Category Archives: Tatlı Hayat Tarifleri

Buzzz Gibi Naneli Limonata!!!

Pazarda tezgahtan taşan limonları görüp, nanenin kokusunu da alınca aklıma geldi limonata yapmak. Ama kolay bir tarif paylaşmak istiyordum, bu yüzden araştırdım uzun süre. Çünkü sıcaktan bunalıp limonata içmek isterken bir de limonata yapımı sırasında bunalmayın istedim.

Malzemeler:

  • 5 limon
  • 10 kaşık şeker
  • 1 kase büyükçe doğranmış nane
  • 1-1.5 lt soğuk su

Yapılışı:

  1. Limonların kabuklarını rendeleyin.
  2. Naneleri büyükçe parçalar halinde doğrayın.
  3. Limon suyunu sıkın.
  4. Derin ve kapalı bir kap içinde şeker-limon kabuğu-limon suyu-nane karışımını hazırlayın ve kapağını kapatarak buzdolabında 4-5 saat bekletin. (Limonatamızı fermante ediyoruz)
  5. Son olarak çok ince süzgeçten geçirip suyunu ilave edin ve karıştırın.

İçerken içine buz ne nane eklemeyi unutmayın.

EPP

Bol Çikolatalı Amerikan Kurabiyesi ya da kısaca Cookie…

Çikolatalı Cookie

Bol çikolata+ kocaman fındık parçaları+ kuru üzüm+kurabiye hamuru = Enerji deposu nefis bir kurabiye!!! Çok kısa sürede hazırlanıyor olması ise en büyük avantajı bu tarifin. Mutfağa girmeniz ile fırından dayanılmaz bir kokunun gelmesi arasında sadece yarım saat geçiyor. Aslında bu tarife kurabiye demek pek doğru olmuyor, yani cookie kelimesi bence tam olarak bizdeki kurabiye kelimesiyle özdeşleşmiyor. Biraz da Türk mutfağındaki kurabiye konseptinin farklı olması bu ikisinin aynı olmadığını gösteriyor. Türk mutfağında kurabiye her zaman çıtırdır, ısırdıkça dağılır ama cookie, yani amerikan kültüründen transfer olan kurabiye ise yumuşaktır. Dışı çıtır olsa da, içi yumuşaktır, daha yoğun ve daha yağlıdır. Cookie tarifi ile kurabiye tarifini ayıran en önemli içerik kabartma tozu; cookielerde genelde 1 tatlı kaşığı kadar kabartma tozu olur, bu da kurabiyenin yumuşamasını sağlar. Aynı zamanda yine sadece amerikan cookielerine özel olarak, hamur kıvamı farklıdır. Elde şekil vermek zordur, genel olarak kaşıkla şekil verilir, pişerken yayılarak büyür ve bizim alışkın olmadığımız bu şekli alır.

Read more… →

Frambuazlı Cheesecake Zamanı….

Kırmızı meyvelerin tam zamanı; çilek, frambuaz, böğürtlen, kara dut ve halen bulamadığım yaban mersini… Yazın en güzel meyvelerini tatlılarda kullanmak gerek, özellikle de taze oldukları dönemlerde. Yaban mersinini daha yeni tattım aslında ve tek kelimeyle; “bayıldım”. Bir kaç hafta önce Paris’te yedim, adını bile bilmiyordum. Fransız patronuma sordum adını ama o da bir çeşit üzüm dedi sadece. Araştırdım biraz ve sonuç; myrtilles fransızcası, blueberry ingilizcesi ve yaban mersini türkçesi. Ben ne olduğunu merak ederken meğer annem çoktan bahçesine dikmiş ve büyütmeye başlamış bile. (Evren işte, torpilini yapıyor.) Annemin ağacı çok küçük, sadece 2 salkım var ve daha olmamış. Onlar olana kadar bulmak için araştırmaya devam…

Bir önceki yazımda ilk satışımı yaptığımdan bahsetmiştim. Satışlar artarak devam ediyor. Bu tarif de bir siparişe özel olarak hazırlandı. Ekşi ve tatlının mükemmel birlikteliği olmuş denebilir kendisi için.

Malzemeler

  • 900 gr taze krema peyniri
  • 300 gr frambuaz (veya istediğiniz başka bir ekşi meyve)
  • 200 gr toz şeker
  • 5 yumurta
  • 1 çorba kaşığı mısır nişastası
  • 1 kahve kaşığı vanilya aroması

Tabanı için:

  • 300 gr sade bisküvi (başak/burçak)
  • 80 gr tereyağı

Ölçüler ve malzemeler hakkında tavsiyeler için tıklayınız.

