Archives

Yeni pastam; Karamel Rüyası!

Kitapta beni en çok heyecanlandıran bölüm şüphesiz pasta bölümü. Çünkü bana en çok hayal kurduran bölüm bu. Tasarım yapmak için oturup uzun uzun düşünüyorum, yazıyorum, hatta çiziyorum. 15 pasta tarifi var bu bölümde; 2 tanesi henüz son halini alamadı. Diğerleri artık benim gözümde en güzel seviyeye çıktı. Blogta paylaşmak biraz daha geriden gidiyor pastaları çünkü çok uzun tarifler bunlar hep.

Bu sefer sözü fazla uzatmayacağım ve “karamel rüyası” adını verdiğim bu pastadan biraz bahsedip uzun tarife geçeceğim. Klasik krokanlı pastayı biraz değiştirmek amacıyla oluşturdum bu tarifi. Keki, benim iki favori çikolatalı kekimden görece şekersiz olanı. Bu çok ünlü bir Amerikan keki aslında. Ben sadece onu biraz türkleştirdim; yani butter milk yerine yoğurt kullandım. Malzemeleri de biraz bizim mutfaklarımıza uyarladım. Böylece Türkleştirilmiş bir Devil’s Food Cake elde ettim. Favori ara kremam olan çikolatalı mousse’u (mus) kullandım ama içine krokan dışında bir de karamel parçaları ekledim. Karameli dondurup minik parçalar halinde doğrayıp musa ilave edince pastanın ara katlarında yer yer erimiş karameller oluştu. Ama bununla yetinmeyip üstüne döktüğüm ganajın üstüne de karamel döktüm. Böylece bol karamelli nefis bir pasta çıktı ortaya.

Read more… →

Bademli ve çikolatalı nefis bir kek

Bu keki bu kıvama getirene kadar çok emek verdiğimden olsa gerek başlıktaki övgü. Çünkü emeğe ve azme çok değer veriyorum. Bir şeyi önce hayal etmek ve sonra ona ulaşmanın yollarını bulmak gerek her zaman hayatta. Bu istediğin kek kadar küçük ve basit bir şey de olabilir, mesleğin kadar önemli bir konu da olabilir. Önemli olan ne istediğini bilmek ve ona ulaşmak için çalışmak.

Önce diziler girdi hayatımıza, kendimiz oturduk, başarılı olanları, zengin olanları izledik. Sonra sosyal medya geldi; bütün başarılı olanları takibe aldık ve izledik. Ama fark etmek gerek ki hayata seyirci kalınca gelmiyor başarı; çalışınca, emek verince geliyor. Bir kitap okuyorum şimdi; “Çizginin Dışındakiler” adı. En akılda kalıcı örnekle anlatayım başarıyı ve dehayı: Bill Gates’in Bill Gates olmasındaki faktörlerden bahsediyor. Bir sürü çevresel etken var, aile etkeni veya okuduğu lisenin o dönem Amerika’da bilgisayar sahibi olan birkaç okuldan biri olmasının etkisi gibi. Ama oda büyüklüğündeki bu bilgisayarlara ulaşmanın hiç mümkün olmadığı dönemde, bir hastanenin bilgisayarının sabah 03:00-06:00 arasında boş olduğunu öğreniyor ve kullanmak için gerekli izinleri alıp uzun bir zaman, uzun bir yol giderek sabaha kadar bu bilgisayarda çalışıyor. Aynı zamanda okula devam ediyor.

Bugün ise her şeye ulaşmak çok kolay olduğundan hayatlarımıza yayılan bir konfor var. Bu konfor alanını bozanlar ve istediğine ulaşmaya çalışanlar işte bu çizginin dışına çıkabiliyor artık. Bu bloga tarif üretmek için veya kitabı oluşturmak için bazen gece 1’de veya 2’de fırından bir şey çıkardığım ve sabah erken kalkıp işe gittiğim oluyor. Yani zamanım yok diyenlere hep tepki verişim bundan. Hayalini kurduğun ve gerçekten yapmak istediğin birşey varsa eğer onu yapmak için mutlaka bir fırsat yaratırsın.

