Archives

Çilekli ve Çikolatalı Çıplak Pasta

Minik güzelliğimin 5. yaş gününe özel olarak, ismi gibi Bahar’ın en güzel meyvesini kullanarak yaptım. Aslında özel bir gün pastası için deneme yapmak riskli oluyor ama bir yandan da bu güzel güne özel bir tasarım yapmak beni heyecanlandırıyor.

Pastanın görsel şovu çok emek gerektirdiği hissini uyandırabilir ama aslında oldukça kolay bir pasta olduğunu söyleyebilirim. Malzemeleri ve yapımı anlatacağım önce, ardından da nasıl uyarlamalar yapabilirsiniz veya uygulama anında olası sorular neler olur, onları yazacağım. Malzemeleri bardak/kaşık hesabına çevirmek için buradaki tabloya bakabilirsiniz.

Pastanın yapımıyla ilgili videoları buraya tıklayarak instagram hesabımda izleyebilirsiniz.

Ve önemli başka bir konuya gelelim; tarifin başrolünde yıllardır vazgeçilmezim Callebaut çikolata var. Beyaz çikolata, sütlü çikolata, kakao ve bitter çeşitleri mevcut. En çok kullandığım bitter kuvertür çeşidi ise 811 numaralı versiyonu. Buradan direk internet satışına bağlanabilirsiniz. Dilerseniz daha uygun fiyatlarda Metro marketlerde bulabilirsiniz.

Başroldeki diğer malzeme: 1 kg çilek

Kek için malzemeler (3 katlı tek bir kek)

*3 adet yumurta *150 gr toz şeker *1 çay kaşığı vanilya özütü *85 gr un *1/2 paket kabartma tozu *15 gr toz kakao *100 gr sütlü çikolata *100 gr bitter çikolata *50 gr sulu ev yoğurdu (hafif çırpılmış) *75 gr fındık yağı *20 cm çapında 1 adet kelepçeli kalıp veya halka kalıp

Yapılışı:

Çikolatayı benmari usulü veya mikrodalga fırında eritin ve oda sıcaklığına gelene kadar bekletin.

Bu sırada yumurta, şeker ve vanilya özütünü krema haline gelene kadar çırpın. Karışıma sırasıyla eritilmiş çikolatayı, yağ ve yoğurdu ekleyerek iyice çırpın. Kabartma tozu, un ve kakaoyu ekleyerek karıştırmaya devam edin.

Tabanına yağlı kağıt serdiğiniz kalıba dökün. 180 °C’de önceden ısıtılmış fırında fansız ayarda 30-35 dk pişirin. Fazla pişirmek keki kurutur, az pişirmek tat olarak daha yoğun yapar ama pastayı oluştururken dengeyi bozabilir. Kekten kürdanın tamamen kuru çıkmasını beklemeyin, üzerinde çatlaklar oluşmaya başladıktan sonra orta kısmına elinizle dokunduğunuzda piştiğini hissediyorsanız ve elinizi çektiğinizde kek toparlanıyorsa pişmiş demektir. Oda sıcaklığına geldiğinde en az 2 saat buzdolabında bekletilmeli. En ideali aslında kekin bir gece buzdolabında kalması diyebiliriz. Kullanmadan önce mutlaka buzdolabında olsun, çıkarır çıkarmaz kesme işlemini yapmak gerek. Pasta yapımına başlamadan önce keki kesip hangi katları nerede kullanacağınıza karar vermeniz iyi olacaktır.

