Archives

Bir Cafelontano Pastası: Kara Sevda


Yazın yaptığım bir pastaya isim önerileri sormuştum; espressoyla ıslanmış kara bir keki ve tramisu kreması vardı. İsmini Esmeralda olarak belirlemiştik ama öyle güzel öneriler gelmişti ki. “Kara sevda” da gelen isimlerden biriydi ve öyle çok sevmiştim ki pastayla birleşimini bu isme bir pasta tasarlamam gerek diye düşünmüştüm. Ve işte bir çok küçük ve bağımsız şeylerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir pasta. Bol kırmızı meyveli ve bol bitter çikolatalı. İçinde ne hikayeler, ne tatlar var.

Ama asıl şaşırdığım bu pastayı yaptığım zamanın hiç planlanmadan sevgililer gününe denk gelmesi. Oysa yıllardır hiç ısınamadığım bir kutlamadır sevgililer günü. O güne özel bir şey tasarlamak ve paylaşmak ya da o güne özel bir şey yapmak motivasyonum olmamıştı hiç. Peki bu bir tesadüf mü? Tabi ki tesadüf diye bir şey yok bu hayatta derim ya hep. İşte bu da bana bir mesaj belli ki ya da kendimde görmeye başladığım açık olma halinin bir getirisi. Meditasyonla girdiğim ruhani gelişimin bir getirisi. Gönlünün kapısını her şeye, herkese aç Elif diyen bir mesaj belli ki…

Pasta yapımının planı ve gerekli malzemeler:

Pastanın servise hazır hale gelmesi için 1. gün kek ve kremaları hazırlayın. 2. gün birleştirme işlemini yapın. Birleştirme işleminden sonra pastanın yine 1 gün beklemesi tüm katların harmanlanması ve lezzetin artması için iyi olur ama aynı gün de servis yapabilirsiniz en az 3-4 saat bekletmek şartıyla.

Bu pastada 19-20 cm genişliğinde yuvarlak kelepçeli kalıp kullandım ve 2 kek pişirip 4 kat elde ettim. Eğer 24-25 cm genişliğinde kalıp kullanacaksanız ölçüleri 1,5 katına çıkarmanız gerekir.

Bolca vişne, frambuaz, böğürtlen kullanabilirsiniz bu pastada, hangisi olduğu sizin tercihiniz. Dondurulmuş olarak kullandığınızda iç katlara koymak üzere hazırlayacağınız hafif pişmiş meyveleri çok daha az pişirebilirsiniz ama taze olunca yumuşayana kadar pişirmek gerekli.

Vişneli Çikolatalı Pasta Keki Malzemeler (19-22 cm kelepçeli kalıp)

  • 300 gr çekirdekleri çıkartılmış vişne
  • 4 orta boy yumurta
  • 200 gr beyaz toz şeker
  • 115 gr un
  • 1 paket kabartma tozu (10 gr)
  • 20 gr kakao
  • 100 gr fındık yağı (sıvı yağ)
  • 65 gr sulu ev yoğurdu (sulandırılmış hazır yoğurt)
  • 135 gr bitter çikolata
  • 135 gr sütlü çikolata

Malzemeleri bardak/kaşık hesabına çevirmek için bu tabloya bakabilirsiniz. Kalıp ölçüsü olarak 24-25 cm kullanacaksanız malzemelerin tamamını 1,5 katına çıkararak yapabilirsiniz.

Kekin Yapımı:

