Category Archives: Pasta Kitabım

Antep Fıstık Ezmesi Dolgulu Çikolatalar

Antep fıstık ezmesini çikolatalı tatlılarla birleştirmeyi pek seviyorum ama ismini bir türlü uyduramıyorum. Bu kez klasik truf çikolata tarifinin içine ekledim ve ortaya nefis bir tat çıktı. Kitap için tasarladığım bir çikolataydı bu aslında ama paylaşma fırsatı ancak bayram öncesine denk gelmiş oldu. Güzel bir tatil sonrası enerjisi içindeyim bu sıra, o nedenle pek derin konularla çikolatayı bağlamayacağım bu sefer ve direk tarife geçeceğim.

Read more… →

Yeni Bir yıl ve Kara Orman Pastası

Bir yeni yıl yazısını daha yazabiliyor olmanın değerini bilerek bu yazıya başlıyorum. Çünkü sağlıkla geçen bir yılın sonunda sağlık elden gidince ve yeni yıl planlarımı hastanede yazarken bulunca kendimi; sağlığı bu yılın en önemli konusu ilan ettim. Ciddi bir durum olmamakla birlikte kaybettiğim sağlığımı en kısa zamanda geri kazanmak ve ardından korumak öncelikli hedefim.

Nerede yanlış yaptım acaba diye çok düşündüm bu süreçte. Hani çok gurur duyduğum sağlıklı beslenme prensiplerim vardı; hani yoga sağlık, zindelik veriyordu. Her şeyi kendim yaparak en sağlıklı besinleri elde ediyordum. Bu cümleden sonra biraz aydınlamaya başladım; evet her şeyi kendim yapıyorum, üstelik bunu gecenin geç saatlerinde yapıyorum. Biraz daha geri gittim; akşamları kızımla ilgilenmek önceliğim, daha geriye gittim; bütün gün stresli ve yoğun bir işi yönetmem gerekiyor. Gündüz çalışmam yetmiyor, bir de gece ev ve mutfak mesaisinin içine bir de iş mesaisini dahil etmem gerekiyor. Bu düzende uykuya ne kadar zaman ayırabiliyorum; 5-6 saat. Evet şimdi tekrar başa dönüyorum; böyle yorucu bir düzende yaşarken sağlıklı beslenmek ve yoga ancak başıma gelenlerin gecikmesine veya daha hafif olmasına katkı sağlayabilir. Kendi yıkıcı düzenimi kendim kurmuşum, sonra da hiç dışarıdan bakıp “sen ne yapıyorsun” dememişim. Oysa arada dışarıdan bakmak lazım kendi hayatımıza; bu bazen içindeyken görmediğimiz güzellikleri gösterebilir bazen de fark etmediğimiz hatalarımızı. İşte ben bunu ancak yıl sonunda oturup bütün bir yılı gözümün önünden geçirirken fark ettim. Ve sonra hatalarımla boğuşmaktansa kabul ettim, kendimi affettim. Yeniden şekillendirdim düşüncelerimi. Artık işi akşamlarımdan çıkartacağım. Kendime hafta içinde dinlenme akşamları planlayacağım; bir film izleyeceğim, belki biraz mısır, biraz da prosecco…

Bu yıl yeniden farkındalığımı arttırmam gerekiyor . 2017’de çok büyük bir ilerleme sağlamıştım bu konuda ve o kadar iyi gelmişti ki. Oysa 2018’de içine girdiğim yorucu ve bunaltıcı iş temposu bana öyle dönemler yaşattı ki; yaşadığım anı fark etmekten de öte blok halinde haftalar ve hatta aylar geçti ve ben fark etmedim. Bütün bir yılı kronolojik olarak gözden geçirmeye kalkınca bunu daha iyi anladım. Bu yıl sık sık duracağım, ruhum ve bedenim aynı noktada olana kadar bekleyeceğim. Bunun için ilk küçük adım olarak meditasyona başlayacağım, umarım bu adımı büyütür ve bir sonraki yeni yıl yazımda bana kattıklarıyla dolu bir şekilde yazarım.