Çikolatalı Pastacı Kreması için malzemeler::

  • 500 ml süt
  • 3 yumurta sarısı
  • 1 tam yumurta
  • 80 gr toz şeker
  • 30 gr kakao
  • 25 gr buğday nişastası
  • 30 gr tereyağ
  • 180 gr bitter çikolata

Yapımı:

  1. Sütü orta büyüklükte bir tencereye alın ve orta ısıda hafifçe kaynama noktasına gelene kadar bekletin. Bir kaç baloncuk oluştuğunda ocağı kapatın ve beklemeye alın.
  2. Süt beklerken ayrı bir yerde şeker, yumurta ve yumurta sarılarını, nişastayı, kakaoyu ve tuzu çırpın.
  3. Sütün yarısını yumurtalı karışıma sürekli karıştırarak ekleyin ve iyice çırpın. Ardından diğer yarısını da ekleyerek 1-2 dk daha orta ayarda çırpın.
  4. Karışımı sütü kaynattığınız tencereye alın ve orta ısıda sürekli karıştırarak pişirmeye başlayın.
  5. Karışım 2-5 dk içinde kalınlaşmaya başlayacak ve küçük baloncuklar oluşacaktır. İlk baloncuklar oluştuğunda çikolatayı karışıma ekleyin ve sürekli karıştırarak çikolatanın erimesini ve karışımın iyice homojen olmasını sağlayın.
  6. Çikolatalar tamamen eridiğinde ve yine baloncuklar oluşmaya başladığında ocağı kapatın ve tereyağı ekleyerek yine karıştırmaya devam edin.
  7. Tereyağını karışıma tamamen yedirdiğinizde ve homojen bir karışım elde ettiğinizde cam bir kaseye boşaltın. Üzerini streç film ile kapatın ama streç filmin kremaya dokunacak şekilde üzerini kaplaması gerekiyor ki üzerinde kabuk oluşturup ertesi gün kullanmak istediğinizde kabuk içinde parçalar halinde ağza gelmesin.
  8. Kremayı oda sıcaklığına geldiğinde buzdolabına kaldırın ve en az 4 saat bekletin. Mümkünse bir gün önceden yaparak bir gece bekletin.

Çikolatalı Sos için malzemeler:

  • 60 gr tereyağ
  • 170 gr çikolata
  • 80 ml krema
  • 1 tatlı kaşığı bal

Yapımı:

  • Çikolatayı ve tereyağı benmari usulü eritin.
  • Kremayı ve balı orta ısıda ocakta kenarlardan baloncuklar oluşana kadar ısıtın.
  • Eriyen çikolata ve tereyağ karışımına kremayı ekleyin ve homojen olana kadar karıştırın.
  • Sosu akışkan halde kullanacağımız için pastayı birleştirmeye başlamadan hemen önce hazırlamanız gerekiyor.

Çilekli ve Çikolatalı Çıplak Pastanın Birleştirilmesi

Çilekleri hafifçe yıkayıp bir mutfak kağıdının üzerinde iyice kurutun. Ara katlarda kullanmak üzere yaklaşık 600 gr çileği ayıklayıp hepsi aynı yükseklikte olacak şekilde ortadan kesin. Aynı yükseklikte olması pastanın ara katındaki duruşunu sağlamlaştırmak için gerekli.

Üst süsleme için daha küçük ve en güzel olanları seçin ve yeşil uçlarıyla birlikte kesin. Yine hepsinin yüksekliğinin aynı olmasına dikkat edin. Toplam 1 kg çilek aslında kullanılmıyor fakat en güzel çilekleri içinden seçip almak gerektiğinde biraz fire verecek miktarda almakta fayda var.

Keki 3 kat elde edecek şekilde kesme teli veya büyük bir bıçakla kesin.

Çikolatalı pastacı kremasını her bir katta kekin üzerine yayıp üzerine çilekleri koyduktan sonra tekrar üzerine yaymak gerekiyor. Son olarak en üst kattaki keke bir sıra halinde koyulacak. Bu durumda krema 5 eşit parçaya bölünerek işlenmeli ki hem katlar arası görüntü düzgün olsun hem de birleştirme işlemi sırasında kötü sürprizler olmasın.

Bu örnekte çikolatalı pastacı kreması 880 gr geldi, onu 5’e bölerek her seferinde o ağırlıkta yani 170 gr kremayı bir kasede tartıp sıkma torbasına koydum. Tamamını tek seferde torbaya koyarsanız ne kadar sıktığınızı fark etmezsiniz.