  1. Çikolataları benmari usulü veya mikrodalga fırında eritin ve oda sıcaklığına gelene kadar bekletin. Eğer aynı kapta eritecekseniz önce bitteri koyun ve o biraz eridikten sonra sütlü çikolatayı ekleyip eritmeye devam edin. İkisinin erime süresi ve sıcaklık tepkisi farklıdır. Keke ilave etmek için oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.
  2. Bu sırada yumurta ve şekeri krema haline gelene kadar çırpın.
  3. Karışıma sırasıyla eritilmiş çikolatayı, yağ ve yoğurdu ekleyerek iyice çırpın.
  4. Ardından kabartma tozu, un ve kakaoyu ekleyerek karıştırmaya devam edin.
  5. Bu hamuru 2 ayrı kalıpta pişirip toplam 4 kat kek elde edeceğiz. Normalde 2 ayrı kalıba ölçerek döküyorum ama bu kez hamuru önden eşit ölçülerde 2 farklı kaba almanız gerekiyor. Kalıba dökme sonra gerçekleşecek.
  6. Ayıklanmış vişneleri ortadan ikiye kesin ve suyunu iyice alın.
  7. Kek kalıbının tabanına ince bir kat halinde kek hamuru koyun. Yaklaşık 6-7 yemek kaşığı olabilir. Ardından üzerine vişnelerin yarısını tek bir kat oluşturacak şekilde dizin. (Vişneleri önceden dörde veya üçe bölmüş olun) Sadece kenarda 1 vişne parçası sığacak genişlikte bir halka boşluk kalsın çünkü pişerken kenardakiler yukarı doğru çıkabilir ve kekin kesilmesi sırasında zorluk çıkarabilir.
  8. Ardından geri kalan kek hamurunu ekleyin.
  9. Diğer kek kalıbını da aynı şekilde yerleştirin, 2 kalıp varsa aynı zamanda yapabilirsiniz. Ya da ilki soğuduğunda çıkarıp ikinciyi koyabilirsiniz. Hepsini birlikte pişirmek mümkün değil çünkü o zaman vişneleri kontrol etmek ve bir katta tutmak zor olur.
  10. 180 C önceden ısıtılmış fırında fansız ayarda pişirin. İki keki aynı anda koyabilirsiniz kalıplar küçük olduğu için. Aynı kek olmasına rağmen biri 35 dakikada diğeri 40 dakikada pişti. İkinciyi yerleştirirken vişneler biraz sulanmıştı, o nedenle daha geç pişti muhtemelen. Yani yerleştirirken vişnelerin suyunu mutlaka kurulayın. Pişme esnasında 30. dakikadan sonra kürdan testi yapmaya başlayın. Eğer büyük kalıpla yapacak olursanız pişirme süresi de artacaktır. Kürdan testi yaparak pişme süresini ayarlayın.
  11. Eğer 2 kalıp kullanıyorsanız kekleri hiç kalıptan çıkarmadan oda sıcaklığına geldiğinde buzdolabına kaldırın. Buzdolabında en az 1 gece kalması gerekir.

Çikolatalı Mousse için malzemeler:

  • 400 gr krema
  • 200 gr bitter kuvertür çikolata
  • 20 gr yumuşamış tereyağı *

*Mus yapımında kullanılan kremanın yağ oranı sonucu oldukça değiştiriyor. Tikveşli kırmızı paket kullanacak olursanız tereyağını ilave edin ama ondan daha yağlı ve dolgun olan president marka krema kullanacaksanız tereyağ eklemeyin. Bunların dışındaki kremaları tavsiye etmem mus yapımı için.

Çikolatalı Mousse Yapımı:

  1. Musu hazırlamak için çikolatayı ben-marie usulü veya mikrodalga fırında eritin ve oda sıcaklığına gelene kadar bekletin.
  2. Buzdolabında en az 3 saat ya da dondurucuda 40 dk kalmış kremaları köpürene kadar çırpın. Tereyağ ekleyecekseniz bu aşamada ekleyin ve hafifçe çırpın.
  3. Çikolatayı ekledikten sonra sadece homojen olana kadar çırpın, fazla çırpmadan bırakın.
  4. Kullanmadan önce dolapta en az 6 saat, tercihen 12 saat bekletin.

Çikolatalı Ganaj Malzemeler:

  • 200 ml krema
  • 140 gr bitter kuvertür çikolata **
  • 1 tatlı kaşığı bal

*Callebaut kullananlar için 811 numaralı çeşit.

Çikolatalı Ganaj Yapımı:

Kullanacağınız çikolatayı önden hazırlayın; doğranması gerekiyorsa küçük parçalar halinde doğrayarak hazırlayın. Callebaut kuvertür kullanıyorsanız sadece cam bir kaseye koyup bekletin.

