Category Archives: Yemek Tarifleri

Ev Yapımı Hamuruyla Bolonez Soslu Lazanya

Pazar günü uzun pişen yemekler serisine ne zamandır ara vermiştim. Uzun zamandır ise aklımda taze makarna hamuru ile lazanya yapmak vardı. E bir de üstüne dikkatli bir okurumdan postlar azaldı uyarısı alınca işe koyuldum. Bugün bu tarifi hem yaptım, hem fotoğrafladım, hem de yedim. Ve şimdi de yazıyor ve paylaşıyorum. Hepsini bir güne sığdırmak zor ama çok değerli.

Evde makarna yapmak için klasik beyaz unu kullandım; tat alamadım. Aradım, taradım ve makarnalık irmik unu buldum fakat yine tat alamadım. Ama vazgeçmek, hele ki çok sevdiğim bir tadı yakalamak yolundan vazgeçmek, benim için mümkün değil. Ve sonunda sarı buğday unu ile makarna hamuru yapıp denemek fikri ile karşılaştım. Ve şimdi damağımda nefis lezzeti ile bu yazıyı yazıyorum. Evet aradığım lezzeti, sarı buğday unundan yaptığım bu makarna hamurunda buldum. İlk denemem sadece lazanya ama tabi hemen ardından diğer çeşitleri de deneyeceğimden eminsinizdir.

Read more… →

Ricotta Gnocchi

Son dönemde haftasonlarında güzel yemekler yapmak bir çeşit motivasyon oldu benim için. Bir nevi haftanın stresini ve yorgunluğunu atıyorum. Bazen deşarj olma isteğim öyle yoğun oluyor ki bütün günümü ve gecemi mutfakta geçirmek istiyorum. İşte yine öyle bir günde mutfak üretim listem beni şaşırttığı kadar sizi de şaşırtacak mı bakalım: Çikolataya batırılmış fındıklı shortbread kurabiye, iki somun ekşi mayalı ekmek, bir büyük tepsi patatesli kol böreği, ertesi gün pişecek levreğin marinasyonu, tamamen yeni bir deneme olan bademli çikolatalı bir kek, bir ölçek starbucks kurabiyesi ve burada anlatacağım ricotta gnocchi. Beni bu stresli işler mutfakta ustalaştıracak galiba 🙂

Pizzada kullanmak üzere aldığım Ricotta peyniri artınca, yıllar önce Two Greedy Italians bölümlerinden birinde Gennaro’nun annesinin tarifi ile yaptığı ve yerken çocukluk anılarını düşünerek gözlerinin dolduğu bu ricotta gnocchi aklıma geldi. Evde minik bir makarna canavarı da olunca bunu deneyip sonucu onun yüzünde görmek benim için güzel bir motivasyon kaynağı oldu. Bu makarna özellikle bol peynir ve az un içeriyor olması nedeniyle zaten ekstra çocuklar için faydalı bir tarif. Makarnadan başka bir şey yemeyen çocuklara sunulabilecek sağlıklı bir alternatif.

Read more… →

Evde Hamburger Yapmanın Dayanılmaz Lezzeti-2

Bir önceki hamburger tarifini 2014 yılı mayıs ayında yayınlamışım yani tam dört yıl önce. (Yazıya buradan ulaşabilirsiniz) Blogumun başlangıç tarihinin daha da geriye gittiğini düşünürsek epey yaşlanmışım ben!

Bu sefer başka konulara girmeden doğruca hamburger tarifine odaklanmak istiyorum. 2014 yılında yayınladığım tarifimi de oldukça severek yapıyor ve yiyordum ama tabi hamburger evde öyle sık yapılan bir yemek olmuyor. Şimdi yeniden bir hamburger yapsam nasıl olur dediğimde eski tarifimi biraz sadeleştirdim ve tabi geçen yıllar içinde öğrendiğim başka güzellikleri de kattım. Örneğin başka zamanlarda köfte, et ve makarna için de kullandığım bir sosu yaparak onu hamburgerin alt kısmında kullandım ve tabi o sosun da tarifini vereceğim. Bu sos aslında çok temel malzemelerle temel bir sos ama ismi olmadığından ben ona Cafe Lontano sosu ismini verdim.  Hamburger köftesine şekil vermek ve pişirmek konusunda birkaç teknik öğrendim. Bir de aslen yapmak istediğim ekşi mayalı hamburger ekmeği tarifi geliştirmekti ama o olmadı. Onu da bir sonraki versiyona saklıyorum artık.

Read more… →

Klasik köfteye Cafelontano dokunuşu

cafe lontano köftesi 1

Bu blogta klasik tarifleri görmeye alışkın olmayanlar şaşırmasın çünkü bu bildiğimiz köfteye biraz italyan, biraz ingiliz dokunuşu yapan bir köfte tarifi. Aslında bunu yayınlamak gibi bir niyetim yoktu ama her tadan kişi (babam bile) tarifini sorunca ben de bu sırrımı artık daha fazla saklamayayım dedim. Ben kendi tarifimin tamamını vereceğim ama kendi köfte malzemelerinden ve tarifinden şaşmayıp sadece Cafelontano dokunuşunu yapmak isteyenlere temel farkı söyleyeyim; soğan ve sarımsağı çok çok küçük parçalar halinde zeytinyağında kavurup, yağıyla birlikte köfteye ilave ediyorum. Bunu italyan mutfağından öğrenmiştim ama italyan köftesi biraz daha farklı bizim köfteden. İkinci dokunuş ise klasik baharatlar veya kimyon koymak yerine az miktarda hardal koymak. Bunu da hamburger köftesi araştırmalarımda bulmuştum, İngilizler kullanıyordu. Hamburger köftesinde deneyip lezzeti yakalayınca neden klasik köftede de olmasın ki dedim. Bu iki farklı dokunuş sonrası çok yumuşak ve lezzetli köfteler elde edeceksiniz.