Tabanı yerleştirdikten sonra ilk kremayı sıkarak yayın. Burada sıkma torbası tamamen işlemi kolaylaştırmak ve dışarıda görünen parçayı şekillendirmek için. Onun yerine direk bıçak veya spatula ile de yaymanız mümkün.

İlk kat çikolatalı pastacı kremasının üzerine kenarlarda kalan çileklerin iç yüzeyi kremaya bakacak şekilde ve pasta kenarına çileğin baş kısmı gelecek şekilde yerleştirin. İç kısımlarda istediğiniz gibi yerleştirme yapabilirsiniz. Tüm katı çilekle kaplayın.

Ardından tekrar 1/5 çikolatalı pastacı kremasını çileklerin üstüne sıkın. Burada sıkma poşeti gerekli ama eğer yoksa bıçakla azar azar koyarak ve çileklere kuvvet uygulamadan yayabilirsiniz.

Kremayı çileklerin üzerini tamamen kaplayacak şekilde sıktıktan/yaydıktan sonra çikolata sosunda 3 yemek kaşığı kadar miktarını üzerine gezdirebilirsiniz.

İkinci kat keki üzerine koyun ve ilk kat için yaptığınız işlemin aynısını yapıp üçüncü kat keki yerleştirin.

En üst kat olan bu kata yine kremayı sıkabilir ve ardından yayabilirsiniz veya direk yayabilirsiniz.

Ardından üzerine sadece kenarlara gelecek şekilde çilekleri fotoğraflarda gördüğünüz şekilde yerleştirin.

Ardından çikolatalı sosu önce ortada boş kalan kısmı kaplayacak şekilde dökün, ardından çileklerin arasından aşağı akacak şekilde dökün.

Pastanız servise hazır!

Olası sorular ve cevaplar:

Kalıp olarak başka hangi boyutları kullanabilirim, değiştirirsem ne yapmam gerekir?

18-21 cm arasındaki tüm kalıplarda aynen tarifi uygulayabilirsiniz. 22-25 cm çapında bir kalıp kullanacaksanız ondan 3 kat kek çıkmaz; ya sadece 2 kat olarak yapacaksınız ya da kekin malzemelerini 1,5 kat olarak ayarlayıp 3 kat kek elde edeceksiniz. Bu durumda pişirme süresi uzar, iyi gözlemlemeniz gerekir. Keki 22-25 cm ve 1,5 kat ölçüde yaptığınızda kremalarda bir değişiklik yapmanıza gerek kalmaz ama çilek miktarı artabilir.

Servis yapılacağı gün mü daha önce mi hazırlanmalı?

Kek ve kremayı bir gün önce hazırlayıp pastanın birleşmesini servis yapılacak güne bırakmanız en ideal durumdur. Ama bir gün önce birleştirip ertesi gün sadece üst süsleme de yapabilirsiniz. Fakat o zaman sos donmuş olacaktır oda sıcaklığında streç filmle sarılı olarak sakladığınızda. Benmari usulü hafifçe ısıtmanız gerekir sosu.

Pastanın saklama süresi nedir?

Çileklerin hepsi çok diri ve çok tazeyse 2-3 gün saklanabilir. Ama çilekler sulandığı için ilk gün veya 2 gün içinde yemek daha iyi olur. Çileklerin yıkandıktan sonra iyice kurutulması da bu nedenle önemlidir.

Çilek yerine frambuaz/vişne kullanabilir miyim?

Önemli olan üstüne gelecek olan keki tutma gücü olan sertlikte olması. Dolayısıyla taze vişne ile olabilir ama dondurulmuş vişne ile olamaz diye düşünüyorum ama denemeden de kesin hüküm vermemek lazım.

Çikolatalı pastacı kreması yerine sade pastacı kreması kullanabilir miyim?

Evet olabilir. Tarif için buraya bakabilirsiniz.

Yeni pastam; Karamel Rüyası!

