Category Archives: Yurtdışı Gezileri

Thassos Adası’nın güzellikleri

Aliki Beach, Thassos

2014 yılındaki en güzel keşfim Yunan Adaları’nda tatil yapmak oldu. Ve devamında artık yaz tatillerimizi mümkün olduğunca Yunan Adaları’nda geçirmeye karar verdik. Thassos ise Ege’nin hep hayalini kurduğu doğa ile bizi buluşturduğundan, favori adamız oldu. 2014 Temmuz ayı sonunda orada geçirdiğimiz beş günün üzerinden uzun ve soğuk bir kış mevsimi geçmesine rağmen hala hatıralarım renkli ve mutlu. Ve tabi bu yaz yeniden orada olmak için planlarımız şekillendi bile. Bu keşfimi paylaşarak aslında sadece Thassos’a gitmek için araştırma yapanlara değil, tatil için Ege Bölgesi’ndeki aşırı ticari uygulamalardan sıkılanlara da yol göstermek istiyorum. Ve ilginçtir ki Thassos da Türklerin aşırı ilgisi nedeniyle ticarileşme belirtileri gösteriyor ama neye göre derseniz sadece Midilli Adası’na göre diyebilirim, Ege Bölgesi’ne göre hala çok naif, hala turizm tacirlerinden çok uzak.

Read more… →

Cafe Lontano için 2014 değerlendirmesi ve 2015 hedefleri

Meis Adası 17

Birçok blogta rastladığım ve hiç sevmediğim klasik bir giriş cümlesi vardır: uzun zamandır yazamadım…Evet ben de uzun zamandır yazamadım, daha doğrusu arada yazdım ama 2014’ün ikinci yarısında cafelontano’ya pek konsantre olamadım çünkü zor ve farklı bir süreç yaşıyorum yaklaşık 6 aydır ve önümde muhtemel bir 3 ay var. Sonrasında, çok güzel bir varlığa ulaşmak tüm motivasyonum. Tabi bu durum benim seyahatlerimi, hareketlerimi, yediklerimi etkilediğinden blogta paylaşım için yeni malzemeler üretme konusunda biraz eksik kaldım. Benim gibi üretme takıntısı olan yani bir şey üretmediği günü boşa geçmiş sayan bir insan için zor zamanlar oldu özellikle ilk aylar çünkü enerjimin belki de %5’i kalmıştı bana geriye. Şimdi %70’lik enerjim var ama yine de kısıtlı olduğu için idareli kullanmam gerekiyor.

Read more… →

Karşı Kıyının Güzeli; Midilli Adası (Lesvos)

Midilli Adası, Lesvos


Biraz geç kalmış gibi  görünsem de, bu soğuk kış gününde fotoğrafların içinizi ısıtması bile yayımlamam için doğru zamanı işaret edebilir. Haziran ayındaki tatilimizden sonra Beef & Fish dergisi için hazırlamıştım bu yazıyı. Ekim Kasım sayısında öncelikle dergide yayınladığı için şimdi sıra Cafelontano’da.

Read more… →

Meis Adası’nın Masalsı Renkleri

Meis Adası 3
Saatlerce aynı evlere, aynı denize, aynı manzaraya bakıp hala gerçek olduğundan şüphelendiğim bir güzellikti Meis Adası. Belki ada hakkında beklentimin hiç olmaması, belki spontane bir kararla kendimi adada bulmuş olmam, belki de -ki daha kuvvetli bir ihtimal- İstanbul’un içime yerleşmiş olan soğuk gerçekliği nedeniyle bu adanın masalsı güzelliği karşısında şaşırmaktan bir adım öteye geçip, yaşamak ve hissetmek seviyesine ulaşamadım. Bu nedenle de günübirlik gezinin yeterli olmadığına karar vererek, masal alemine geçme ihtiyacı duyduğum zamanlarda kaçabileceğim kurtarıcı bölge olarak belirledim bu küçük adayı.

Read more… →

Lizbon’da Deniz Ürünleri ve Beef&Fish Dergisi İçin İlk Yazı

Görsel1

Sokakları deniz kokan bir şehirde, ışıldayan güneş ve masmavi gök kubbenin altında gezerken şehrin canlılığına ve ritmine kapılıp gidiyor insan. İstanbul gibi yedi tepeli bu şehrin dar yokuşlarını tırmandıkça seyre dalıyorsun şehri ve uçsuz bucaksız Atlantik Okyanusu’nu.

Read more… →

Napoli’de Pizza Yemek…

Napoli’ye insanı çeken tartışmasız pizzadır çünkü pizza ilk kez Napoli’de doğmuş ve ardından farklı şehirlerde farklı şekiller alarak gelişmiş. Daha doğrusu pizzanın tarihi net olarak bilinmiyor çünkü ekmeğin üzerine eklenen malzemeler ile yapılan yiyeceklere tarihte hep rastlanmış daha önce. Bugünkü pizzanın ve pizzacıların ilk çıkış tarihi ise 1700’lü yıllar. Bu yıllarda pizza sokakta tezgahlarda yapılıyor ve elde yeniyormuş. 1830’da ise ilk pizzeria yani pizza restoranı açılmış Napoli’de: Antica Pizzeria Port’Alba. Ve inanılmaz da olsa halen aynı yerinde çalışmaya devam ediyor.

Read more… →

İspanya’da Kum Renkli Şehir: Salamanca

Salamanca 1
Salamanca’da beni büyülen en belirgin özellik binalarda kullanılan taşın rengiydi. Eski şehrin içindeki tüm binalar Villa Mayor adlı yakın bir kasaba çıkartılan kum taşından yapılmış ve hepsinde çok güzel bir renk var. Üstelik bu taşın güneşle birlikte kuruması ve içinde nem barındırmaması nedeniyle 1218’de yapılan binanın bile bugün parladığını görebilirsiniz. Ve özellikle öğleden sonra güneş ışıklarının da biraz daha koyulaşmasıyla binalar yaldızlı bir hal alıyor…

Read more… →

İtalya’nın sahilleri: Positano, Praiano, Amalfi

Yine bir filmden, bir sahneden etkilenerek düştüm yollara. Bu kez film aslında Toscana’da geçiyordu ama filmin kahramanı Positano’ya gitti ve şehre bir balkondan bakarken beni filmin içine çekti. İşte öyle bir balkondan bakmak için bu kez rota Roma’dan güneye; Amalfi sahilleri olarak duyulan, Salerno şehrinin sahillerindeki küçük kasabalara çevrildi: Positano, Praiano ve Amalfi.

Read more… →

Roma’da nefis bir pizzacı:Dar Poeta Pizzeria

Roma’ya nefis pizza hayalleriyle gidip, hayal kırıklığı ile dönenler için geç kalmış olduğumdan üzgünüm ama belki de yeniden gitmek için bahane oluşturabilir anlatacaklarım. Roma’ya henüz gitmemiş olanlar ilk cümlenin önemini anlamayabilirler çünkü Roma’ya giderken en güzel İtalyan yemeklerini yemeyi bekliyorsunuz pek doğal olarak ama Roma şehir merkezinin turistler tarafından ele geçirilmiş olması nedeniyle restoranlar da turistlere yönelik özensiz ve sahte italyan yemekleri sunuyorlar. Ben de ilk Roma seyahatimde aynı şekilde  farkında olmadan bu turistik yemeklerin içine düştüm. Bu nedenle ikinci ziyaretimde artık daha dikkatliydim ve böylece nefis pizza hedefime ulaştım.

Read more… →