Yapılışı:

  1. Bisküviyi rondoda toz haline gelinceye kadar çekin
  2. Yumuşamış tereyağını ekleyerek hamur haline gelene kadar yoğurun
  3. Büyük bir kalıpta pişirecekseniz tabanına yağlı kağıt serip hamuru döşeyin ve iyice bastırın.
  4. Yukardakiler gibi tek porsiyonluk yapmak için muffin kabı kullanabilirsiniz.
  5. Onların sadece içine koyup, kaşıkla biraz bastırmanız yeterli.
  6. Tabanı 180 C de 8-10 dk pişirin ve soğumaya bırakın.
  7. İç harç için önce peyniri çırpın.
  8. Krema haline gelince içine yumurtaları teker teker ekleyerek çırpmaya devam edin.
  9. Her bir yumurtadan sonra çırpıp, sonra diğerini eklemeniz gerekiyor.
  10. Vanilya aroması, mısır nişastasını ve şekeri de ekleyip pürüzsüz bir karışım elde edene kadar çırpın.
  11. Meyveleri küçük parçalar halinde doğrayın ama çok hassas meyveler oldukları için parçalanmalarını engelleyin. Yani siz de hassas olun.
  12. Meyveleri ekledikten sonra tahta kaşık ile hafifçe karıştırıp tabanın üzerine ekleyin.
  13. 180 C önceden ısıtılmış fırında büyük kalıpta 45-50 dk, küçük porsiyonlar halinde ise 20 dk pişirin.
  14. Cheesecake pişme belirtisi kalıbı hafifçe salladığınızda kenarlarının sabit durması ve orta kısmının hafifçe sallanmasıdır. Bu testi uygulamadan fırından almayın.
  15. Üzerine pratik yine meyvelerden sos yapabilirsiniz ya da dondurma ile servis edebilirsiniz.

Diğer cheesecakeler için bakınız:

http://cafelontano.com/2012/06/fistik-ezmeli-vanilya-kokulu-cikolata-kaplamali-cheesecake/

http://cafelontano.com/2011/10/cheesecake-brownie/

Bon appetit

 

Çok çikolatalı ve cevizli kek

1 gün sonra Paris’e gidecek olmanın heyecanı ve telaşı, bir yandan da 23 nisan tatilinin keyfi ve mutluluğu var bende. Bu durumda mutfağa girmemek olmazdı tabi. Bir de çikolatanın dayanılmaz çekiciliği karşısında seçimim çok çikolatalı ve cevizli bir kek oldu. Tarifin orjinali Paris’ten almış olduğum Marabout mutfak kitapları serisinin “Chocolat” adlı kitabından. Orjinalinde fındık var ama ben bu sefer ceviz ile yaptım, fındık ile yaptığımda da çok güzel olmuştu.

Read more… →

İtalyan işi; Domatesli fesleğenli çörek

Fesleğeni, domatesi, sarımsağı ve parmesanı ile tam bir italyan klasiği! Baharın gelmesi ile domates yavaş yavaş gerçek tadına kavuşmaya başladı. Fesleğen ise yine yaz otu olduğu için sera üretiminden tarla üretimi tadına geçmeye başladı. Bu sıralar, sanırım baharın etkisiyle, bahçe hayallerim hiç aklımdan çıkmaz oldu. Otlarımı, domatesimi, minik biberlerimi, taze soğanımı, rokamı  yetiştirebildiğim küçük bir bahçem olmasını çok istiyorum. Aslında sadece otlarımı yetiştirebileceğim bir balkon bile beni mutlu ederdi aslında ama o da yok maalesef. Bir ara mutfak masası üzerinde, saksılarda yetiştirmeyi denedim ama yaşamadılar. Demek ki istemeye ve elde etmek için çalışmaya devam etmeliyim.

Bu çörek farklı tatlar arayanlar için; yemek öncesi aperatif olarak ikram edilebilecek, ya da çay yanında akşam üstü atıştırması olabilecek bir lezzet. Ne kurabiye gibi çıtır, ne de çörek kadar yumuşak, ikisinin ortası. Aslında bu saydığım klasik italyan malzemelerini ne ile karıştırsanız lezzetli olacağı kesin bence.