Kitapta beni en çok heyecanlandıran bölüm şüphesiz pasta bölümü. Çünkü bana en çok hayal kurduran bölüm bu. Tasarım yapmak için oturup uzun uzun düşünüyorum, yazıyorum, hatta çiziyorum. 15 pasta tarifi var bu bölümde; 2 tanesi henüz son halini alamadı. Diğerleri artık benim gözümde en güzel seviyeye çıktı. Blogta paylaşmak biraz daha geriden gidiyor pastaları çünkü çok uzun tarifler bunlar hep.

Bu sefer sözü fazla uzatmayacağım ve “karamel rüyası” adını verdiğim bu pastadan biraz bahsedip uzun tarife geçeceğim. Klasik krokanlı pastayı biraz değiştirmek amacıyla oluşturdum bu tarifi. Keki, benim iki favori çikolatalı kekimden görece şekersiz olanı. Bu çok ünlü bir Amerikan keki aslında. Ben sadece onu biraz türkleştirdim; yani butter milk yerine yoğurt kullandım. Malzemeleri de biraz bizim mutfaklarımıza uyarladım. Böylece Türkleştirilmiş bir Devil’s Food Cake elde ettim. Favori ara kremam olan çikolatalı mousse’u (mus) kullandım ama içine krokan dışında bir de karamel parçaları ekledim. Karameli dondurup minik parçalar halinde doğrayıp musa ilave edince pastanın ara katlarında yer yer erimiş karameller oluştu. Ama bununla yetinmeyip üstüne döktüğüm ganajın üstüne de karamel döktüm. Böylece bol karamelli nefis bir pasta çıktı ortaya.

Read more… →

Çikolatanın en çarpıcı hali; Puding!

Yeni yılın ilk yazısının sorumluluğuyla başlıyorum önce yazıya; geçen yıl ekmekti konusu, bu yıl çikolata… Birisi bereketin simgesi diğeri ise keyfin. Genel olarak zor bir yıl oldu benim için 2017; kendimle çeliştiğim alanlarda mücadele ettiğim, bazı sorumlulukları yerine getirmek için kendimden ödün vermek zorunda kaldığım, nedenini anlasam da aslen anlam veremediğim bir savaşının içinde kaldığım…

Öte yandan 2017 benim için kendimde gördüğüm, hissettiğim en güzel değişimleri yaşadığım bir yıl oldu. Manevi yolculuğumda en çok yol kat ettiğim yıl belki de. Hayatımı, beni ve ruh halimi en çok etkileyen üç şey var öğrendiğim bu yıl; kabul etmek, anda olabilmek ve kendini akışa bırakabilmek.

Yılı bitirirken biraz yıl sonu muhasebesi yaptım önce. Kasım’da son bir tempo ile hedeflere ulaşmaya çalıştım yine ama olmadı sanki. Kesin planlar yapmayı bırakmıştım çünkü ben; bahar aylarıydı sanırım; daha önce de bahsettiğim minimalist yazar Leo Babauta’nın bir yazısıyla aradığımı bulduğumu düşünüp, bir anda aydınlandığım zaman. (İngilizce olarak yazıyı buradan okuyabilirsiniz) Yazdıklarından çıkardığım ya da kendime aldıklarım:

Kendime belli tarihlerde ulaşılması gereken hedefler koymak yerine peşinden koşmak istediğim veya keyif aldığım şeyleri yapmalıyım. Her sabah kalktığımda yapmak istediğim bir şey varsa eğer, zaten onu yaptığımda onunla ilgili bir hedefim varsa o da bunun doğal sonucu olarak gelir. Bunu ilk uyguladığım konu ise kadınların en favori konusu olan “kilo verme” konusuydu. Ekim ayında mart sonunda ulaşacağım kiloyu bile yazmış plan yapmıştım ama nisan ayında bu yazıyı okurken mart hedefimden çok uzakta bir yerdeydim. Tutmamıştı planım çünkü keyif almıyordum durumdan; ulaşmaya çalışıyordum sadece o rakama. Yani mutluluk vaadi gelecekteydi ama ben bugünde yaşıyordum, bu yüzden de tutmuyordu. Sonra hedefimi iptal edip beni mutlu eden hafif hissetme duygusunun peşinden gittim. Artık gram hesabı değil de hafif hissetmenin yollarını düşünüyordum ve keyif alıyordum. Günlük yeme içme alışkanlıklarımı değiştirdim ve kısa zamanda o hedeflediğim kilonun da altına çok sağlıklı bir şekilde indim; üstelik keyif alarak. Ve en güzeli bu hafiflik hissinden aldığım keyif nedeniyle de hep hafif olmaya devam ediyorum.