Evet uzun bir girişten sonra yılın ilk tarifine geçebilirim. Kitap için oluşturduğum, klasik kara orman pastasına Cafelontano dokunuşu yaptığım bir tarif bu. Ve minik kızına doğum gününde bu pastayı yapmak isteyen bir anne ile paylaşmak için seçmiştim aslında. Ama sonradan fark ettim yeni yıl yazımla bağlantısını; bu yıl çocuklar için özel ve güzel bir şeyler yapmak istiyorum. Henüz adı yok, içeriği yok ama hissi var, motivasyonu var, heyecanı var…

Kara orman pastasına Cafelontano dokunuşu olarak ne yaptım? Tabi ki içindeki çikolata miktarını arttırdım. Özellikle yoğun çikolatalı bir kek olan benim favori pasta kekimi kullandım. İç krema olarak en çok krem şanti kullanılır ama ben tercihimi beyaz çikolatalı mustan yana kullandım. Gerçek krem şanti ile aynı baz; yani kremanın köpürtülmesi ile elde ediliyor. Ama musa ek olarak çikolata koyuluyorken krem şantiye sadece şeker ilave ediliyor. Bir de meyveleri pişirerek daha uzun süre saklanabilen bir pasta elde etmiş oldum. Tabi şekerle hafif pişince meyvenin gerçek tadından ziyade daha sosa yakın bir tadı oluyor ama ben gerçek tadındansa bunu tercih ediyorum pastada. Bir de bu sefer meyve suyunu kaynatıp özüte dönüştürdüm ve renk vermesi için musa karıştırdım. Yapımı biraz uzun sürüyor, özellikle kek ve musu bir gece mutlaka buzdolabında bekletip ertesi gün pastayı birleştirmek gerekiyor. Ve servis yapmadan da mutlaka yine bir geceyi buzdolabında geçirmesi gerekli. Planlama yaparken buna dikkat etmek gerekiyor.

Kek için Malzemeler:

*6 adet yumurta *300 gr toz şeker *1 çorba kaşığı vanilya özütü *170 gr un *1 paket kabartma tozu *25 gr toz kakao *200 gr sütlü çikolata *200 gr bitter çikolata *100 gr sulu ev yoğurdu (hafif çırpılmış) *150 gr fındık yağı *23-25 cm çapında 2 adet kelepçeli kalıp

Yapılışı:

Çikolatayı benmari usulü veya mikrodalga fırında eritin ve oda sıcaklığına gelene kadar bekletin.

Bu sırada yumurta, şeker ve vanilya özütünü krema haline gelene kadar çırpın. Karışıma sırasıyla eritilmiş çikolatayı, yağ ve yoğurdu ekleyerek iyice çırpın. Kabartma tozu, un ve kakaoyu ekleyerek karıştırmaya devam edin.

Bu malzemelerle 2 kalıp kek oluyor. Ve mutlaka 2 ayrı kalıpta pişmesi gerekiyor. Tek kalıbınız varsa önce yarısını, sonra diğer yarısını pişirin. Ama ilk pişen kek oda sıcaklığına gelmeden kalıptan çıkarmayın. Bir de önemli olan hamuru eşit olarak ikiye bölmek. Mutlaka tartarak hamuru kalıplara koyun. Eğer tek kalıp kullanacaksanız hamuru yapacağınız kabı önceden boş olarak tartın ve ağırlığını not edin. Ardından hamur tamamlandığında tekrar tartıp hamurun ağırlığını bulun ve yarısını ilk pişecek kalıba aktarın.

180 °C’de önceden ısıtılmış fırında fansız ayarda 20-25 dk pişirin. 20. dakikadan itibaren kürdan testi yapmakta fayda var. Kürdan kuru çıktığında pişmiş demektir. Fazla pişirmek keki kurutur, az pişirmek tat olarak daha yoğun yapar ama pastayı oluştururken dengeyi bozabilir. Kekler oda sıcaklığına geldiğinde en az 2 saat buzdolabında bekletilmeli. En ideali aslında kekin bir gece buzdolabında kalması diyebiliriz. Kullanmadan önce mutlaka buzdolabında olsun, çıkarır çıkarmaz kesme işlemini yapmak gerek. Pasta yapımına başlamadan önce iki keki de kesip hangi katları nerede kullanacağınıza karar vermeniz iyi olacaktır.