Malzemeler

  • 100 gr doğranmış ve suyu süzülmüş domates
  • 4-5 dal fesleğen
  • 1 yumurta
  • 100 gr tereyağı
  • 100 gr rendelenmiş parmesan
  • 200 gr un
  • ½ tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 3 tatlı kaşığı pesto sos (hazır alabilir ya da kendiniz yapabilirsiniz)

Pesto sos için malzemeler:

  • 10 dal fesleğen
  • 2 diş sarımsak
  • 20 gr dolmalık fıstık
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Bir tutam tuz

Parmesan ve yumuşamış tereyağını tahta bir kaşıkla ezerek karıştırın. Önceden hafifçe çırptığınız yumurtayı ekleyin ve karıştırın. Kabartma tozu ve unu ekleyerek yoğurun. Pesto sosu ekleyin ve tekrar yoğurun. Domates ve doğranmış fesleğeni eklediğinizde sadece malzemelerin karışmasını sağlayın, fazla yoğurmayın ki domatesin suyu hamuru iyice sulandırmasın.

Fırını 180 C’ye ayarlayın. Fırın tepsinizin altına yağlı kağıt serdikten sonra, hamurdan yuvarlaklar kopararak elinizde şekil vermeye çalışın. Çalışın diyorum çünkü hamur giderek sulanıyor. Normal bir hamur gibi düzgün şekiller verme şansınız yok. İyice sulandığında hamuru kaşıkla alıp tepsiye koyun ve tepsi üzerindeyken kaşıkla yayarak kurabiye şekli vermeye çalışın. Üzeri kızarana kadar 20-25 dk pişirin.

Pesto sosu yapmak isteyenler için:

Fesleğeni, fıstığı, zeytinyağı, tuz ve sarımsağı bir mutfak robotunda birlikte sos kıvamına gelene kadar karıştırın.

Diğer italyan lezzetler için tıklayın:

Tatlı kurabiyeler için tıklayın:

 

Türkçe ismi pek hoş olmayan kek: Mudcake

Türkçe ismi pek hoş olmasa da aslında kekin kıvamını anlatmak için çok uygun. Mudcake yani çamur kek! Çamur kelimesi aslında kekin kıvamını çok iyi anlatıyor ama bence pek sempatik değil. Bu kıvam için başka bir kelime olmalı, biraz düşünmeliyim sanırım bu konuda.

Çok uzaklardan, Amerika birleşik devletlerinin Missisipi eyaletinden dünyanın her yerine yayılmış bir tatlı mudcake. Asıl adı mud pie, orjinal sunumunda üzerine çikolata sosu dökülüyor ve yanına kocaman bir top dondurma ekleniyor. Kimileri bu servis şeklinden dolayı Missipi nehrinden esinlenildiğini söylüyor. Kimileri 2. dünya savaşı sonrasında, şartların çok da iyi olmadığı dönemlerde, yapılışının basit olması ve çok doyurucu olması nedeniyle ev kadınlarının bu tarifi ürettiğini söylüyor.

Read more… →

Bir sabah keyfi: Paskalya çöreği ve kahve…

Önceleri, Paskalya bayramı sırasında Türkiye’de yaşayan Rumların yaparak müslümanlara ikram etmesiyle hayatımıza girmiş olan Paskalya çöreği, artık nerdeyse her pastanenin, her fırının günlük menüsünde yer alıyor. Bir hristiyan geleğeni aslında ama Türkiye’de yaşayan Rumların yaptığı haliyle fazlasıyla Türk bir çörek aslında. Dünyadaki diğer Paskalya çöreklerinin tariflerini de araştırdım ama hiç birinde bizdeki mahlepin verdiği tadı ve kıvamı veren bir malzeme göremedim. Genelde paskalya ekmeği adı altında daha az tatlı çörekler var. Tabi Paskalya çöreğinin yapılması paskalyanın, yeniden diriliş bayramı olması ve yumurtanın ise çok eski zamanlardan bu yana doğumu temsil etmesiyle ilgili. Ve tabi doğanın da yeniden canlanması ve dirilmesi ilk baharda olduğu için paskalya bayramı da nisan ayında kutlanır.

Benim için ise paskalya çöreği, güzel bir kahve eşliğinde sabahın erken saatlerinde yenildiğinde günün geri kalanı için mutluluk üretir. Genel olarak klasik kahvaltı yapmaya çalışsam da en sevdiğim kahvaltı kahve ile birlikte yenen ne tatlı ne de tuzlu bir çörekle veya cevizli tarçınlı kurabiyemle yapılan kahvaltıdır.