İkinci en önemli çıkarsamam ise; kontrol etmekten vazgeçmek ve doğal olarak geleni kabul etmek oldu! İşte bu beni zihnen en çok rahatlatan değişim oldu. Artık geleni kabul ediyorum; kötü de olsa içinde mutlaka bir mesaj buluyorum veya en önemlisi içinde mutlaka iyi bir şey buluyorum. Öyle ki bakıcımızın sağlık problemi nedeniyle 3 hafta işe gelemeyecek olduğunu öğrendiğimde önce çok sert bir dirençle karşılaştım zihnimde; nasıl yaparız hem çalışıp hem de bu kadar işin üstesinden nasıl geliriz diye büyük bir strese düşmüştüm ama sonra durumun tam da yukarıda bahsettiğim kabul etmek örneği olduğunu anlamam çok sürmedi. Sonra bu zamanın içinden de iyi şeyler çıkarabilmeyi başardım; evdeki minikle daha çok zaman geçireceğimizi düşündüm, destek alacağımız anane ve babaanne ile de ilişkisi daha yakınlaşacaktı, okula onu götüreceğimiz için okulunu ve arkadaşlarını da daha yakından tanıyacaktık. Ve öyle de oldu; fiziken çok yorucu oldu ama manevi olarak çok güçlendiren bir süreç oldu.

Anda olmak ya da farkındalık ya da asıl adı ile mindfulness ise başlı başına temeline oturdu hayatımın. Bu değişimi kendimde hissetmemin yanı sıra etrafımdaki bir çok insandan duyar oldum. Artık içinde olduğum anın gerçekten içindeyim sadece bedenen değil, aynı zamanda zihnen. Bir çok insandan duyarsınız belki tatil planı yapmak tatilde olmaktan daha keyifliydi diye veya tatil sonrası dönüp baktığında aslında tatil sırasında almadığı hissi, anıları yoklarken aldığını. İşte bu tam da anda olmanın değerini gösteriyor. Anı yaşamak veya anda olmak; en basit deyimiyle o anda ne yapıyorsanız, ne hissediyorsanız onu fark etmek ve onu yaşamak demek. Yani bir boşvermişlik durumu gibi asla anlaşılmasın. Bu aslında en güzel ifadeyle içinde olduğumuz anın değerini, kıymetini bilmek demek. Belki de ne yaşıyorsak onu hissetmek demek.Benim tanımlamalarım böyle uzar gider…

Tüm bunları çikolatanın en baştan çıkarıcı hali olan bu tarifle bağlamadan önce bitiremediğim kitabımla bağlamam gerekiyor. Çok uzun zaman oldu kitabın hayalini kurup planı yapıp ardından tariflere geçişimin üstünden ama halen bitmedi. Ve insanlar ne zaman bitecek diye sordukça ben de kendime sormaya başladım; ne zaman bitecek diye. Sonra fark ettim ki meğer “bitirmek”miş mesele yani aslen ben bitirmek istemiyormuşum. Çünkü uzun zamandır hayatımı dolduran, güzelleştiren bir şeyi ve bunca keyif aldığım bir şeyi hayatımdan çıkarmak istemiyormuşum meğer. Sonra kelimeyi değiştirdim artık kitabımı bitirmek değil; onu özgürleştirmek ve paylaşmak hedefim. Bakalım bu değişim sonrası işler nasıl gidecek, ben de heyecanla bekliyorum çünkü onun yerini dolduracak yeni fikirlerim var, beni heyecanlandıran başka ilgi alanlarım var. Bakalım hayat ne getirecek bana…