Her bir kekten iki kat çıkacak ve üst kısmı boşa çıkacak. Yani alttan bir kat kesince sonra tekrar onu alt gibi düşünüp bir kat daha kesmek gerek. Böylece üst katta ince bir tabaka dışarıda kalmış olacak. Bu kat yani tabanın bir üstü olanlardan biri pastanın en alt katı, diğeri de en üst katı olmalı.Artanları da pastanın yemeye hazır olması uzun süreceğinden bekleme süresinde yiyerek değerlendirebilirsiniz. Ya da artan ganaj ve krema ile karıştırıp hamur haline getirip küçük toplar yapabilirsiniz.

Beyaz çikolatalı mus için malzemeler:

*800 ml krema *400 gr beyaz çikolata *40 gr tereyağ

Çikolatayı ben mari usulü eritin ve eridikten sonra tereyağını ekleyip karıştırın. Oda sıcaklığına gelene kadar bekletin.

Kremayı kullanmadan önce 3-4 saat buzdolabında veya 30-45 dk dondurucuda bekletin. Mümkünse çırpmak için kullanacağınız kabı da buzdolabında bekletin. Kremayı çırpma kabına alın ve hızlı ayarda çırpın.Ortalama 2-3 dk içinde krema hacmen 3 katına çıkacaktır ve sert bir hal almış olacaktır.

Üzerine erimiş çikolata ve tereyağ karışımını ilave edin ve sadece homojen olana kadar çırpın, fazla çırpmayın.

Pasta için kullanmadan önce en az 12 saat, vaktiniz varsa 24 saat buzdolabında bekletin.

Kırmızı meyveler

150 gr kırmızı meyveyi 30 gr toz şeker ile çok kısık ateşte pişirin. Meyvelerin dağılmasına izin vermeden sadece piştiğinde yani kaşık ile kesmek istediğinizde kolayca ayrıldığında ocaktan alın. Suyunu süzün ve suyunu tekrar kısık ateşte ocağa alın. Dibinde yarım çay bardağından az kalana kadar suyu kaynatmaya devam edin. Bu işlem ile içindeki fazla suyu çektirmiş oluyorsunuz ve geriye sadece özü kalmış oluyor. Bu özü daha sonra musa karıştırıp renk vermek için kullanacaksınız, oda sıcaklığına gelmesi için bekletin. Meyve parçalarını da aynı şekilde oda sıcaklığına gelene kadar bekletin. Mümkünse bu işlemi pastayı birleştireceğiniz gün yapın.

Pastanın birleştirilmesi

Keklerden birinin üt katını pastanın tabanı yaparak başlayın. Tabanı çalışacağınız tezgaha yerleştirin. Bu bir pasta standı olabilir veya bir karton pasta altlığı veya en basitiyle kekin dışına taşmayacak şekilde kesilmiş bir pişirme kağıdı. Yumurta fırçası ile kekin üzerini hafifçe süpürün ki kırıntılar varsa temizlensin.

Beyaz çikolatalı musu 4 eşit parçaya ayırın ve ayrı ayrı geniş tabaklara koyun. 1 tanesini üst kaplamada kullanmak üzere buzdolabına kaldırın. Diğer üçüne meyve parçalarını ve meyve suyu özünü eşit bir şekilde dağıtın ama sadece kremanın üstüne serpiştirin, karıştırmayın. Musu kek üzerine yaydığınızda renkli malzemelerin beyazla karışması güzel bir mozaik görüntüsü sağlayacaktır. Sadece çalışacağınız ilk kat keki ve musunu dışarıda bırakıp diğerlerini buzdolabına kaldırın.

İlk katın üzerine musu koyun ve her tarafına eşit miktarda dağılana kadar yayın. Pastanın katlarını yerleştirdikçe bir baskı oluşacağından ve bu baskı kremayı kenarlara doğru iteceğinden kenardaki krema ortaya göre biraz daha az olsun. Ama mutlaka kenarı kaplasın ve üst kat koyulduğunda açıklık kalmasın.

İkinci kat olarak ilk kekin taban katını kullanın. Üçüncü kat için diğer kekin alt katını kullanın. Üzerine musu ekleyin ve yumuşak hareketlerle yayın. Son kat olarak yine bir üst kat kullanın ki üst görünüm düz olsun. Üzerini yumurta fırçası ile süpürün. Özellikle en üst kat için bu süpürme işlemi çok önemli.