Yine girişi çok uzattım sanırım. Bazen kendimi her fırsatta uzun uzun anlatmaya meyilli yaşlılar gibi hissediyorum ki çok severim onları dinlemeyi. Sonra yaşlandım mı acaba diyorum. Ama sonuçta bir şekilde tarife geliyorum 🙂 Bu tarif benim hayalimdeki keki anlatıyor. Hem yoğun yani çikolatalı ve kremalı, hem hafif yani gözenekli, hem içinde badem kırıntıları hem dışında bir güzel ganaj. Hem de çok fotojenik 🙂

Malzemeler:

  • 4 yumurta
  • 4 yumurta akı *
  • 200 gr toz şeker
  • 80 gr badem tozu
  • 80 gr tereyağ
  • 140 gr bitter kuvertür çikolata
  • 120 gr krema
  • 110 gr beyaz un
  • 30 gr kakao
  • 1 paket kabartma tozu

Ganaj için:

  • 80 gr krema
  • 60 gr bitter kuvertür çikolata

Süslemek için hafifçe kavrulmuş file badem 40 gr

Kek hamurunun hazırlanması:

  1. Toz badem satın almak yerine çiğ bademi mutfak robotunda toz haline gelene kadar öğütün, bir kenara alın.
  2. Tereyağını bir tavaya alıp çok hafif ısıda yarısı eriyene kadar ateşte tutun. Diğer yarısının da eriyen kısmın ısısıyla erimesini sağlamak üzere ocaktan alıp tamamı eriyene kadar karıştırın. Tamamını eritmeyin ve asla pişmesine fırsat vermeyin.
  3. Kremayı ocakta yanlarından hafif kabarcıklar çıkacak şekilde ısıtın ve doğramış olduğunuz çikolataya döküp, çikolata tamamen eriyene kadar karıştırın ve oda ısısına gelmesi için bekletin.
  4. Tam yumurtaları ve şekeri yüksek ayarda krema kıvamı alana kadar çırpın.
  5. Un, kabartma tozu ve kakaoyu eleyerek karışıma ilave edin ve çırpmaya devam edin.
  6. Bademi de ekleyerek yine çırpın.
  7. Erimiş ve oda ısısına gelmiş tereyağ ve çikolatayı hamura ilave edin ve 2 dk daha çırpmaya devam edin.
  8. Ayrı bir kapta yumurta aklarını sertleşene kadar çırpın. Yani kabı ters çevirdiğinizde yumurta akından oluşan köpük dökülmüyor olmalı.
  9. Kek hamuruna yumurta akını 2 seferde ekleyin ve tahta bir kaşık ile tek yöne çevirerek karıştırın.
  10. Önemli olan yumurta aklarından oluşan köpüğü çok söndürmeden diğer hamura karıştırabilmek.
  11. Kullanacağınız kalıbı önce fındık yağı, tereyağ veya kokusuz bir zeytinyağı ile yağlayın.
  12. Ardından eleyerek kakao serpin bolca. Ardından kalıbı ters çevirip fazla kakaoyu dökün.
  13. Kek karışımını kalıba dökün.
  14. Önceden ısıtılmış 160 C fırında fansız, alt üst ayarda 50 dk pişirin.
  15. Fırınınızın ayarının farklı olması ihtimali nedeniyle 45’inde dakikadan sonra kürdan batırarak kuru çıkana kadar pişmesini bekleyin.
  16. Fırından çıktıktan sonra oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.
  17. Kekin buzdolabında en az 5-6 saat dinlenmesi kıvamının yoğunlaşması gerekiyor.
  18. Kalıptan çıkarmak için kıvamın yoğun olmasını da bekleyebilirsiniz, buzdolabına koymadan da çıkarabilirsiniz.
  19. Üzerine dökülecek ganajı servis etmeye daha yakın bir zaamanda koyarsanız daha iyi olur.
  20. Ganajı hazırlamak için kremayı ocakta hafifçe ısıtın. Kenarlarında kabarcıklar oluştuğunda ocaktan alın.
  21. Doğramış olduğunuz çikolataya döküp, çikolata tamamen eriyene kadar karıştırın.
  22. Ganajı 5 dk beklettikten sonra kekin üzerine yavaş hareketlerle dökün.
  23. Üzerine de hafifçe kavurduğunuz file badem veya parça bademler serpin.