Malzemeler (4 büyük çörek)

200 ml ılık süt
200 ml sıvı yağ
100 ml ılık su
170 gr şeker
4 yumurta (2 yumurtanın sarısını üzerine sürmek için ayırın)
4 tatlı kaşığı mahlep (baharatçılarda veya büyük marketlerde baharat reyonunda bulabilirsiniz)
10 gr kuru maya (Dr. Otker intant maya ise 1 paket, büyük paket ise 2 yemek kaşığı)
700 gr un

Bardak ile ölçmek için buraya bakabilirsiniz: Ölçüler

Süt ve mayayı karıştırın
Yumurtaları ve şekeri ilave edip tel çırpıcı ile karıştırın.Sıvı yağı ekleyin. Mahlebi de karıştırdıktan sonra su ve unu ekleyebilirsiniz.Unun tamamını ilk seferde eklemeyin çünkü yumurtanın büyüklüğü, ortamın sıcaklığı gibi değişkenler bile unun ölçüsünü etkileyebilir. Bu nedenle son 50 gramı eklemeden iyice yoğurun. Hatta 700+50 bile koymanız gerekebilir hamurun durumuna göre.

Hamurun kıvamı çok yumuşak olmalı ama asla elinize yapışmamalı.
Hamuru 30-60 dk tercihinize ve hamurun kabarma durumuna göre sıcak bir yerde bekletin.
5 parçaya ayırdığınız hamurun her birini tekrar yoğurup 3 parçaya ayırın.
İnce uzun silindirler halinde yuvarlayın.
Yuvarlarken uç kısımlarının daha ince olmasına dikkat edin, böylece şekil verdiğinizde paskalya çöreğinizin ortası daha geniş uçları dar görünecektir.
Yuvarladığınız hamurlardan saç örgüsü yapın.
Tamamladıktan sonra yine 30 dk kadar bekletin.
Fırına vermeden önce üzerine hertarafını kaplayacak şekilde yumurta sarısı sürün.
Üzerine dövülmüş ceviz veya file badem serpebilirsiniz.
Önceden ısıtılmış fırında, 180 C’de üzeri kızarana kadar pişirin.
ÜZerinin erken kızarması ve içinin pişmeme olasığı olabilir fırınınızın durumuna göre, bu durumda keklerde uyguladığımız kürdan testini yapın. Kürdan hızlıca ve kuru olarak çıktığında içinin tamamen piştiğinden emin olabilirsiniz.

Bol çikolatalı ve süslü kurabiye…

Bu sıralar kurabiyeler fazlasıyla ilgi alanıma giriyor. Ben de hoşuma giden tüm tarifleri denemeye çalışıyorum. Bu kurabiye de yine Starbucksın ödüllendirdiği kurabiyem gibi yumuşak. Bu kurabiyenin en güzel yanı ise süslemek sanırım, hayal gücünüze ve elinizdeki malzemelere bağlı olarak çok güzel şeyler çıkabilir.

Read more… →

Çikolata ve Fıstığın Aşkı…

Pasta yapmaya başladıktan bir süre sonraya denk gelir şuan gerçek pasta diye nitelendirebileceğim bu pastayı keşfim. Aradığım hep aynı kelimenin şekillendirdiği dünya aslında; farklı olanı yapmak ve paylaşmak. Ve hep bize sunulanların ötesine geçip farklı şeyler aramak arayışım. Bu pastayı yapıp ikram ettiğim ilk zamanları hatırlıyorum; sene 2008 filandı ve herkesi şaşırtırdı. O zamandan bu zamana pasta yolculuğum hep bu farklı kelimesi ile gelişti, değişti ve bir çok insanın da mutfağını değiştirdi. Ne mutlu bana ki bu ve bunun gibi lezzetleri paylaşabiliyor ve hiç tanımadığım insanların hayatına bile lezzet katabiliyorum. Benim pastacılığa olan aşkım da işte çikolata ve fıstığın aşkı gibi bir nevi; dışardan bakınca sade, tadına bakınca heyecan verici…

Kek için Malzemeler: (2 adet 24-25 cm çapında kek)

  • 6 adet yumurta
  • 300 gr toz şeker
  • 1 çorba kaşığı vanilya özütü
  • 170 gr un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 25 gr toz kakao
  • 200 gr sütlü + 200 gr bitter çikolata
  • 100 gr sulu yoğurt (hafif çırpılmış)
  • 150 gr fındık yağı (sıvı yağ)
  • 23-24 cm çapında kelepçeli kalıp

Yapımı:

Çikolatayı ben marie usulü veya mikrodalga fırında eritin ve oda sıcaklığına gelene kadar bekletin.