En üst katı yerleştirdikten sonra yanlardan pastanın katlarının görüntüsüne bakın. Boşluklar varsa önce buraları doldurun. Kaplama için ayırdığınız sade musu kullanın. Ardından çok ince bir tabaka musu sadece yanları kaplamak için kullanın ve soğuyup biraz katların birbirini tutması için 30 dk buzdolabında bekletin. Bu bekletme sürecini geçebilirsiniz eğer zamanınız yoksa, olmazsa olmaz değil ama güzel bir kaplama için gerekli.

Dolaptan çıkardıktan sonra önce üst kısma musu yayarak yumuşak ama aynı zamanda seri hareketlerle kaplayın. Kullandığınız bıçağı sık sık yenileyin ki krema bulaşan bıçak görüntüyü bozmasın. Üst tarafı düzelttikten sonra yanları kaplayın; küçük küçük ve yumuşak hareketlerle. Kaplama için ayırdığınız musun üçte birini süsleme için ayırmanız gerekli.

Kaplama işlemi bittikten sonra süslemenin ilk etabına geçebilirsiniz. Krema sıkma aparatı ile üst kata fotoğrafta gördüğünüz gibi yer yer şekiller yapabilirsiniz. Bunun için üst kaplamada kullanılan musu kullanmanız yeterli. Krema sıkma aparatının tırtıklı başlığını kullanarak sadece küçük bir halka yapıp halkanın ucunu halkanın ortasına kadar getirip yukarı doğru kaldırarak sıkma işlemini tamamladığınızda fotoğraftaki şekli elde etmiş olursunuz. Önce bir tabak üstünde şekil vermeyi denerseniz eliniz alıştığında pasta üstüne geçersiniz ve denemeyi tabak üzerine yaptığınız için orda kullandığınız kremayı tekrar sıkmak için kullanabilirsiniz. Pasta üstüne sıktığınız şekli beğenmezseniz yine pasta üstünden de hafif bir dokunuşla alıp tekrar sıkmak için kullanabilirsiniz. Şekillerle süslemeyi tamamladıktan sonra pastayı buzdolabına alın.

Kalıp çikolatayı 5 dk dondurucuda bekletin, ardından sebze soyacağı ile veya bir bıçak ile kalıp üzerinde kaydırarak yaprak şeklinde kesikler elde edin. Çok ince olarak çikolatanın başından sonuna kadar gitmeye çalışın ki kalıptan ayrılan ince katman çikolata dönerek bir şekil alsın. Oluşturduğunuz şekilleri 10 dk dondurucuda bekletin. Ardından pastayı buzdolabından çıkarıp üstünü ve yanlarını çikolata parçaları ile süsleyin. Yanları kaplamak için pastanın biraz havada olması daha iyi olacaktır; bir kişi pastayı havada tutarken siz de kenarlara süsleri yapıştırabilirsiniz.

Pastayı en az 1 gece buzdolabında beklettikten sonra servis yapabilirsiniz. İçindeki meyveler pişmiş olduğu için çiğ meyve kullanılan pastalara göre ömrü daha uzun süreli olur.

Çikolataya Batırılmış Kavala Kurabiyesi

İki aylık sessizliğimin kitap yayım hazırlığı gibi sofistike bir nedenden ötürü olmasını isterdim ama gerçekler biraz daha farklı. Elbette onun da etkisi var; yani bir yerde artık durdurmam gerekiyor yeni denemeleri ki kitabı tamamlayabileyim. Yoksa 2013 yılında başlanan bir kitap 2019’a halen bitmemiş olarak girerse imkansız aşk filmi gibi olur. Artık 60 tarifle ve şuan ki haliyle tamam. Şimdi on günlük bir gözden geçirme ve fotoğrafları düzenleme dönemi var. On gün sonra ise editöre teslim edeceğim. Mizanpaj yapıldığında ve formatı bütünüyle gördüğümde çok heyecanlanacağım aşikar. Gelelim sofistike olmayan nedenlere: Finansal krizin vurduğu bir sektörde finans yöneticisi olmak zor, özellikle de sıklıkla riskli karar almak zorunda kalındığında. Dolayısıyla günlük mesaim son dönemde fazlasıyla eve taşınıyor. Son dönemde her hafta sonunda evde 2-3 çeşit çikolatalı tatlı varken şimdi buzdolabının kapağını hayal kırıklığıyla kapatıyor bizim minik 🙂 Ben de zaman yönetimi açısından kısa zamanda yapılan ama bol çikolata etkisi gösteren tariflerime yöneliyorum; çikolatalı puding, brownie cookies, truff gibi ve henüz paylaşamadığım rocher gibi.