Sonra da hayran hayran izleyin eserinizi 🙂

*4 yumurta akı demek 4 yumurta sarısının tarif dışı kalması demek. Yumurta sarısı ise asla çöpe atılmayacak bir mucize gıda. Bu sayfanın en sevilen tarifi olan starbucks kurabiyesinin bir ölçeği için 2 yumurta sarısı gerekiyor. Yani bu kekten artan yumurta sarıları ile 2 ölçek starbucks kurabiyesi yapıp birini kek soğuyana kadar pişirip afiyetle yiyebilirsiniz. Diğer ölçek hamuru da dondurucuya kaldırabilirsiniz.

Çikolatanın en çarpıcı hali; Puding!

Yeni yılın ilk yazısının sorumluluğuyla başlıyorum önce yazıya; geçen yıl ekmekti konusu, bu yıl çikolata… Birisi bereketin simgesi diğeri ise keyfin. Genel olarak zor bir yıl oldu benim için 2017; kendimle çeliştiğim alanlarda mücadele ettiğim, bazı sorumlulukları yerine getirmek için kendimden ödün vermek zorunda kaldığım, nedenini anlasam da aslen anlam veremediğim bir savaşının içinde kaldığım…

Öte yandan 2017 benim için kendimde gördüğüm, hissettiğim en güzel değişimleri yaşadığım bir yıl oldu. Manevi yolculuğumda en çok yol kat ettiğim yıl belki de. Hayatımı, beni ve ruh halimi en çok etkileyen üç şey var öğrendiğim bu yıl; kabul etmek, anda olabilmek ve kendini akışa bırakabilmek.

Yılı bitirirken biraz yıl sonu muhasebesi yaptım önce. Kasım’da son bir tempo ile hedeflere ulaşmaya çalıştım yine ama olmadı sanki. Kesin planlar yapmayı bırakmıştım çünkü ben; bahar aylarıydı sanırım; daha önce de bahsettiğim minimalist yazar Leo Babauta’nın bir yazısıyla aradığımı bulduğumu düşünüp, bir anda aydınlandığım zaman. (İngilizce olarak yazıyı buradan okuyabilirsiniz) Yazdıklarından çıkardığım ya da kendime aldıklarım:

Kendime belli tarihlerde ulaşılması gereken hedefler koymak yerine peşinden koşmak istediğim veya keyif aldığım şeyleri yapmalıyım. Her sabah kalktığımda yapmak istediğim bir şey varsa eğer, zaten onu yaptığımda onunla ilgili bir hedefim varsa o da bunun doğal sonucu olarak gelir. Bunu ilk uyguladığım konu ise kadınların en favori konusu olan “kilo verme” konusuydu. Ekim ayında mart sonunda ulaşacağım kiloyu bile yazmış plan yapmıştım ama nisan ayında bu yazıyı okurken mart hedefimden çok uzakta bir yerdeydim. Tutmamıştı planım çünkü keyif almıyordum durumdan; ulaşmaya çalışıyordum sadece o rakama. Yani mutluluk vaadi gelecekteydi ama ben bugünde yaşıyordum, bu yüzden de tutmuyordu. Sonra hedefimi iptal edip beni mutlu eden hafif hissetme duygusunun peşinden gittim. Artık gram hesabı değil de hafif hissetmenin yollarını düşünüyordum ve keyif alıyordum. Günlük yeme içme alışkanlıklarımı değiştirdim ve kısa zamanda o hedeflediğim kilonun da altına çok sağlıklı bir şekilde indim; üstelik keyif alarak. Ve en güzeli bu hafiflik hissinden aldığım keyif nedeniyle de hep hafif olmaya devam ediyorum.