Bu sırada yumurta, şeker ve vanilya özütünü krema haline gelene kadar çırpın.

Karışıma sırasıyla eritilmiş çikolatayı, yağ ve yoğurdu ekleyerek iyice çırpın.

Kabartma tozu, un ve kakaoyu ekleyerek karıştırmaya devam edin.

Bu malzemelerle 2 kalıp kek oluyor. Ve mutlaka 2 ayrı kalıpta pişmesi gerekiyor.

Tek kalıbınız varsa önce yarısını, sonra diğer yarısını pişirin. Ama ilk pişen kek oda sıcaklığına gelmeden kalıptan çıkarmayın.

Kekin tamamını tek seferde pişirmek şeklinin bozulmasına ve keserken dalgalanmalara neden olacaktır. Bu nedenle ayrı ayrı pişirmek çok önemli.

Bir de önemli olan hamuru eşit olarak ikiye bölmek. Mutlaka tartarak hamuru kalıplara koyun. Eğer tek kalıp kullanacaksanız hamuru yapacağınız kabı önceden boş olarak tartın ve ağırlığını not edin. Ardından hamur tamamlandığında tekrar tartıp hamurun ağırlığını bulun ve yarısını ilk pişecek kalıba aktarın.

180 °C’de önceden ısıtılmış fırında fansız ayarda 25-30 dk pişirin. 25. Dakikadan itibaren kürdan testi yapmakta fayda var. Kürdan kuru çıktığında pişmiş demektir. Fazla pişirmek keki kurutur, az pişirmek tat olarak daha yoğun yapar ama pastayı oluştururken dengeyi bozabilir.

Kekler oda sıcaklığına geldiğinde dolapta beklemesi gerekir, en az 2 saat bekletilmeli.

En ideali aslında kekin bir gece buzdolabında kalması diyebiliriz.

Kullanmadan önce mutlaka buzdolabında olsun, çıkarıp direk kesmek gerek.

Pasta yapımına başlamadan her ikisini de kesip hangi katları nerede kullanacağınıza karar vermeniz iyi olacaktır.

Her bir kekten iki kat çıkacak ve üst kısmı boşa çıkacak. Yani alttan bir kat kesince sonra tekrar onu alt gibi düşünüp bir kat daha kesmek gerek. Böylece üst katta ince bir tabaka dışarda kalmış olacak.

Bu kat yani tabanın bir üstü olanlardan biri pastanın en alt katı, diğeri de en üst katı olmalı.

Artanları da pastanın yemeye hazır olması uzun süreceğinden bekleme süresinde yiyerek değerlendirebilirsiniz.

Çikolatalı mus için malzemeler:

  • 600 ml krema
  • 300 gr bitter çikolata
  • 20 gr yumuşamış tereyağ

Musu hazırlamak için çikolatayı ben-marie usulü veya mikrodalga fırında eritin.

Köpürene kadar çırptığınız kremaya erittiğiniz çikolatayı ekleyin ve yine köpürene kadar çırpın.

Dolapta en az 6 saat beklettikten sonra kullanabilirsiniz.

Çikolatalı ganaj için malzemeler (dış kaplama):

  • 200 ml krema
  • 140 gr bitter çikolata
  • 1 yemek kaşığı bal

Kremayı ve balı hafif ısıda karıştırarak ısıtın ve önceden küçük parçalara ayırdığınız çikolatanın üzerine ilave edin. Çırpma teliyle karışım soğumadan iyice çırpın. Kullanmadan önce en az 1 saat buzdolabında bırakın.

 

Pastanın yapımı

Tüm karışımlar hazır olduğunda keklerin her birinden 2 kat elde edecek şekilde pasta kesme teli ile kesin. Ve alttan başlayarak 2 aynı kalınlıkta kat elde edip üst kısmını dışarıda bırakın. Çünkü kekin üst kısmının kesilen kat kadar düzgün olmasını bekleyemeyiz.

Pasta sıvama için direk tezgah üzerinde çalışmak gerekir ama sonrasında pastayı tabağa almak için büyük bir pasta spatulasına ihtiyaç var. Eğer pastayı ordan kaldırmak için gerekli malzemeniz yoksa direk tabakta yaparak sonradan etrafını silebilirsiniz.

İlk kat iki taban katından biri olmalı, sonrasından o tabana ait üst kat, sonrasında sırasıyla diğer kalıptaki kekin üst katı ve son olarak diğer taban katı. Taban katının alt yüzü iç yüzlere göre daha pürüzsüzdür ve kaplamaya daha uygundur.