Read more… →

Kolay Bir Browni

Böyle yazınca kime göre, neye göre diye düşünmek lazım tabi. Bu kez psikolojik ve sosyolojik konulara girmeden doğrudan “browni”ye gireceğim. Kitabımı bu hafta bitirecek olmanın mutluluğu içinde “browni” bölümünün giriş yazısını tamamladım az önce. Toplam 10 browni çeşidi var kitapta ve bir de tarihinden, tekniğinden, püf noktasından bahsettiğim bir giriş yazısı. Aslında bu bölümü sonlandırmak için çalışırken ortaya çıktı bu “kolay browni” tarifi. Çünkü browniyi çok sevdiğimden ve farklı tatlar yaratmak için çalıştığımdan bir sürü tarif geliştirip yazmışım ama sade bir browni koymamışım.Yani başlığın çıkış noktası aslında bu bölümün bütünlüğünü sağlamaktı.

Malzemeler:

*180 gr tereyağı *150 gr bitter çikolata *140 gr toz şeker *3 yumurta *90 gr un *10 gr kakao *1 tutam tuz *50 gr hafif kavrulmuş ceviz içi

Yapımı:

Çikolatayı mikrodalga fırında veya benmari usulü eritin. Aynı şekilde tereyağını da eritin.

Yumurta ve şekeri bir kapta iyice çırpın. Ardından oda sıcaklığına gelmiş çikolata ve tereyağını ekleyin ve çırpın. Un ve kakaoyu eleyerek ekleyin ve tahta kaşık ile karıştırın. Hamur homojen olduktan sonra cevizi iri parçalar halinde kırarak karışıma ekleyin. Hafifçe karıştırın.

Kare bir kalıbı (22cm *22cm) pişirme kağıdı ile kaplayın. Browni karışımını kalıba dökün. Önceden ısıtılmış fırında 180 ºC’de alt-üst fansız ayarda 22 dk pişirin.

Çıkardığınızda browninin orta kısmının az pişmiş olması gerekiyor yani etrafı sert ama ortası az pişmiş görünüyor olacak. Kalıptan çıkarmadan kalıbın sıcaklığı ile pişmeye devam edecek browni, böylece daha yoğun bir kıvama sahip olacaktır. Kıvam ve pişirme süresinin idealini zamanla kendi fırınınızda bulabilirsiniz.

Oda sıcaklığına geldikten sonra en az 6 saat buzdolabında bekletilmesi gerekir. Sonrasında da sürekli olarak buzdolabında tutmanız kıvamı için faydalı olacaktır.

Afiyet olsun…

Yeni pastam; Karamel Rüyası!

Kitapta beni en çok heyecanlandıran bölüm şüphesiz pasta bölümü. Çünkü bana en çok hayal kurduran bölüm bu. Tasarım yapmak için oturup uzun uzun düşünüyorum, yazıyorum, hatta çiziyorum. 15 pasta tarifi var bu bölümde; 2 tanesi henüz son halini alamadı. Diğerleri artık benim gözümde en güzel seviyeye çıktı. Blogta paylaşmak biraz daha geriden gidiyor pastaları çünkü çok uzun tarifler bunlar hep.

Bu sefer sözü fazla uzatmayacağım ve “karamel rüyası” adını verdiğim bu pastadan biraz bahsedip uzun tarife geçeceğim. Klasik krokanlı pastayı biraz değiştirmek amacıyla oluşturdum bu tarifi. Keki, benim iki favori çikolatalı kekimden görece şekersiz olanı. Bu çok ünlü bir Amerikan keki aslında. Ben sadece onu biraz türkleştirdim; yani butter milk yerine yoğurt kullandım. Malzemeleri de biraz bizim mutfaklarımıza uyarladım. Böylece Türkleştirilmiş bir Devil’s Food Cake elde ettim. Favori ara kremam olan çikolatalı mousse’u (mus) kullandım ama içine krokan dışında bir de karamel parçaları ekledim. Karameli dondurup minik parçalar halinde doğrayıp musa ilave edince pastanın ara katlarında yer yer erimiş karameller oluştu. Ama bununla yetinmeyip üstüne döktüğüm ganajın üstüne de karamel döktüm. Böylece bol karamelli nefis bir pasta çıktı ortaya.