Giriş bölümünün bu kadar uzun olması aslında tarifin çok kısa ve sade olmasıyla da bağlantılı. Belki de anı yaşamanın en güzel deneyimlerinden biri böyle bir çikolata tadını damakta hissetmek, belki de farkında olmadan bu bağlantıyı kurmuş olabilirim kafamda. Çoğunluğun tercihi olan hazır karışımlar nedeniyle puding biraz değersizleştirilmiş durumda günümüzde. Ama aslında çikolatanın en güzel, en yalın hallerinden biri. Ve bu kadar kısa sürede ve bu kadar az malzeme ile yapılmasına rağmen çarpıcı bir etkisi olması ise onu bence çok ayrı bir yere koyuyor benim gözümde. Ama tabi bu tadı almak için özellikle kullanılan çikolatanın ve sütün kendi başına lezzetli olması gerekiyor. İyi bir çikolata ve doğal bir sütle yapacağınız bir pudingin size anda olmanın deneyimini sunacağından eminim…

Malzemeler:

  • 1 lt doğal ve tam yağlı süt
  • 40 gr buğday nişastası
  • 140 gr toz şeker
  • 240 gr bitter kuvertür çikolata
  • 1/8 çay kaşığı doğal tuz

Pudingin Yapımı:

  1. Derin bir tencerede nişasta, şeker ve tuzu karıştırın.
  2. Üzerine sütü ekleyin, önce kısık ateşte ardından ortadan biraz hafif ateşte sürekli karıştırarak pişirmeye başlayın.
  3. Yaklaşık 10 dk sonra karışım biraz kalınlaşmaya başladığında içine çikolataları ekleyin ve yine karıştırmaya devam edin.
  4. Yaklaşık 2-4 dk arasında çikolata tamamen erimiş ve karışım kalınlaşmış olacak.
  5. Karıştırıcıyı karışımdan çıkardığınızda su gibi akıp gitmek yerine birazı kalıyorsa pişmiş demektir.
  6. Fotoğraflarda görüldüğü şekliyle ters çevirip kullanmak için sıcakken direk kalıplara koyabilirsiniz.
  7. Eğer kup veya kase içerisinde servis edecekseniz ve üzerinde tabaka oluşmasın istiyorsanız önce büyük bir kaseye alıp biraz soğutup ardından servis edeceğiniz küçük kaselere alabilirsiniz.

Hindistan cevizi dolgulu bitter çikolata barları

evyapimicocostarSanırım hindistan cevizi sevgim blogu komple ele geçirecek yakında! Bu tarifin çıkış noktası aslında eşimin yaklaşan doğum günü için pasta tasarlıyor olmam. Hayalimde yoğun hindistan cevizi tadı olan bir pasta dolgu kreması oluşturmak vardı. Onun için aklımda hep cocostar veya bounty çikolatanın iç dolgusu vardı. O nedenle önce oradan başladım konuya ve bu tarife rastladım. Denedim ve bayıldım. Bundan sonrası, bu dolgudan yola çıkarak kendi pasta dolgumu ve pastanın geri kalanını oluşturmak. Bu tarif de artık içindeki katkı maddeleri, soya lesitini ve bilinmeyen bir sürü madde nedeniyle marketten çikolata alamayan ben ve benim gibiler için nefis bir seçenek olarak burada yerini alsın.

Read more… →

Çikolatanın Zarafeti; Bol çikolatalı bir pasta

Bol Çikolatalı pasta 1

Öncelikle uyarmam gerekir ki bu pasta toplam 730 gr çikolata içeriyor!

Pasta kitabım için yaptığım bu pastaya halen isim verememiş olsam da tarifi şimdiden paylaşmak istedim. Artık ismini de ilk kez kitapta yayınlamış olurum. Biraz uzun zaman aldığını kabul ediyorum ve hatta biraz zor olduğunu da. Ama çikolata ile uğraşmaktan, ellerime ve hatta yüzüme çikolata bulaşmış olarak pasta kaplamaktan çok zevk aldığımı da itiraf etmeliyim. Ve sonra ilk dilim kesildiğinde o içindeki zarafet büyük bir hayranlık uyandırıyor bende.