Kremayı bir cezveye alın ve balı ekleyin. Kısık ocakta karıştırarak ısıtın. Kenarlarında baloncuklar oluşmaya başladıktan sonra ocaktan alın. Kaynamasını beklemeyin.

Kremayı hemen çikolatanın üzerine dökün ve bir çırpıcı ile çırparak homojen bir karışım elde edin. Dinlenmeye bırakın.

Kaplamada kullanmak üzere oda sıcaklığına geldiğinde buzdolabında en az 2 saat bekletin. Eğer bir gün önceden hazırlarsanız kaplama yapmadan 1 saat önce buzdolabından çıkarın.

İç Katlarda kullanılacak Kırmızı Meyve Hazırlanması

  • 150 gr vişne/böğürtlen/frambuaz
  • 1 yemek kaşığı beyaz toz şeker

Bir küçük tava veya büyük bir cezveye alın meyveleri ve şekeri; yumuşayana kadar pişirin. Ara katlara musla birlikte koyulmak üzere oda sıcaklığına getirin. Musun içine direk ilave etmeyin. Ara katlarda kullanırken de mutlaka suyunu iyice süzün.

Pastanın Birleştirilmesi:

  1. Birleştirme ile ilgili hazırladığım videoyu instagram hesabımda hikayelerde izleyebilirsiniz.
  2. Tüm malzemeleri bir gün önceden hazırlayın ve ertesi gün birleştirmeye geçin.
  3. Keki kalıptan çıkarıp pasta kesme teli veya büyükçe bir bıçakla ile ortadan kesin. En üst katmanı da dışarıda bırakacak şekilde her bir kekten 2 düz ve aynı kalınlıkla kat elde edin.
  4. Pastayı oluşturacağınız stand veya tabak üzerine keklerden en sert görüneni alın, daha az vişneli olanı tercih edin. Tabanın sağlam olması önemli.
  5. Önceden 3 eşit ölçüde ayırdığınız bitter çikolatalı muslardan birini alın, diğerleri buzdolabında kalmaya devam etsin.
  6. Musun üzerine vişne parçalarının 1/3’ünü ekleyin. Biraz hareket katmak için bu kez Callebaut’nun kristal çikolatalarını da aralara koydum ben ama opsiyonel bir tercih. İsterseniz çikolata parçası ekleyebilirsiniz ya da hiçbir şey eklemeden de yapabilirsiniz.
  7. Musun tamamını kekin üzerine koyun ve bir bıçak veya spatula ile yayın. Eşit yükseklikte olması önemli musun her tarafta. O yüzden arada pastaya yandan bakıp yüksekliğini gözlemleyin.
  8. Vişnesi daha fazla olan 2 kekten birini 2. kat olarak koyup kremaya yine aynı şekilde vişne püresi ekleyerek yayın.
  9. 3. kata da yine vişnesi fazla olan kek katı koyup tekrarlayın krema yayma işlemini.
  10. Son katı da yerleştirin ve pastaya yandan bakarak dışarı çıkan musları içeriye geri alın, boş yerleri doldurun ve dışını hafifçe sıvayın.
  11. Çikolatalı ganaj ile önce astar denilen ince bir kaplama yapın. Bu kaplamayı ince bir şekilde yapıp pastanın içinden taşanları da içine dahil eden bir katman göreceğiz. Ardından bu katmanla birlikte pastayı 1 saat buzdolabında bekletip bu katmanı dondurmuş olacaksınız.
  12. Asıl kaplamaya geçtiğinizde donan astar kaplama sayesinde çok daha pürüzsüz ve kolay bir kaplama yapmış olacaksınız. Ara katlardan bir şey bulaşmamış olacak ve pasta birleştirme işlemi sırasında eridiği için biraz da kendine gelmiş olacak.
  13. Kaplamayı videoda görüldüğü şekliyle yapın ve tamamlandığında süslemeye geçin.
  14. Süsleme olarak vişne ve frambuaz kullandım, böğürtlen de olabilir ve tabi Callebaut kristal kullandım (bu linkten ürünü inceleyebilirsiniz)
  15. Süslemede donmuş ürün kullanmanın bazı dezavantajları var. Mevsim nedeniyle donmuş kullandım bu kez. Donmuş ürünler çözüldükçe suyu akıyor ve görüntüsü değişiyor. Bu nedenle servis yapmadan hemen önce süsleme yapmanız daha doğru olur ve servis sonrası pastanın üstünden meyveleri alıp ayrı bir yerde muhafaza etmek gerekir.
  16. Servis için en az 3-4 saat beklemenizi öneririm ama 1 gece bekletmeniz en güzeli olacaktır.

