Verona’da muhteşem İtalyan lezzetleri; Trattoria Al Pompiere

trottaria11

İtalyan mutfağının temel kavramları; “Sadelik” yani az sayıda malzeme ile yemeği oluşturmak, “Tazelik” yani her sebze ve meyvenin mevsiminde kullanılması veya mevsiminde kurutulanların kullanılması. Ve tabi yemek yaparken her bir malzemeye aşkla yaklaşmak, her bir malzemenin yemeğin bütünü içindeki payını dikkate almak, italyan yemeklerini bu derece lezzetli yapan unsurlar bence.

İtalyan mutfağı hakkında yazılı tarihte bulunan en eski yazı M.Ö. 4. yüz yılda yazılan bir şiirmiş. Aşkla yemek yapmak demek ki daha o zamandan başlamış ki yemeğe şiir yazmışlar. Şiirde verilen ana mesaj sadelikmiş ama yüzyıllar içinde İtalyan mutfağı da değişimlere uğramış. Bir dönem çok baharatlı yemeklerle ilgili kitaplar yayınlanmış, bir dönem yemekler ve mutfak kültürü daha burjuvai anlatılmış. Güney bölgesi daha çok Araplardan ve Yunanlardan etkilenmiş, kuzey bölgesi ise antik Romalıların ve Yahudilerin mutfağından etkilenmiş. Aynı yemek farklı bölgelerde, farklı methodlarla, farklı malzemelerle yapılır olmuş. Coğrafi olarak da bölgeler farklılık gösterdiği için, bölgelerin mutfakları da farklılık göstermiştir tabi.

trottaria12Bu bölgelerden Veneto, yani Venedik ve etrafındaki şehirleri yani Verona’yı barındıran bölge, coğrafi çeşitliliğine pararel olarak mutfak çeşitliliğine de sahip. Kıyı bölgelerde (Venedik) daha çok deniz ürünleri kullanılır. Ovalarda yani Verona civarında daha çok risotto, ızgara etler, polenta ve patates servis edilirmiş. Gnochhi de patates kullanımına bağlı olarak en çok tercih edilen yemeklerdenmiş. Dağlarda yani Vicenza bölgesinde, daha çok domuz ve mantar kullanılırmış.

Trattoria Al Pompiere

Bir gecede bu bölgeye ait bahsedilen tüm lezzetleri tatmak tabiki mümkün değil ama İtalyan mutfağını hissetmek için Verona’da gidilecek çok güzel bir adres Trottaria Al Pompiere. Bir sürü şeyin tadına bakmak istediğimde aslında İtalyanlar gibi yemek yiyebiliyor olmayı istiyorum hep. Çünkü İtalyan yemek sırası şu şekilde; ilk yemek olarak çorba, makarna veya risotto yeniyor, ardından ana yemek olarak et veya balık yeniyor, yanına ek yemek olarak salata veya patates alınıyor, ardından ilk tatlı olarak peynir tabağı ve meyveler, ardından asıl tatlı olarak tramisu, panna cotta gibi tatlılar yeniyor, yemek tadını mideye hapsetmek için sert bir espresso içiliyor ve son olarak da sindirime yardımcı olması için alkol oranı yüksek likör içiliyor. Her zaman olmasa da tadılacak bir çok şey varken bu şekilde yemek yiyebilecek bir kapasitem olmasını isterdim açıkcası çünkü bu kadar güzel yemeğin olduğu Trattoria Al Pompiere’de sadece ilk yemek ve peynir tabağı alabildim ki peynirleri bitiremediğim için hala aklımdan çıkmıyorlar.

trottaria3

Trattoria Al Pompiere, 1950’li yıllarda emekli bir itfaiyeci tarafından açılmış ama kendisi mekanına isim vermek istememiş. Müdavimler bir süre sonrayı burayı, itfaiyecinin yeri olarak adlandırmaya başlamışlar ve böylece İtalyanca ismi olan “al Pompiere” çıkmış ortaya. Trattoria ise italyan restaurant sınıflandırmalarından biri, daha çok yerel lezzetlerin yapıldığı, küçük ve orta bütçeli restoranları temsil ediyor.

VERONA2

Yıllar içinde mekan bir çok el değiştirmiş ve son olarak 200o yılında şef Marco Dandrea tarafından alınarak bugünkü haline getirilmiş. Yemeklerin yanı sıra geniş bir peynir ve kuru et satış bölümleri var. Tavanda asılı duran butlar aslında satılık yani!

Trattoria al Pompiere

Trattoria Al Pompiere’ye gitmeden önce, neden Verona’ya gitmeli diye soracak olursanız cevap çok açık. Çok turistik olmayan, küçük ve güzel bir italyan şehrinde, İtalyan misafirperveliğini yaşamak ve gerçek İtalyanları tanımak için ve tabi kuzey İtalya mutfağının lezzetlerini tatmak için gitmek gerek. Burası, sokakta herkesin güler yüzlü olduğu, kadınların ve erkeklerin çok bakımlı ve güzel olduğu, ingilizce bilmeyen insanların bile size bir şeyler anlatmak için sokakta durup el kol işaretleriyle size şehri tanıtmaya ve yardım etmeye çalıştığı küçük bir şehir. Her şeyiyle size kendini sevdirecek bir şehir.

Trattoria al Pompiere 22

Ve böyle bir şehirde, bir şefin elinden çıkmış güzel yemekler yemek için de Trattoria Al Pompiere’ye gitmeli. Fotoğraflarında da görüldüğü üzere, duvarları siyah beyaz portre fotoğraflarıyla kaplı, kareli küçük masaları, insanın içini ısıtan sarı ışığı ile çok güzel bir ortam. Menüsü ise oldukça zengin. Gitmeden önce mutlaka menüyü incelemeli ve hatta rezervasyon yaptırmalısınız. (e-mail ile rezervasyon yapılabiliyor). Menüye ve iletişim bilgilerine websitelerinden ulaşabilirsiniz.

Şef garson Andrea yemek seçiminden sorumlu ve bıkıp usanmadan her bir yemeğin özelliklerini, bölgesini, tadını, içindeki malzemeleri anlatıyor. Şarap seçimi için ona sadece nasıl şaraplardan hoşlandığınızı anlatmanız yeterli, o sizin için en doğru seçimi yapacaktır ama mutlaka Verona’ya özel veya Veneto bölgesinin şaraplarından seçin. Mutlaka peynir tadımı için de kendisinden sizin tercih ettiğiniz peynir tadına göre bir tabak hazırlamasını isteyin; taze veya dinlendirilmiş olarak seçebilir ve içlerinden de hafif, ağır, güçlü, kokulu, aromalı gibi seçenekler belirtebilirsiniz.

VERONA33

Bon Appetit

Bu yazı daha önce 4791 kez okundu!

Print Friendly

Bir Cevap Yazın