İkinci en önemli çıkarsamam ise; kontrol etmekten vazgeçmek ve doğal olarak geleni kabul etmek oldu! İşte bu beni zihnen en çok rahatlatan değişim oldu. Artık geleni kabul ediyorum; kötü de olsa içinde mutlaka bir mesaj buluyorum veya en önemlisi içinde mutlaka iyi bir şey buluyorum. Öyle ki bakıcımızın sağlık problemi nedeniyle 3 hafta işe gelemeyecek olduğunu öğrendiğimde önce çok sert bir dirençle karşılaştım zihnimde; nasıl yaparız hem çalışıp hem de bu kadar işin üstesinden nasıl geliriz diye büyük bir strese düşmüştüm ama sonra durumun tam da yukarıda bahsettiğim kabul etmek örneği olduğunu anlamam çok sürmedi. Sonra bu zamanın içinden de iyi şeyler çıkarabilmeyi başardım; evdeki minikle daha çok zaman geçireceğimizi düşündüm, destek alacağımız anane ve babaanne ile de ilişkisi daha yakınlaşacaktı, okula onu götüreceğimiz için okulunu ve arkadaşlarını da daha yakından tanıyacaktık. Ve öyle de oldu; fiziken çok yorucu oldu ama manevi olarak çok güçlendiren bir süreç oldu.

Anda olmak ya da farkındalık ya da asıl adı ile mindfulness ise başlı başına temeline oturdu hayatımın. Bu değişimi kendimde hissetmemin yanı sıra etrafımdaki bir çok insandan duyar oldum. Artık içinde olduğum anın gerçekten içindeyim sadece bedenen değil, aynı zamanda zihnen. Bir çok insandan duyarsınız belki tatil planı yapmak tatilde olmaktan daha keyifliydi diye veya tatil sonrası dönüp baktığında aslında tatil sırasında almadığı hissi, anıları yoklarken aldığını. İşte bu tam da anda olmanın değerini gösteriyor. Anı yaşamak veya anda olmak; en basit deyimiyle o anda ne yapıyorsanız, ne hissediyorsanız onu fark etmek ve onu yaşamak demek. Yani bir boşvermişlik durumu gibi asla anlaşılmasın. Bu aslında en güzel ifadeyle içinde olduğumuz anın değerini, kıymetini bilmek demek. Belki de ne yaşıyorsak onu hissetmek demek.Benim tanımlamalarım böyle uzar gider…

Tüm bunları çikolatanın en baştan çıkarıcı hali olan bu tarifle bağlamadan önce bitiremediğim kitabımla bağlamam gerekiyor. Çok uzun zaman oldu kitabın hayalini kurup planı yapıp ardından tariflere geçişimin üstünden ama halen bitmedi. Ve insanlar ne zaman bitecek diye sordukça ben de kendime sormaya başladım; ne zaman bitecek diye. Sonra fark ettim ki meğer “bitirmek”miş mesele yani aslen ben bitirmek istemiyormuşum. Çünkü uzun zamandır hayatımı dolduran, güzelleştiren bir şeyi ve bunca keyif aldığım bir şeyi hayatımdan çıkarmak istemiyormuşum meğer. Sonra kelimeyi değiştirdim artık kitabımı bitirmek değil; onu özgürleştirmek ve paylaşmak hedefim. Bakalım bu değişim sonrası işler nasıl gidecek, ben de heyecanla bekliyorum çünkü onun yerini dolduracak yeni fikirlerim var, beni heyecanlandıran başka ilgi alanlarım var. Bakalım hayat ne getirecek bana…

Giriş bölümünün bu kadar uzun olması aslında tarifin çok kısa ve sade olmasıyla da bağlantılı. Belki de anı yaşamanın en güzel deneyimlerinden biri böyle bir çikolata tadını damakta hissetmek, belki de farkında olmadan bu bağlantıyı kurmuş olabilirim kafamda. Çoğunluğun tercihi olan hazır karışımlar nedeniyle puding biraz değersizleştirilmiş durumda günümüzde. Ama aslında çikolatanın en güzel, en yalın hallerinden biri. Ve bu kadar kısa sürede ve bu kadar az malzeme ile yapılmasına rağmen çarpıcı bir etkisi olması ise onu bence çok ayrı bir yere koyuyor benim gözümde. Ama tabi bu tadı almak için özellikle kullanılan çikolatanın ve sütün kendi başına lezzetli olması gerekiyor. İyi bir çikolata ve doğal bir sütle yapacağınız bir pudingin size anda olmanın deneyimini sunacağından eminim…