Read more… →

Pasta Serüvenimde Geldiğim En Güzel Nokta; Antep Fıstık Ezmeli Browni

Neden bu kadar uzun bir başlık seçtiğimi merak ediyor olabilirsiniz. Bu browniyi benim için özel kılan şey, işte tam da başlıkta anlatmak istediğim hissi bana vermesi oldu. Çok uzun zamandır pasta yapıyorum ve yine epey uzun bir zamandır kitap hazırlığı yapıyorum. Zor bir yol bu ama çok keyifli. Ve hep daha da iyiyi arayan bir kişi için bu yolda attığı adımları görmek çok mutlu edici. Benim için hazırladığım kitabın en özel tariflerinden biri ve hatta şuan tadı damağımda olduğu için belki de en özel tarifi diyebilirim. Neden kitap çıkmadan paylaşıyorum diye hemen aklına gelen olursa diye belirteyim; ben paylaşmak için çıktım bu yola…

Bu tarifi geliştirene kadar bir kaç farklı fıstık kullandım ve en sonuncu olan bu özel Antep fıstığı, fıstık seçimine nokta koydu. Yani diyeceğim şu ki; fıstık seçiminizi iyi yapmalısınız bu tarif için. Ve asla kavurmadan, ezme haline getirmeden koymamalısınız. Bunlar hep tecrübeyle sabitlendi çünkü. Hatta Antep’li bir arkadaşımla fıstığı kavurmadan koyup yağını karışımın içine salması mı yoksa kavurup yağını ezmeye salması daha iyi olur tartışması bile yaptık. Geldiğimiz nokta yağını ve kokusunu salana kadar bolca kavrulmuş nefis bir fıstık…

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 180 gr tereyağı
  • 150 gr bitter çikolata
  • 90 gr un
  • 140 gr toz şeker
  • 10 gr kakao
  • 100 gr Antep fıstığı
  • 3-4 tatlı kaşığı fındık yağı
  • Üzeri için yaprak veya parça halinde Antep fıstığı

Yapımı:

  1. Önce fıstık ezmesini yaparak başlayın; fıstıklar bütünse önce hafifçe kavurup kokusunu almaya başladığınızda ocaktan alıp rondoya alın ve tam toz olmayacak kadar rondodan geçirin. Tekrar tavaya alın ve bu kez iyice kokusunu alana kadar hatta hafifçe renk değiştirene kadar kavurun. Eğer toz fıstık kullanacaksanız toz fıstığı direk kavurun ve iyice kokusunu verdiğinde ocaktan alın. Ardından rondoya alın 2 tatlı kaşığı fındık yağı ilave ederek hamur kıvamına gelen kadar çekmeye devam edin. Kullandığınız fıstığın yağ oranına göre burada eklemeniz gereken yağ miktarı değişecektir. Ama bu aşamada sürülebilir kıvama yakın olarak bırakın. Browninin orta katına yaymadan önce tekrar 1-2 kaşıp ekleyip karıştırıp sürülebilir kıvama getirmek gerekecek. Önceden ilave ederseniz browniye ilave edene kadar ezme katılaşabilir, o nedenle son zamanda eklemekte fayda var. Ocakta kavurma işlemi için döküm veya granit bir tava kullanmanızı tavsiye ederim. Teknik açıklamadan ziyade farkı direk gözünüzle göreceksiniz.
  2. Brownie karışımını yapmak için önce çikolatayı mikrodalga fırında veya ben-marie usulü eritin.
  3. Aynı şekilde tereyağını da eritin.
  4. Yumurta ve şekeri bir kapta iyice çırpın. Ardından çikolata ve tereyağını ekleyin ve çırpın.
  5. Un ve kakaoyu eleyerek ekleyin ve tahta kaşık ile karıştırın.
  6. Kare bir kalıbı (22cm *22cm) pişirme kağıdı ile kaplayın.
  7. Brownie karışımının yarısını kalıba dökün.
  8. Üzerine fıstık ezmesini ince bir katman haline yayın.
  9. Bir bıçağı kalıba koyduğunuz bu karışıma daldırın ve mozaik oluşturmak üzere sağa sola, yukarı ve aşağı çizgiler çizin. Aynı işlemi üst kat karışımı ekledikten sonra da yapın.
  10. Üzerine kalan browni karışımını yayın ve en üste yaprak şeklinde antep fıstık veya parça şeklinde serpin.
  11. Önceden ısıtılmış fırında 180 C’de alt-üst fansız ayarda 23 dk pişirin.
  12. Çıkardığınızda browninin orta kısmının az pişmiş olması gerekiyor yani etrafı sert ama ortası az pişmiş görünüyor olacak. Kalıptan çıkarmadan kalıbın sıcaklığı ile pişmeye devam edecek browni, böylece daha yoğun bir kıvama sahip olacaktır. Kıvam ve pişirme süresinin idealini zamanla kendi fırınınızda bulabilirsiniz.
  13. Oda sıcaklığına geldikten sonra en az 6 saat buzdolabında bekletilmesi gerekir. Sonrasında da sürekli olarak buzdolabında tutmanız kıvamı için faydalı olacaktır.

