başlamanız gerekir.En alttan bir kat kestikten sonra üst katı yavaş bir hareketle alıp başka bir alana yine altı zemine gelecek şekilde yerleştirin ve yeni katı zeminden itibaren kesin. Böylece kekin üst kısmında pişerken oluşan deformasyon katların dışında kalacak ve 2 pürüzsüz kat elde edilmiş olacak. Katların eşit kalınlıkla olması pasta için çok önemli.

Beyaz çikolatalı musu 4 eşit parçaya bölün. Her biri 225 gr olacak şekilde tartıp ayrı kaselere alın.

Çilek sosunun suyunu süzdükten sonra kalanı eşit parçaya bölün ve tek tek 3 beyaz çikolatalı musa ekleyin.

Ekledikten sonra hafifçe karıştırın ki hafif bir mozaik görüntüsü olsun, yer yer beyaz, yer yer çilek kırmızısı şeklinde.

Keklerden 2 tabandan birini pasta tabanı olarak diğerini de en üst kat olarak kullanın.

Tabanı çalışacağınız tezgaha yerleştirin.

Yumurta fırçası ile üzerini hafifçe süpürün ki kırıntılar varsa temizlensin. Eğer kalırsa kremaya karışıp hem görüntüyü hem de tadı bozar.

İlk katın üzerine çilekli musu ekleyip her tarafına eşit miktarda dağılana kadar yayın. Pastanın katlarını yerleştirdikçe bir baskı oluşacağından ve bu baskı kremayı kenarlara doğru iteceğinden kenardaki krema ortaya göre biraz daha az olsun. Ama mutlaka kenarı kaplasın.

Üzerine 5-6 tatlı kaşığı karamel sosunu gezdirin.

Diğer 2 katı da aynı şekilde yerleştirdikten sonra son katı koyun.

Üzerini yumurta fırçası ile süpürün. Özellikle en üst kat için bu süpürme işlemi çok önemli.

En üst katı yerleştirdikten sonra yanlardan pastanın katlarının görüntüsüne bakın.

Boşluklar varsa önce buraları doldurun. Ardından çok ince bir tabaka musu sadece yanları kaplamak için kullanın ve soğuyup biraz katların birbirini tutması için 30 dk buzdolabında bekletin. Bu bekletme sürecini geçebilirsiniz eğer zamanınız yoksa, olmazsa olmaz değil ama güzel bir kaplama için bence şart.

Dolaptan çıkardıktan sonra önce üst kısmı musu yayarak yumuşak ama aynıu zamanda seri hareketlerle kaplayın. Kullandığınız bıçağı sık sık yenileyin ki krema bulaşan bıçak görüntüyü bozmasın.

Üst tarafı düzelttikten sonra yanları kaplayın; küçük küçük ve yumuşak hareketlerle. Ben bu kaplama işini resim yapmaya benzetiyorum. Sanatsal bir özen ve de bir keyif anı bu benim için. Tabi deneyimim az olduğu dönemlerde biraz stresli oluyordu ama zamanla ve denedikçe artık çok kolay bir iş haline geldi.

Süslemek için küçük çilekleri bütün olarak kullanabilirsiniz. Ben çilekleri yeşil saplarıyla kullanmayı sevdiğim için yanına yeşili bütünleyecek şam fıstığını ekliyorum ama sizin tercihiniz sizin zevkinize kalmış.

Pastayı en az 1 gece buzdolabında bekletmenizde fayda var. Tüm katlar ve malzemeler bir uyumda birleşip ortaya güzel bir tat çıkarana kadar sabretmek gerek… Çiğ krema kullanıldığı için mutlaka hep buzdolabında saklamalı ve 3-4 gün içinde tüketilmeli.