Çikolatanın en çarpıcı hali; Puding!

Ocak 2018. Yeni yılın ilk yazısının sorumluluğuyla başlıyorum önce yazıya; geçen yıl ekmekti konusu, bu yıl çikolata… Birisi bereketin simgesi diğeri ise keyfin. Genel olarak zor bir yıl oldu benim için 2017; kendimle çeliştiğim alanlarda mücadele ettiğim, bazı sorumlulukları yerine getirmek için kendimden ödün vermek zorunda kaldığım.

Öte yandan 2017 benim için kendimde gördüğüm, hissettiğim en güzel değişimleri yaşadığım bir yıl oldu. Manevi yolculuğumda en çok yol kat ettiğim yıl belki de. Hayatımı, beni ve ruh halimi en çok etkileyen üç şey var öğrendiğim bu yıl; kabul etmek, anda olabilmek ve kendini akışa bırakabilmek.

Kesin planlar yapmayı bıraktım artık; bahar aylarıydı sanırım; daha önce de bahsettiğim minimalist yazar Leo Babauta’nın bir yazısıyla aradığımı bulduğumu düşünüp, bir anda aydınlandığım zaman. (İngilizce olarak yazıyı buradan okuyabilirsiniz) Yazdıklarından çıkardığım ya da kendime aldıklarım:

Kendime belli tarihlerde ulaşılması gereken hedefler koymak yerine peşinden koşmak istediğim veya keyif aldığım şeyleri yapmalıyım. Her sabah kalktığımda yapmak istediğim bir şey varsa eğer, zaten onu yaptığımda onunla ilgili bir hedefim varsa o da bunun doğal sonucu olarak gelir. Bunu ilk uyguladığım konu ise kadınların en favori konusu olan “kilo verme” konusuydu. Ekim ayında mart sonunda ulaşacağım kiloyu bile yazmış plan yapmıştım ama nisan ayında o yazıyı okurken mart hedefimden çok uzakta bir yerdeydim. Tutmamıştı planım çünkü keyif almıyordum durumdan; ulaşmaya çalışıyordum sadece o rakama. Yani mutluluk vaadi gelecekteydi ama ben bugünde yaşıyordum, bu yüzden de tutmuyordu. Sonra hedefimi iptal edip beni mutlu eden hafif hissetme duygusunun peşinden gittim. Artık gram hesabı değil de hafif hissetmenin yollarını düşünüyordum ve keyif alıyordum. Günlük yeme içme alışkanlıklarımı değiştirdim ve kısa zamanda o hedeflediğim kilonun da altına çok sağlıklı bir şekilde indim; üstelik keyif alarak. Ve en güzeli bu hafiflik hissinden aldığım keyif nedeniyle de hep hafif olmaya devam ediyorum.

İkinci en önemli çıkarsamam ise; kontrol etmekten vazgeçmek ve doğal olarak geleni kabul etmek oldu! İşte bu beni zihnen en çok rahatlatan değişim oldu. Artık geleni kabul ediyorum; kötü de olsa içinde mutlaka bir mesaj buluyorum veya en önemlisi içinde mutlaka iyi bir şey buluyorum.