Biscotti

Aslında sadece biscotti değil, İtalyan gibi söylersek biscootti!!!. İtalya’dan yeni geldiğim için halen kulağımda İtalyanların baskın konuşmasının tınısı var, yani cümlenin sonunda ünlem var gibi hep baskılı bir seslendirme var onlarda. İtalya seyahatleri beni mutfak konusunda çok etkiliyor; mutlaka bir şeylerden ilham almış olarak, bir şeyleri mutfağıma ekliyor olarak ve de bir an önce mutfağa kendimi atıp saatlerce yemek yapmak isteğiyle dönüyorum. Biscotti kahvenin yanına en çok yakıştırdığım şeylerden biri ve kitap için daha önce hazırlayıp fotoğrafladığım bu tarifi İtalyan tınılı bu günlerime istinaden yayınlamak istedim. Seyahatten esinlenmiş olarak ilerleyen günlerde yapmak üzere aklımda bir çikolata tasarımı var ve de pizzayı ekşi mayalı pizza hamuru ile yapıp üzerinde biraz italyan esintilerle birleştireceğim. Tabi en önemlisi taze makarna yapımı konusunda hedeflerim var.

Read more… →

Sadeliğin Güzelliği

Sadelik kavramı, ben kendimi bildim bileli hep hayatımda! Ama önemini ve hatta güzelliğini son senelerde daha bir hisseder oldum. Çünkü kendimi sadelik teması üzerinde kurulan bir hayat içinde farklı ilgi alanlarının ortak noktasında görüyorum. Belli bir sıra veya olması gereken stepler olarak asla planlamadım ama bir de baktım ki; yogaya olan ilgim ve pratiğim günden güne artıyor, kitaplarımda hep “zen” geçiyor, evde ve günlük hayatımda hep bir minimalist düzenleme süreci devam ediyor. Yemek alanında ise slow food ve doğaya saygılı bir ekolojik beslenme biçimi ile kendini gösteriyor bu sadelik. Ve tabi bir de kafamın içini sadeleştirmeme yardımcı olan “farkındalık” (mindfullness) kavramı var artık hayatımda. Öyle ki bazen tek başıma yemek yerken bir meditasyon anı içinde oluyorum. Bazen de bir budist rahipten okuduğum; her baktığın şeye ilk kez görüyormuş gibi bak lafından yola çıkarak her gün gittiğim ofis yolunda muhteşem güzellikler görüyorum. Yani sadeliği hem manevi hem de maddi hayatımda bir tutkuyla hissediyorum ve bundan çok keyif alıyorum. (Bu konuda daha fazla okumak isteyenler için çok sevdiğim bir yazarı tavsiye edebilirim;Leo Babauta)