Afiyet olsun…

Nostaljik Pasta; Çikolatalı ve Muzlu Rulo Pasta

Evet benim nostaljim de tabi ki pasta ile oluyor…

Çocukluğuna ait bir tat alınca hemen ona geri dönüveriyor insan. Bunun tabi ki psikolojide çağrışım ile hatırlama şeklinde bilimsel bir açıklaması var ama ben konunun daha çok tat kısmındayım. Çocukluğumun tatlarını çok özlüyorum ve böyle bir an, bir şekilde tadınca bir anda çocukluğuma dönüyorum. Kendi çocukluk anılarımı ve tatlarını hatırladıkça şuan evimizin fındık faresi olan Bahar’ın çocukluğuna dair tatları oluşturduğumun da farkına varıyorum. Bir de bu açıdan bakıyorum onun yediklerine veya evdeki yeme içme ritüellerine. Mesela fırından yükselen tarçın kokusu ile fırının başında beklediğini, çikolatalı pasta yaparken işim bittiğinde kremanın kabında kalan çikolatayı parmaklarıyla yediğini, fırından çıkan mis kokulu ekşi mayalı ekmeğe sarıldığını, ve bunun gibi daha bir çok anı biriktirdiğini görüyorum. Bana mutlu ve lezzetli bir çocukluk yaşatan annem gibi olmak istiyorum ben de onun anılarında…

Read more… →

Kakaolu Fındık Ezmesi

Doğal olanı arayıp bulmak ve beraberinde doğal lezzeti yakalamak bu aralar odak alanım oldu. Tabi asıl odağım daha çok kitabım ama kitap tariflerim ile doğal tariflerim uyuştuğu için her şey yolunda. Ben bir şey yaparken mutlaka “neden” diye soruyorum, “neye yarayacak” veya “ne fark katacak bu yaptığım” diye. Böylece önceden yapılanı yapmaktan uzak, fayda ve fark yaratan işler çıkartmaya çalışıyorum.

Hazır kakaolu fındık kremalarında devam eden kanserojen palm yağı tartışması ve tabi bununla kalmayıp bir çoğunda başka maddelerin de olması, çocuk sahibi ve doğal lezzet arayışı olan bir blogger olarak beni harekete geçirdi. Bizim evde her zaman bir çikolatalı tatlı olduğundan ve kahvaltıdan sonra kahve ile yendiğinden kahvaltıda pek tatlı aramam. Ama nutellayı çok seven yiğenlerim misafir olarak geldiklerinde alabileceğim bir fındık kreması var mı diye markette bakındım ama maalesef içindekileri okuyunca onlara bunu yedirmeye içim el vermedi. Bunun üzerine biraz araştırma ve biraz da deneme yaptıktan sonra istediğim kıvamda ve lezzette bir çikolatalı fındık kreması elde ettim. Tabi onların ziyaretine yetişmedi ama artık bir dahaki ziyarette hazırlıklıyım 🙂

Malzemeler:(2 küçük kavanoz)

  • 40 gr tuzsuz badem
  • 160 gr çiğ fınfık
  • 400 ml tam yağlı süt
  • 40 gr bal
  • 1 tutam tuz
  • 170 gr bitter çikolata
  • 140 gr sütlü çikolata

Kıvamını beğendiğim tüm tariflerde süt tozu kullanılıyor ama ben doğallıktan çıkmamak için eklemedim. Doğal olan bir süt tozu yani gerçek sütün kurutulması ile elde edilen bir süt tozu bulursam onunla da deneyeceğim. Kıvamı aslında fotoğraflarda görünenden daha akışkan. Özellikle ilk yapıldığında çok sıvı olduğunu görünce şaşırmayın, soğudukça kıvam alacak. Ve buzdolabından çıkardığınızda direk sürülebilir kıvamda olacak. Hatta biraz erken çıkarırsanız daha kolay sürülen bir kıvam elde edebilirsiniz. Bir de fındığı toz haline getirmek için mutfak robotu yeterli gelmezse yani fındık parçaları sizi rahatsız ederse fındığı toz halinde satın alabilirsiniz ya da ilk yaptığınız anda sıvı halinde ince bir süzgeçten geçirip parça fındıkları dışarıda bırakabilirsiniz. Bir de önemli not olarak eklemeliyim; buzdolabında sadece 1 hafta süreyle saklayabilirsiniz. O nedenle tarifi yarım ölçek olarak da uygulayabilirsiniz.

Yapımı:

  1. 180 C fırında fındıkları ve bademleri kavurun. Ama birbirlerine karıştırmayın ki fındıkların kabuğunu ayıklamak kolay olsun. Eğer yarım ölçek yapacaksanız büyükçe bir tavada ocakta sürekli karıştırarak da kavrulmasını sağlayabilirsiniz.
  2. Bu sırada süte balı ve tuzu ekleyip orta ateşte kaynama noktasına gelene kadar karıştırın ve kaynadığı anda ocaktan alın.
  3. Çikolataları ben marie usulü veya mikrodalga fırında eritin. Eritme konusunda detaylı bilgi için çikolata yapımı yazısını okumanızı tavsiye ederim.
  4. Kabuklarını soyduğunuz fındıkları ve kavrulmuş bademleri bir mutfak robotuna alın. Halen hafif sıcakken bunu yapmanız gerekir ki fındık ve badem yağını salabilsin.
  5. Fındıklar ve tabi bademler toz haline gelene kadar robotu çalıştırmaya devam edin ve ardından çikolatayı ekleyin.1-2 dk daha robotu çalıştırın ve ardından süt karışımını ekleyin.
  6. Homojen bir karışım elde edene kadar robotu çalıştırmaya devam edin ve karışımı 2 küçük kavanoza koyup oda sıcaklığına geldiğinde buzdolabına kaldırın.

Çok kısa sürede ve içinde ne olduğunu bilerek elde edeceğiniz bu kakaolu fındık kremasını çocuklarınıza gönül rahatlığıyla yedirebilirsiniz. Tabi sadece çocuklar için değil çikolatakolik anneler de yiyebilir 🙂

Sadeliğin Güzelliği

Sadelik kavramı, ben kendimi bildim bileli hep hayatımda! Ama önemini ve hatta güzelliğini son senelerde daha bir hisseder oldum. Çünkü kendimi sadelik teması üzerinde kurulan bir hayat içinde farklı ilgi alanlarının ortak noktasında görüyorum. Belli bir sıra veya olması gereken stepler olarak asla planlamadım ama bir de baktım ki; yogaya olan ilgim ve pratiğim günden güne artıyor, kitaplarımda hep “zen” geçiyor, evde ve günlük hayatımda hep bir minimalist düzenleme süreci devam ediyor. Yemek alanında ise slow food ve doğaya saygılı bir ekolojik beslenme biçimi ile kendini gösteriyor bu sadelik. Ve tabi bir de kafamın içini sadeleştirmeme yardımcı olan “farkındalık” (mindfullness) kavramı var artık hayatımda. Öyle ki bazen tek başıma yemek yerken bir meditasyon anı içinde oluyorum. Bazen de bir budist rahipten okuduğum; her baktığın şeye ilk kez görüyormuş gibi bak lafından yola çıkarak her gün gittiğim ofis yolunda muhteşem güzellikler görüyorum. Yani sadeliği hem manevi hem de maddi hayatımda bir tutkuyla hissediyorum ve bundan çok keyif alıyorum. (Bu konuda daha fazla okumak isteyenler için çok sevdiğim bir yazarı tavsiye edebilirim;Leo Babauta)

Read more… →

Üç çikolatalı kurabiye ve evde büyümekte olan bir minik kurabiye canavarı


“Üç çikolatalı” ile başlayan isimler bana her zaman çekici gelir. Ben de buradan yola çıkarak oldukça çekici, nefis bir kurabiye tasarlamaya çalıştım. Starbucks kurabiyemin başarısı mı yoksa ünü mü desem artık, bu kadar yayılmışken başka bir kurabiye üretmek zorlu bir işti ama zor olduğu kadar da keyifli tabiki. Birkaç denemenin ardından istediğim kıvama ve tada ulaşmış olmaktan mutluyum ama aynı zamanda bu durumdan benim kadar mutlu olan bir minik de var evde. Rafine şekerden uzak tutuyorum aslında kendisi genel olarak ama fırında kurabiyelerin pişmesini izlerken yüzündeki ifadeye bayılıyorum. Ve tabi eve yayılan mis kokunun ardından o taze kurabiyeyi tattığı zaman beğendiğini anlatmak için mutluluktan sallanması beni benden alıyor. Evde bir kurabiye canavarı büyütüyor olabilirim ama bu minik canavar bu tatlar ve kokular ile büyüdüğünde muhtemelen hem çok lezzetli çocukluk anılarına sahip olacak, hem de çok güzel bir damak tadı olacak.

