Category Archives: Dünyadan Lezzetler

Bir klasiğin gerçek hali; Petit Beurre Bisküvileri

Her şey etiket okumakla başladı! Satın almak üzere olduğum istisnasız her ürünün (yiyecek, ilaç, kozmetik…) etiketini çok iyi okuyorum ve değerlendiriyorum. Bunun sonucunda maalesef pek az şey satın alabiliyorum. Bu yeni bakış açımla bir gün mozaik pasta yapmak üzere petit beurre bisküvilerini sepete doldurmadan önce etikete baktım. Glukoz ve fruktoz şurubunu görünce üzüldüm. Çünkü çocukluğumdan bu yana en sevdiğim bisküvidir petit beurre, ve bana hep çocuksu bir sadeliği, güzelliği anımsatır. Ama maalesef artık endüstrileşmenin onu da kirletmiş olduğunu gördüm.

Read more… →

Klasik köfteye Cafelontano dokunuşu

cafe lontano köftesi 1

Bu blogta klasik tarifleri görmeye alışkın olmayanlar şaşırmasın çünkü bu bildiğimiz köfteye biraz italyan, biraz ingiliz dokunuşu yapan bir köfte tarifi. Aslında bunu yayınlamak gibi bir niyetim yoktu ama her tadan kişi (babam bile) tarifini sorunca ben de bu sırrımı artık daha fazla saklamayayım dedim. Ben kendi tarifimin tamamını vereceğim ama kendi köfte malzemelerinden ve tarifinden şaşmayıp sadece Cafelontano dokunuşunu yapmak isteyenlere temel farkı söyleyeyim; soğan ve sarımsağı çok çok küçük parçalar halinde zeytinyağında kavurup, yağıyla birlikte köfteye ilave ediyorum. Bunu italyan mutfağından öğrenmiştim ama italyan köftesi biraz daha farklı bizim köfteden. İkinci dokunuş ise klasik baharatlar veya kimyon koymak yerine az miktarda hardal koymak. Bunu da hamburger köftesi araştırmalarımda bulmuştum, İngilizler kullanıyordu. Hamburger köftesinde deneyip lezzeti yakalayınca neden klasik köftede de olmasın ki dedim. Bu iki farklı dokunuş sonrası çok yumuşak ve lezzetli köfteler elde edeceksiniz.

Read more… →

Cafelontano Pizzası: Evde İtalyan pizzası yapmak için gereken herşey

İsli Etli Pizza, Cafe Lontano

İlk Cafelontano pizza yazısının yayınlanmasının üzerinden 3.5 yıl geçmiş. Blogun ilk yazılarından biriydi. İtalyanca öğrenmeye başlamış, İtalyan mutfağının renklerinin içinde kaybolmuş, keşif peşinde koştuğum günlerdi. Artık hayatta bir şeyi çok iyi anladım: Bir şeye vakit ayırıp, üzerine, derinlerine giderseniz o işte başarılı olma olasılığınız çok ama çok yüksek. Tabi başarı olarak kendinize nasıl bir hedef koyarsınız size kalmış. Ben mutfak konusunda ilerlemeyi kendim için çok büyük başarı olarak nitelendiriyorum. Bu işten hiç bir şey kazanmıyorum profesyonel olarak ama kendim için bir mutluluk kaynağı oluyor yapmak, öğretmek, paylaşmak, birlikte yemek…

Read more… →

Boeuf Bourgignon; Fransız usulü güveç

Kış mevsiminin en güzel yemekleri saatlerce fırında pişen ve bütün evi hakimiyetine alan yemeklerdir benim için. Hem sıcaklık yayarlar, hem de nefis bir koku. Böylece dışarının ne kadar soğuk olduğunu, gökyüzünün gri olduğunu unutursunuz, içerideki sıcaklığın keyfini çıkarırsınız. Ve kokunun verdiği heyecanla yemeği beklersiniz.

Read more… →

Sicilya Mutfağından Bir Esinti “Caponata” ve Cafelontano Usulü Kemikli Kuzu Fileto

Ne pişireceğini planlamak bir çok insana zor gelse de çok keyifli bir şey aslında; yeni tarifler aramak veya kendi zevklerine göre bir yemek hayali kurup onu gerçeğe dönüştürmek. Tüm bunlar için zaman gerekir diyecek birçoğunuz okurken, tahmin ediyorum ve kesinlikle bahanelerin arkasına sığınan tembel insanlara çok kızıyorum. En yoğun insanlar her şeye vakit ayıran insanlardır, vaktim yok diyenler ise aslında pek bir şey yapmayanlar. Bazen trafikte ya da başka bir yerde 1-2 dakika bir başkası vaktini çaldığı için kavga çıkaran insanlar vardır mesela. Onların hayatını hep merak ederim. Yani hayatlarında vakit kaybına yol açacak her şeye mi böyle yaklaşırlar, yoksa sadece görünürde boşa giden vakte mi? Oysa hayatımızda farkında olmadan teslim olduğumuz vakit kaybına yol açan o kadar çok şey var ki; televizyon mu diyelim, diziler mi diyelim, AVM’lerde kaybolan zaman mı diyelim, trafikte geçirilen saatler mi diyelim veya sohbet edildiği zannedilen konuşmalar mı diyelim, facebook gibi sosyal mecralar mı diyelim? Sıralayacak madde o kadar çok ki, eminim herkesin aklına geliyordur kendi hayatındaki vakit kayıpları. Vaktim yok diyenler bunları bir düşünmeli bence ve belki de içlerinden birini hayatından çıkardığında, kendisine açılan yeni alana bir güzel uğraş, bir keyif koyabilir.

Read more… →

Ekşi Mayalı Fransız Bageti

Ekşi Mayalı Fransız Bageti3Fransız köy bageti benim için ekmeklerin kralı sayılır! Fransa’da okuduğum dönem kampüste bir yurtta kalıyordum ve orada maalesef güzel bir baget bulamıyordum. Ekmeğin bu kadar baş tacı edildiği ve muhteşem yapıldığı bir ülkede bundan mahrum kalmamak için ben de tramvaya atlayıp şehre ekmek almaya gidiyordum. Bu ekmeğin kabuğu sert ve pişkin olur. İçinde büyük delikler vardır ve oldukça yoğun bir ekmek tadı verir. Bu ekmek yapıldığında, ana yemek sofrada gölgede kalabilir. Bu nedenle bu ekmekten nefis bir sandviç yapıp, onu hak ettiği gibi baş köşeye çıkarmakta fayda vardır.

Read more… →

Lizbon’da Deniz Ürünleri ve Beef&Fish Dergisi İçin İlk Yazı

Görsel1

Sokakları deniz kokan bir şehirde, ışıldayan güneş ve masmavi gök kubbenin altında gezerken şehrin canlılığına ve ritmine kapılıp gidiyor insan. İstanbul gibi yedi tepeli bu şehrin dar yokuşlarını tırmandıkça seyre dalıyorsun şehri ve uçsuz bucaksız Atlantik Okyanusu’nu.

Read more… →