Read more… →

Üç çikolatalı kurabiye ve evde büyümekte olan bir minik kurabiye canavarı


“Üç çikolatalı” ile başlayan isimler bana her zaman çekici gelir. Ben de buradan yola çıkarak oldukça çekici, nefis bir kurabiye tasarlamaya çalıştım. Starbucks kurabiyemin başarısı mı yoksa ünü mü desem artık, bu kadar yayılmışken başka bir kurabiye üretmek zorlu bir işti ama zor olduğu kadar da keyifli tabiki. Birkaç denemenin ardından istediğim kıvama ve tada ulaşmış olmaktan mutluyum ama aynı zamanda bu durumdan benim kadar mutlu olan bir minik de var evde. Rafine şekerden uzak tutuyorum aslında kendisi genel olarak ama fırında kurabiyelerin pişmesini izlerken yüzündeki ifadeye bayılıyorum. Ve tabi eve yayılan mis kokunun ardından o taze kurabiyeyi tattığı zaman beğendiğini anlatmak için mutluluktan sallanması beni benden alıyor. Evde bir kurabiye canavarı büyütüyor olabilirim ama bu minik canavar bu tatlar ve kokular ile büyüdüğünde muhtemelen hem çok lezzetli çocukluk anılarına sahip olacak, hem de çok güzel bir damak tadı olacak.

Malzemeler: 20 adet kurabiye

  • 125 gr tereyağ
  • 1 yumurta
  • 90 gr bitter çikolata (küçük parçalar halinde doğranmış)
  • 90 gr sütlü çikolata (küçük parçalar halinde doğranmış)
  • 90 gr beyaz çikolata (küçük parçalar halinde doğranmış)
  • 70 gr esmer toz şeker
  • 50 gr fındık (toz halinde çekilmiş)
  • 190 gr un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Yapımı:

  1. Bir tahta kaşık ile tereyağ ve şekeri karıştırın.
  2. Yumurtayı ekleyip hafifçe çırpın.
  3. Un ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin ve yoğurun.
  4. Fındığı ekledikten sonra hafifçe 1 dk daha yoğurun.
  5. Tüm çikolataları ekleyin ve sadece homojen bir dağılım elde edene kadar karıştırın, fazla yoğurmayın ki çikolatalar erimesin.
  6. Hamuru 10 dk buzdolabında bekletin.
  7. Hamurun kıvamı şekil vermeye daha uygun olacaktır buzdolabında beklediğinde.
  8. Hamuru ceviz büyüklüğünde 20 parçaya ayırın ve her birini yuvarlayı avucunuzun içi ile bastırarak 3-4 cm genişliğinde daireler yapın.
  9. Şekil verdikten sonra kurabiyeleri 30 dk dondurucuda bekletin.
  10. 160 C önceden ısıtılmış fırında turbo ayarda 12 dk pişirin.
  11. Pişirme süresinin sonunda fırında hiç bekletmeden çıkarın ve piştiği tepside bırakarak çekmesini bekleyin.
  12. Çıkardığınızda pişmemiş görünmesine aldanmayın çünkü her kurabiyede olduğu gibi bunda da pişirme süresi çok önemli.
  13. Kurabiye oda sıcaklığına geldiğinde yani yaklaşık 30 dk sonra servise hazır olacaktır

uc-cikolatali-kurabiye-2

Antep Fıstığı Ezmeli ve Çikolatalı Mozaik Kek

2018 Ekim güncellemesi: Geçen sene yine bu zamanlarda yayınladığım tarifimi, bir yıllık yoğun kitap çalışması deneyimlerim sonucunda yeniden oluşturdum. Bu dönem beni zenginleştirmiş ki ben de tariflerimi zenginleştirdiğimi hissediyorum…

******************************************************************************************************************************

Her yıl sonu yaklaştığında beni bir telaş sarar çünkü her yıl başında kendime yeni hedefler ve hayaller belirler ve yıl sonunda onları gerçekleştirmiş olmayı beklerim. O nedenle sene sonu yaklaşırken Ekim, Kasım aylarında defterimde bir muhasebe başlar.(Biraz mesleğimin de etkisi var sanırım)

Bu yıl hedeflerimin çok gerisinde kaldığımı görünce bir telaşla hedeflerimi güncelledim; yeni ve daha gerçekçi hedeflerimi gerçekleştirmek üzere üretken bir döneme hızlı geçiş yaptım. Hayatımdaki minik güzelliğin henüz 18 aylık olmasını hedeflerimi belirlerken dikkate almamışım sanırım. O nedenle daha gerçekçi hedeflere geçiş yaptım. Ama tabi şunu da fark ettim ki bazen de o miniğin arkasına sığınıp üretken olmadığım zamanlar için bahane olarak kullanıyorum. Sonuç ne oldu derseniz, henüz son güne kadar notumu vermiyorum ama son dönemde gerçekleştirdiklerimle olumlu bir gelişim içindeyim.

Read more… →