Malzemeler: 20 adet kurabiye

  • 125 gr tereyağ
  • 1 yumurta
  • 90 gr bitter çikolata (küçük parçalar halinde doğranmış)
  • 90 gr sütlü çikolata (küçük parçalar halinde doğranmış)
  • 90 gr beyaz çikolata (küçük parçalar halinde doğranmış)
  • 70 gr esmer toz şeker
  • 50 gr fındık (toz halinde çekilmiş)
  • 190 gr un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Yapımı:

  1. Bir tahta kaşık ile tereyağ ve şekeri karıştırın.
  2. Yumurtayı ekleyip hafifçe çırpın.
  3. Un ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin ve yoğurun.
  4. Fındığı ekledikten sonra hafifçe 1 dk daha yoğurun.
  5. Tüm çikolataları ekleyin ve sadece homojen bir dağılım elde edene kadar karıştırın, fazla yoğurmayın ki çikolatalar erimesin.
  6. Hamuru 10 dk buzdolabında bekletin.
  7. Hamurun kıvamı şekil vermeye daha uygun olacaktır buzdolabında beklediğinde.
  8. Hamuru ceviz büyüklüğünde 20 parçaya ayırın ve her birini yuvarlayı avucunuzun içi ile bastırarak 3-4 cm genişliğinde daireler yapın.
  9. Şekil verdikten sonra kurabiyeleri 30 dk dondurucuda bekletin.
  10. 160 C önceden ısıtılmış fırında turbo ayarda 12 dk pişirin.
  11. Pişirme süresinin sonunda fırında hiç bekletmeden çıkarın ve piştiği tepside bırakarak çekmesini bekleyin.
  12. Çıkardığınızda pişmemiş görünmesine aldanmayın çünkü her kurabiyede olduğu gibi bunda da pişirme süresi çok önemli.
  13. Kurabiye oda sıcaklığına geldiğinde yani yaklaşık 30 dk sonra servise hazır olacaktır

uc-cikolatali-kurabiye-2

Hindistan cevizi dolgulu bitter çikolata barları

evyapimicocostarSanırım hindistan cevizi sevgim blogu komple ele geçirecek yakında! Bu tarifin çıkış noktası aslında eşimin yaklaşan doğum günü için pasta tasarlıyor olmam. Hayalimde yoğun hindistan cevizi tadı olan bir pasta dolgu kreması oluşturmak vardı. Onun için aklımda hep cocostar veya bounty çikolatanın iç dolgusu vardı. O nedenle önce oradan başladım konuya ve bu tarife rastladım. Denedim ve bayıldım. Bundan sonrası, bu dolgudan yola çıkarak kendi pasta dolgumu ve pastanın geri kalanını oluşturmak. Bu tarif de artık içindeki katkı maddeleri, soya lesitini ve bilinmeyen bir sürü madde nedeniyle marketten çikolata alamayan ben ve benim gibiler için nefis bir seçenek olarak burada yerini alsın.

Read more… →

Bol çikolatalı kurabiye

3ii
Bazen öyle basit bir kurabiye yapmak istersiniz; birkaç malzeme koyup yoğurayım, hemen pişireyim, bir de bakayım servise hazır olsun… Bu seviyeye kadar bu isteklere uyan çok tarif var ama ben bu isteğin biraz ötesine geçip bu sade tarifle, kurabiyeyi tadan kişiyi şaşırtmayı hatta tadını nasıl tarif edeceğini bilemeyip deyimler uydurmalarını isterim 🙂 Nitekim bu kurabiye için duyduğum çok orijinal sözler oldu.

Read more… →

Çikolatanın Zarafeti; Bol çikolatalı bir pasta

Bol Çikolatalı pasta 1

Öncelikle uyarmam gerekir ki bu pasta toplam 730 gr çikolata içeriyor!

Pasta kitabım için yaptığım bu pastaya halen isim verememiş olsam da tarifi şimdiden paylaşmak istedim. Artık ismini de ilk kez kitapta yayınlamış olurum. Biraz uzun zaman aldığını kabul ediyorum ve hatta biraz zor olduğunu da. Ama çikolata ile uğraşmaktan, ellerime ve hatta yüzüme çikolata bulaşmış olarak pasta kaplamaktan çok zevk aldığımı da itiraf etmeliyim. Ve sonra ilk dilim kesildiğinde o içindeki zarafet büyük bir hayranlık uyandırıyor bende.

Yapımı için 2 gün gerekebilir, 1 gün keki yapıp, ertesi gün de kremaları hazırlayıp pastaya şekil vermek olarak. Tabi aynı gün sabah erken saatte keki yapıp soğumasını sağlarsanız ve kremaları da soğutursanız 5-6 saat sonra pasta haline getirebilirsiniz. Ve tabi her halükarda yemek için pastayı oluşturduktan sonra en az 1 gün buzdolabında bekletmeniz gerekecek. Ve göreceksiniz ki bekledikçe tadı daha da güzelleşecek.

Read more… →