Musu 3 ayrı kaseye ölçerek eşit miktarda dağıtın. Böylece her katta aynı miktarda krema olacak ve kesildiğinde her katın kalınlığı aynı görünecek. Tabanın üzerine mus koyarak yayın ve üzerine fıstıkları ekleyin.  2. ve 3. Kat için de aynı şekilde musu yayıp üzerine fıstığı serpin. Fıstığı hafifçe bastırarak musun içine yedirin, katlar arasında dengesizlik olmasın.

Dış kaplama için ganajın sürülebilir kıvama gelmiş olmasını bekleyin. Sıvamaya başlamadan önce kenarlarda orta katlarda kullanılan kremalardan çıkan parçaları alın. Ayrıca kenardan bakıldığında katlar arasında boşluklar var ise onları da kalan mus ile doldurun. Aksi takdirde ganajı sürdüğünüzde katlar arasında kalacaktır. Pastanın en üst katına 3-4 kaşık ganaj koyun. Yavaş ve aynı düzlemde devam eden hareketlerle sıvamayı yapın. En üst kattaki fazla kremayı büyük spatula ile yanlara taşırın. Üst katın sıvamasını tamamladıktan sonra kenarlarda spatulayı dik tutarak kenara boydan hakim olarak sıvamaya devam edin. Yer yer spatulanın ucu ile küçük dokunuşlar ve eklemeler yapabilirsiniz.

Oh la la! Mousse au chocolat! Çikolatalı mus!

 Çikolataya asla hayır diyemeyenlerin tatlısı çikolatalı mus….

Fransa’nın çok eski ve geleneksel tatlısı mousse au chocolat (okunuşu: musoşokola). Tarihini araştırmaya çalıştım ama her kaynak farklı tarihler veriyor. Bir kaynakta Fransa’da çikolata pişirmenin 17.yy’da başladığı ve 18.yy’da mousse au chocolatın keşfedildiği yazıyor.

Bir diğer kaynak mousse kıvamının yani köpüksü kıvamın 1800′lerde balık ve sebze yemeklerinde kullanılmaya başlandığını ardından 1900′lerin hemen başında Toulouse Lautrec adında bir fransızın bu kıvamı çikolataya uyguladığını ve çikolatalı musun bu şekilde ortaya çıktığını söylüyor.

Başka bir kaynak 1800′lerde NewYork’ta beyaz çikolata ile yapılan musun keşfedildiğini ve büyük ilgi gördüğünü yazıyor.

İlk keşfeden kim olursa olsun Fransa’ya mal olmuş bir tatlı!

 Malzemeler:

250 gr bitter çikolata
5 yumurta
2 çorba kaşığı su
3-4 çorba kaşığı pudraşeker
30 gr tereyağı
1 tutam tuz

Yapılışı:

Tereyağını küp şeklinde doğrayın. Çikolatayı rendeleyin. Bir kâseye alıp 2 çorba kaşığı su ve terayağını ilave edin. Benmari usulü eritip ılınmaya bırakın. Veya mikrodalga fırında önce çikolatayı eritip sonra içine tereyağını ilave edin ve 15 sn daha ısıtın.

Yumurta sarılarını aklarından ayırın. Sarıları eritilmiş çikolataya teker teker ilave edin ve her seferinde eklediğiniz yumurta iyice karışana kadar çırpın. Pudraşekerini ekleyip pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar karıştırmaya devam edin.

Yumurta aklarını ayrı bir kâsede 1 tutam tuzla kar haline gelinceye kadar çırpın.

Yumurta aklarını çikolatalı karışıma ekleyip tahta kaşıkla hep aynı yöne doğru yavaş hareketlerle karıştırın.Fazla karıştırmamaya dikkat edin çünkü köpüksü kıvam kaybolabilir.

Hazırladığınız musu cam kuplara paylaştırın.Buzdolabında en az 3 saat bekletip servis yapın. Yapımından sonra en fazla 48 saat içinde tüketin. İçinde çiğ yumurta bulunduğu için 48 saatten sonrası riskli olabilir.

Ben süsleme için beyaz çikolata kalıbımdan sebze soyucağı ile gördüğünüz parçaları elde ettim. Çikolatanız küçükse rendeleyerek kullanabilir ya da fıstık gibi farklı malzemelerle de süsleyebilirsiniz.

Ölçüler ve pratik bilgiler için bakınız:

http://cafelontano.com/olculer/