Birleşmiş Milletler’den Dünya Çevre Günü İçin Yeni Bir Söylem:Düşün,Ye,Koru!

fwclogo

5 Haziran, Birleşmiş Milletler tarafından 1972’den bu yana “Dünya Çevre Günü” olarak kutlanıyor. Bu yazıyı yazmaya çok önce karar vermiştim ama 31 Mayıs sonrası hayatımız başka söylemlere ve olaylara odaklandığı için bu zamana kaldı.

Bu söylemin ne olduğunu anlatmadan önce, ingilizce orjinaline yer vermek istiyorum çünkü maalesef bir çok haber kaynağında, dergide ve gazetede türkçeye farklı çevrildiğini gördüm. İngilizce söylem: Think.Eat. Save and reduce your foodprints. Türkçeye “Düşün, ye ve tasarruf et” olarak çevrilmiş bahsettiğim kaynaklar tarafından. BM’nin yayınladığı yazının tamamı okunmadığında “save” kelimesi tasarruf etmek olarak çevrilebilir ama aslında BM bu söylemi çevreyi korumak için oluşturmuş ve yayının sonunda şöyle diyor: “So think before you eat and help save our environment!” Yani “Yemeden önce düşün ve çevremizi korumaya yardım et.”

Yemek ile ilgilenen, araştıran ve yazan herkes kadar yemek pişirenlerin de bu söylemi anlaması ve desteklemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü yemek yapanların alışkanlıklarında yapacakları küçük değişikliklerle çevreyi korumak adına büyük ilerlemeler elde edebiliriz.

Yemek ve çevreyi korumayı birleştiren anahtar kelime burada “foodprint” yani yemek izleri. Yemek izleri, satın aldığımız gıda ürünlerinin bize ulaşana kadar geçirdiği evreleri ifade ediyor. Bunu sadece taşıma veya ulaşım olarak değil bütünüyle, gıda maddelerinin yetişmesi, oluşması için gereken su ve enerji olarak da düşünmemiz gerekiyor. Çok çarpıcı bir örnek ile karşılaştım; 1lt süt için yaklaşık 1.000 lt su harcandığı, bir hamburger için ise yaklaşık 16.000 lt su harcandığını belirtiyor BM. Yani bozulan 1 lt sütü çöpe attığınızda aynı zamanda 1.000 lt suyu da israf etmiş oluyorsunuz.

Dünyada üretilen yemeklerin üçte birinin yani yaklaşık 1.3 milyar ton yemeğin her yıl çöpe gittiğini biliyor muydunuz? Çöpe giden her yemeğin arkasında yine çöpe giden su, enerji, toprak, iş gücü ve sermaye olduğunu unutmayalım.

Boşa harcanan kaynakların önüne geçmek için öncelikle prensip olarak daha iyisini, daha azıyla yapmak gerekiyor. Tüketeceğimizden fazlasını satın almaktan her zaman kaçınmalı, satın aldıklarımızı ise çok iyi koruyarak çöpe gitmesine engel olmalıyız. Artık tüm dünyada yerli malı anlayışı, sadece bulunduğunuz ülkede üretilmesinden de ileri giderek, bulunduğunuz şehirde veya ilçede üretilmesine vardı. Ancak o zaman yemek izlerimizi fazlasıyla azaltmış oluruz ve özellikle de taşınma neticesinde oluşan karbon gazı salınımını düşürmüş oluruz.

Bugün 7 milyar olan dünya nüfusunun 2050’de 9 milyar olması bekleniyor ve gezegenimiz bizlere yeterli kaynak sağlamak için mücadele ediyor. Bugünümüz ve geleceğimiz için yemeden önce düşünelim ve yemek izlerimizi azaltarak çevremizi koruyalım!

EPP

 

 

Bu yazı daha önce 5084 kez okundu!

Print Friendly

Bir Cevap Yazın