Anda olmak ya da farkındalık ya da asıl adı ile mindfulness ise başlı başına temeline oturdu hayatımın. Bu değişimi kendimde hissetmemin yanı sıra etrafımdaki bir çok insandan duyar oldum. Artık içinde olduğum anın gerçekten içindeyim sadece bedenen değil, aynı zamanda zihnen. Bir çok insandan duyarsınız belki tatil planı yapmak tatilde olmaktan daha keyifliydi diye veya tatil sonrası dönüp baktığında aslında tatil sırasında almadığı hissi, anıları yoklarken aldığını. İşte bu tam da anda olmanın değerini gösteriyor. Anı yaşamak veya anda olmak; en basit deyimiyle o anda ne yapıyorsanız, ne hissediyorsanız onu fark etmek ve onu yaşamak demek. Yani bir boşvermişlik durumu gibi asla anlaşılmasın. Bu aslında en güzel ifadeyle içinde olduğumuz anın değerini, kıymetini bilmek demek. Belki de ne yaşıyorsak onu hissetmek demek.Benim tanımlamalarım böyle uzar gider…

Giriş bölümünün bu kadar uzun olması aslında tarifin çok kısa ve sade olmasıyla da bağlantılı. Belki de anı yaşamanın en güzel deneyimlerinden biri böyle bir çikolata tadını damakta hissetmek, belki de farkında olmadan bu bağlantıyı kurmuş olabilirim kafamda. Çoğunluğun tercihi olan hazır karışımlar nedeniyle puding biraz değersizleştirilmiş durumda günümüzde. Ama aslında çikolatanın en güzel, en yalın hallerinden biri. Ve bu kadar kısa sürede ve bu kadar az malzeme ile yapılmasına rağmen çarpıcı bir etkisi olması ise onu bence çok ayrı bir yere koyuyor benim gözümde. Ama tabi bu tadı almak için özellikle kullanılan çikolatanın ve sütün kendi başına lezzetli olması gerekiyor. İyi bir çikolata ve doğal bir sütle yapacağınız bir pudingin size anda olmanın deneyimini sunacağından eminim…

Malzemeler:

  • 1 lt doğal ve tam yağlı süt
  • 40 gr buğday nişastası
  • 140 gr toz şeker
  • 240 gr bitter kuvertür çikolata*
  • 1/8 çay kaşığı doğal tuz

*Bitter kuvertürdeki kakao oranı pudingin rengini ve kıvamını belirleyecektir. Damak tadınıza göre seçim sizin. Yazının başındaki ilk görsel %70 kakao oranıyla yapılmış pudingin rengini ve dokusunu gösteriyor. Beyaz tabak içinde olan puding ise %54’lük bir kakao oranına sahip. Daha koyu olanın kıvamı da daha koyu. %70 kakao nenediyle şekeri daha az olduğu için üzerine karamel sos koymak güzel oluyor. İki çikolatanın karışımı da uygulanabilir bu tarifte.

**Karamel sosun tarifi için bu cheesecake yazıma bakabilirisniz.

Ölçüleri bardak/kaşık hesabına çevirmek için bu tabloya bakabilirsiniz

Pudingin Yapımı:

  1. Derin bir tencerede nişasta, şeker ve tuzu karıştırın.
  2. Üzerine sütü ekleyin, önce kısık ateşte ardından ortadan biraz hafif ateşte sürekli karıştırarak pişirmeye başlayın.
  3. Yaklaşık 10 dk sonra karışım biraz kalınlaşmaya başladığında içine çikolataları ekleyin ve yine karıştırmaya devam edin.
  4. Yaklaşık 2-4 dk arasında çikolata tamamen erimiş ve karışım kalınlaşmış olacak.
  5. Karıştırıcıyı karışımdan çıkardığınızda su gibi akıp gitmek yerine birazı kalıyorsa pişmiş demektir.
  6. Fotoğraflarda görüldüğü şekliyle ters çevirip kullanmak için sıcakken direk kalıplara koyabilirsiniz.
  7. Eğer kup veya kase içerisinde servis edecekseniz ve üzerinde tabaka oluşmasın istiyorsanız önce büyük bir kaseye alıp biraz soğutup ardından servis edeceğiniz küçük kaselere alabilirsiniz.