Malzemeler:

  • 1 lt doğal ve tam yağlı süt
  • 40 gr buğday nişastası
  • 140 gr toz şeker
  • 240 gr bitter kuvertür çikolata
  • 1/8 çay kaşığı doğal tuz

Pudingin Yapımı:

  1. Derin bir tencerede nişasta, şeker ve tuzu karıştırın.
  2. Üzerine sütü ekleyin, önce kısık ateşte ardından ortadan biraz hafif ateşte sürekli karıştırarak pişirmeye başlayın.
  3. Yaklaşık 10 dk sonra karışım biraz kalınlaşmaya başladığında içine çikolataları ekleyin ve yine karıştırmaya devam edin.
  4. Yaklaşık 2-4 dk arasında çikolata tamamen erimiş ve karışım kalınlaşmış olacak.
  5. Karıştırıcıyı karışımdan çıkardığınızda su gibi akıp gitmek yerine birazı kalıyorsa pişmiş demektir.
  6. Fotoğraflarda görüldüğü şekliyle ters çevirip kullanmak için sıcakken direk kalıplara koyabilirsiniz.
  7. Eğer kup veya kase içerisinde servis edecekseniz ve üzerinde tabaka oluşmasın istiyorsanız önce büyük bir kaseye alıp biraz soğutup ardından servis edeceğiniz küçük kaselere alabilirsiniz.

Muhteşem Çikolatalı Kek

Başlık biraz abartılı gazete başlıklarına benzedi ama olsun. Çünkü bu kek için sadece çikolatalı kek veya kakaolu kek demek çok hafif kalır. Kıvamının farkı iç kısımda bir kek hafifliğinde olup, kenarlarda hafif ıslak bir brownie kıvamında olması. Yani hem hafif, hem de yoğun bir kek. Üstelik yapımı da oldukça kısa sürüyor. Misyonumdaki fark yaratmak kelimesini tam karşılayan bir kek bu!

Read more… →

Pasta kitabında finale doğru: Cevizli, üzümlü ve bol çikolatalı pasta

Pasta kitabı hedefimle yola çıktığımdan bu yana bir çok başka alana da ilgi duyduğumdan, kitap konusunda daha yavaş ilerliyorum artık. Önceleri sadece çikolatalı tatlılar üzerine yoğunlaşırken artık mutfakta yeni bir yoğunlaşma alanım daha oldu; ekmek. Aynı zamanda organik ürünler, doğal beslenme, ekolojik tarım da bir başka yoğunlaşma alanım oldu. Tabi böyle dallanıp budaklandıkça mutfaktaki konular pasta kitabımda finale giden yol uzadı. Şuan ki plan çalışmama göre kitabım %66 tamamlanmış durumda. Kitapta yer alması kesinleşen 45 tarifin 29’unun fotoğraf çekimi tamamlandı. Artık geriye kalanlar ağırlıkla pastalar ve tartlar. Bir de yazısını hazırlamam gereken 24 tarif var. Ama benim için en önemli olan parçalardan biri ön yazı yazmaktı ki onu tamamladığım için bitirme oranına psikolojik olarak %5 daha ekleyebilirim.

Read more… →

Çikolatalı Cheesecake ile doğumgünü kutlaması…

Çikolatalı cheesecake tarifi

Bugün günlerden güzeller güzeli bir insanın doğum günü ve bu da ona yakışan güzel pastası. Kutlama ve pasta kesme töreni öncesi uzun süre seyre dalınan çikolatalı cheesecake’in tadını alanlar tarifin yayınlanması için baskı yaptığından, gün bitmeden yayına yetiştirme telaşındayım. Kitapta yer alacak önemli eserlerden biri olacak bu da sanırım…

Read more… →