Read more… →

Cafelontano Pizzası: Evde İtalyan pizzası yapmak için gereken herşey

İsli Etli Pizza, Cafe Lontano

İlk Cafelontano pizza yazısının yayınlanmasının üzerinden 3.5 yıl geçmiş. Blogun ilk yazılarından biriydi. İtalyanca öğrenmeye başlamış, İtalyan mutfağının renklerinin içinde kaybolmuş, keşif peşinde koştuğum günlerdi. Artık hayatta bir şeyi çok iyi anladım: Bir şeye vakit ayırıp, üzerine, derinlerine giderseniz o işte başarılı olma olasılığınız çok ama çok yüksek. Tabi başarı olarak kendinize nasıl bir hedef koyarsınız size kalmış. Ben mutfak konusunda ilerlemeyi kendim için çok büyük başarı olarak nitelendiriyorum. Bu işten hiç bir şey kazanmıyorum profesyonel olarak ama kendim için bir mutluluk kaynağı oluyor yapmak, öğretmek, paylaşmak, birlikte yemek…

Read more… →

Boeuf Bourgignon; Fransız usulü güveç

Kış mevsiminin en güzel yemekleri saatlerce fırında pişen ve bütün evi hakimiyetine alan yemeklerdir benim için. Hem sıcaklık yayarlar, hem de nefis bir koku. Böylece dışarının ne kadar soğuk olduğunu, gökyüzünün gri olduğunu unutursunuz, içerideki sıcaklığın keyfini çıkarırsınız. Ve kokunun verdiği heyecanla yemeği beklersiniz.

Read more… →

Cafe Lontano için 2014 değerlendirmesi ve 2015 hedefleri

Meis Adası 17

Birçok blogta rastladığım ve hiç sevmediğim klasik bir giriş cümlesi vardır: uzun zamandır yazamadım…Evet ben de uzun zamandır yazamadım, daha doğrusu arada yazdım ama 2014’ün ikinci yarısında cafelontano’ya pek konsantre olamadım çünkü zor ve farklı bir süreç yaşıyorum yaklaşık 6 aydır ve önümde muhtemel bir 3 ay var. Sonrasında, çok güzel bir varlığa ulaşmak tüm motivasyonum. Tabi bu durum benim seyahatlerimi, hareketlerimi, yediklerimi etkilediğinden blogta paylaşım için yeni malzemeler üretme konusunda biraz eksik kaldım. Benim gibi üretme takıntısı olan yani bir şey üretmediği günü boşa geçmiş sayan bir insan için zor zamanlar oldu özellikle ilk aylar çünkü enerjimin belki de %5’i kalmıştı bana geriye. Şimdi %70’lik enerjim var ama yine de kısıtlı olduğu için idareli kullanmam gerekiyor.

Read more… →

Sicilya Mutfağından Bir Esinti “Caponata” ve Cafelontano Usulü Kemikli Kuzu Fileto

Ne pişireceğini planlamak bir çok insana zor gelse de çok keyifli bir şey aslında; yeni tarifler aramak veya kendi zevklerine göre bir yemek hayali kurup onu gerçeğe dönüştürmek. Tüm bunlar için zaman gerekir diyecek birçoğunuz okurken, tahmin ediyorum ve kesinlikle bahanelerin arkasına sığınan tembel insanlara çok kızıyorum. En yoğun insanlar her şeye vakit ayıran insanlardır, vaktim yok diyenler ise aslında pek bir şey yapmayanlar. Bazen trafikte ya da başka bir yerde 1-2 dakika bir başkası vaktini çaldığı için kavga çıkaran insanlar vardır mesela. Onların hayatını hep merak ederim. Yani hayatlarında vakit kaybına yol açacak her şeye mi böyle yaklaşırlar, yoksa sadece görünürde boşa giden vakte mi? Oysa hayatımızda farkında olmadan teslim olduğumuz vakit kaybına yol açan o kadar çok şey var ki; televizyon mu diyelim, diziler mi diyelim, AVM’lerde kaybolan zaman mı diyelim, trafikte geçirilen saatler mi diyelim veya sohbet edildiği zannedilen konuşmalar mı diyelim, facebook gibi sosyal mecralar mı diyelim? Sıralayacak madde o kadar çok ki, eminim herkesin aklına geliyordur kendi hayatındaki vakit kayıpları. Vaktim yok diyenler bunları bir düşünmeli bence ve belki de içlerinden birini hayatından çıkardığında, kendisine açılan yeni alana bir güzel uğraş, bir keyif koyabilir.

Read more… →

Fırında Kuzu İncik

Kuzu etinin çekiciliğinden ve Jamie Oliver’ın pratik tarifinden ilham alan ben, pazar günlerine özel uzun pişen yemekler serisine bir yenisini daha eklemiş oldum. Hazırlanışı sadece 15 dk sürüyor ve devamında kuzunun fırında geçirmesi gereken 1.5 saatlik sürede pazar keyfine devam edilebiliyor.

Read more… →