Yapımı için 2 gün gerekebilir, 1 gün keki yapıp, ertesi gün de kremaları hazırlayıp pastaya şekil vermek olarak. Tabi aynı gün sabah erken saatte keki yapıp soğumasını sağlarsanız ve kremaları da soğutursanız 5-6 saat sonra pasta haline getirebilirsiniz. Ve tabi her halükarda yemek için pastayı oluşturduktan sonra en az 1 gün buzdolabında bekletmeniz gerekecek. Ve göreceksiniz ki bekledikçe tadı daha da güzelleşecek.

Read more… →

Karamelli Çikolata

IMG_3216ii

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pasta kitabı tüm hızla devam ederken, aday tariflerin denenmesi, tadılması, fotoğraflanması ve eğer kitaba girmeye hak kazanırsa yazıya alınması gerekiyor. Pek tabi bu aşamalar da pek kısa sürmüyor ama tüm motivasyon ve heyecanla devam ediyorum.

Bu karamelli çikolatanın tabiki en çekici yanı görüntüsündeki bu yoğunluk ve henüz ağza atılmadan önce burna ulaşan karamel kokusu. Bayram için de farklı bir ikramlık olabilecek bu tarif çok şekerli sevenler için gelsin. Kahve ile birlikte minik bir çikolata parçası olarak ikram edilebileceği gibi, dondurma ile birlikte de sunulabilir.

Malzemeler:

  • 65 gr bitter çikolata
  • 200 ml taze krema
  • 200 gr toz şeker
  • 20 gr tereyağı
  • 60 gr bal

Hazırlanışı:

Kremayı bir küçük tencere hafifçe kaynatın ve bırakın.

50 gr toz şekeri orta ateşte karıştırarak eritin, hafif renk değişiminden sonra içine kremayı ilave edin ve karıştırmaya devam edin.

Kalan şekeri de ilave edip, şekerin erimesi ve karışım karamel kıvamı alana kadar karıştırın.

Ardından balı ekleyin ve tekrar 1 dk karıştırarak pişirmeye devam edin.

Çikolatayı ve tereyağını ekledikten sonra 3-4 dk daha karıştırarak pişirin ama kaynamasına izin vermeyin.

Karışımı ocaktan aldıktan sonra 30 dk bekletin ve kare bir kalıbın veya bir kabın içine dökün.

Kalıbı streç film ile sararsanız çıkarmakta kolaylık olur.

Buzdolabında en az 3 saat beklektikten sonra dilimleyin, servise hazır.

 

Çok çikolatalı ve cevizli kek

1 gün sonra Paris’e gidecek olmanın heyecanı ve telaşı, bir yandan da 23 nisan tatilinin keyfi ve mutluluğu var bende. Bu durumda mutfağa girmemek olmazdı tabi. Bir de çikolatanın dayanılmaz çekiciliği karşısında seçimim çok çikolatalı ve cevizli bir kek oldu. Tarifin orjinali Paris’ten almış olduğum Marabout mutfak kitapları serisinin “Chocolat” adlı kitabından. Orjinalinde fındık var ama ben bu sefer ceviz ile yaptım, fındık ile yaptığımda da çok güzel olmuştu.

Read more… →

Brownie ve ötesi !

Paris’ten aldığım Marabout Chef serisinin “Tout Chocolat” yani tamamı çikolata adlı kitabında brownie tarifi olarak geçiyor ama bence brownienin çok ötesinde bir şey bu. Kıvamı o kadar yoğun ki daha kalın olacak şekilde küçük bir kalıpta pişirilse, üzerine de eritilmiş beyaz çikolata veya beyaz çikolata ganajı dökülse pasta olarak servis edilebilir. Kıvamın yoğunluğunu anlamak için buzdolabında bekletmek gerekiyor uzun süre, donduğunda yoğunluğu daha net hissedebilirsiniz.

Read more… →